17 Şubat 2010 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
"Ünye 'Saklıkent' olsun, endişe etmeyelim..."
musakiroglu@mynet.com

Bu ara 1. sayısı yayınlanan Canik Dergisi'nde ilginç bir konu manşete taşınmış. “Ünye Saklıkent mi oluyor?” başlığı ile yapılan yazıda Ünye çevreyolunun tarihi anlatılmışâ€¦ Yolun özellikleri belirtilmişâ€¦ Güzergah üzerindeki tüneller ve viyadükler hakkında bilgi verilmiş. Ayrıca, yolun Ünye için zararlı olduğunu söyleyenlerle, yararlı olduğunu söyleyenlerin görüşlerine yer verilmiş.

 

Yazıda iki görüş var. Bunlar, çevre yolunun Ünye için zararlı olduğunu söyleyenler, diğeri ise yararlı olduğunu söyleyenlerin görüşleri

 

 

Yolun Ünye için zararlı olduğunu söyleyenler; bu yolun Ünye'yi göz ardı edeceğini, Karadeniz Bölgesi'nde seyreden araçların çevre yoluna girdikleri takdirde Ünye'yi pas geçeceklerini belirtiyorlar.

 

 

Bu şekilde düşünenlerin endişesi, zaman içinde Ünye'nin, o dillere destan sahil güzelliğinin unutulacağı… Ünye merkezinin geçen araçlardan faydalanamayacağı, alışveriş edemeyeceği şeklinde sıralanıyor.

 

 

Bu şekilde düşünenlere göre, Ünye göz ardı kalıyor, sanki bir ‘Saklıkent'e dönüşüyor.

 

 

Diğer taraftan yapılan çevre yolunun Ünye için yararlı olduğunu belirtenler ise; bu yolla birlikte Ünye'nin trafik sıkışıklığından kurtulacağını… Daha rahat ve huzurlu yaşanan bir şehir olacağını belirtiyorlar.

 

 

Bunlara göre, böylelikle yaşam kalitesi yükselen Ünye'nin önemli bir cazibe merkezi olacağı, Ünye'nin gelişmiş bir turizm şehri haline geleceği düşünülüyor.

 

 

Tam da bu zamanda Canik Dergisi'nde böyle bir konunun işlenmesi… Çevre yolu ile birlikte Ünye'de kayıp ve kazancın ne olacağının tartışmaya açılmasının yerinde olduğunu görüyorum.

 

 

Canik Dergisi'ni henüz alamamış, ancak internet sitesinden okumuş yurt dışında yaşayan iki okuru beni aradı telefonla. Bu konu hakkındaki görüşlerini ifade ettiler.

 

 

Almanya'dan arayan Canik Dergisi okuru Mehmet Aslan'ın benim de şahsen doğru bulduğum şu sözleri dikkat çekiciydi:

 

 

Bakın ne diyor çevre yolu hakkında Mehmet Aslan: “Bu çevre yolu ile birlikte Ünye ‘saklıkent' olacaksa kimse üzülmemeli, tersine sevinmelidir. Keşki Ünye ‘saklıkent' olsa, bir şeylerini saklayabilse. Böylece bunları geleceğe bırakabilse… Ünye'nin sahil yapısı bozulmadan yolun arka taraftan çevre yolu olarak geçmesi bir şans doğrusu. Böylelikle sahilimiz kurtulmuş, geleceğe saklanmış olacak. Bu da Ünye'ye yeter de artar.”

 

 

Mehmet Aslan en büyük temennisinin, bu zamana kadar birçok şeyine kıyan, yıkıp yok eden Ünyelilerin, sahilini mutlak surette koruyup, geleceğe saklaması.

 

 

Aslan diyor ki; “Ünye birçok şeyini kaybetti, doğru. Ama sahiline sahip çıksın, korusun kaybettiği şeylerin hepsini af ettirir.”

 

 

Telefon açan diğer arkadaşım da Mehmet Aslan'a çok yakın şeyler söyledi.

 

 

Ben de şahsen Canik Dergisi'nin okurlarının dediklerine aynen katılıyorum.

 

 

Ünye, çevre yolunun hizmete girmesiyle birlikte evet, göz ardı kalan bir ‘saklıkent' olacak. Karadeniz transit yolunda seyredenlerin göremeyeceği bir merkez haline gelecek.

 

 

Bunlar doğru.

 

 

Ama ‘saklıkent' haline gelen Ünye'nin dinlenmek, huzur içinde nefes alıp vermek isteyenler için kaçıp ‘saklanılan' bir yer olacağını da göz ardı etmemek gerekli.

 

 

Ünye ‘saklıkent' olsun endişe etmeyelim.

 

 

Çünkü “Saklıkent Ünye”, Karadeniz turizminde ‘saklı bir değer' olarak cazibesi yüksek bir merkez haline gelecektir.

 

 

Bütün işaretler bu yönde…



Bu Haber 1846 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : Sahil Ekosistem Dengesi Tarih : 17 Şubat 2010 / Pazar Üye Adı :M. Ufuk MİSTEPE
Çevre Yolu'nun Ünye'nin sahil şeridinden değil de derinliklerinden geçirilmesi isabet kaydeden bir yatırımdır. Sahil ekosistemindeki dengeyi bozan en önemli unsur Çevre Yolu'nun sahilden geçirilmesiydi. Sahili allak bullak edilen il ve ilçelerdeki endemik bitkiler ve sayısız mikroorganizmalar yanında deniz kuşları ve canlılarının yaşam alanları da ortadan kaldırılmıştır. Bu akıllı karara en çok sevinenler golibisalarımız ve martılarımız olacak. Yabanî orkide ve açelyalarımız, menekşelerimiz, kaya yengeçlerimiz, atkuyrukları, melevcenler ve gökgöcemenler böylece derin bir nefes aldılar... Az da olsa yerinde hareketleri yapılıyor görmek bizleri hassaten memnun ediyor...
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI