5 Mart 2010 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Özürlü hastam var diye üzülenler, artık seviniyor!
musakiroglu@mynet.com

Evinde yatalak hastası, ya da özürlüsü bulunanlar için hep duaların en büyüğünü eder… Her zaman Cenab-ı Allah'ın en çok onlara yardımcı olmasını isterim.

 

Hadi zengin, parası pulu olanlar bakıcı/yardımcı tutar baktırır da…

 

Ya fakir olanlar… Hem fakirlik, hem hastalık, ikisi bir arada… Allah korusun, en zor şeydir hayatta.

 

Peki, bu fakirler ne yaparlar? Hem fakirlikten, hem de hastasından kaynaklanan sıkıntının altından nasıl kalkarlar?

 

Kalkamazlar, bilakis her geçen gün daha da fazla sıkıntıya gark olurlar.

 

Böylelikle hastaları daha da hasta olur, ayrıca kendileri de hastalanır, dert sahibi olur çıkarlar.

 

Yaşanan hayat, hayat değil de baştan sona zehir olur böyleleri için.

 

Bu hükümetin en beğendiğim uygulaması, böyle evinde özürlüsü, yatalak hastası olanlar için verdiği bakım/bakıcı parasıdır.

 

Hükümet aylık 500 TL civarında bakıcı parası veriyor. Hem bakan kişi, hem de bakılan hasta böylelikle dünyada bir avuç gün görüyor, bir parça da olsa yaşadığının farkına varıyor.

 

Böyle bir aileyi tanıyorum. Fakir, işsiz bir aile… Evine sabit giren bir gelirleri yok, çocuklar okulda…

 

Evin büyüğü özürlü hasta… Yatalak, her an bakıma ihtiyacı var. Bir kişinin sürekli yanında durması, göz kulak olması gerekiyor.

 

İki sene önceydi, o aileye hükümetin böyle bir uygulaması olduğunu söyledim.

 

Tabi ne yapılacak, nasıl yapılacak onları sordular bana. Bilemediğim için Sosyal Hizmetler Müdürlüğü'ne sordum öğrendim. Aileye yardımcı oldum, gerekli bütün hazırlıkları yaptık, evrakları hazırladık. Başvurularını yaptılar. Sonuçta aileden birisi adına bakıcı aylığı bağlandı.

 

Bir ay kadar oldu, o aileden birini gördüm yolda. Hastanın nasıl olduğunu sordum.

 

Aynen şöyle dedi:

 

“Allah başımızdan eksik etmesin, ömrünü uzun etsin. Onun sayesinde karnımız doyuyor. Ölse ne yaparız? Aylığımız kesilirse ne yer, ne içeriz? Yine eskisi gibi, konu/komşunun eline bakar, gelirse sofraya kor yer, gelmezse aç yatarız. Allah'ım benim ömrümü de ona versin, başımızdan eksik etmesin.”

 

Bakın bu şahısa, ben iki sene önce yine hastasını sormuştum. O zaman bana ne demişti biliyor musunuz?

 

“Nasıl olsun, Allah'ım tez zamanda emanetini alsa da, bizi de kurtarsa onu da. Çektiğimiz işkence. Buna daha ne kadar dayanabilirim ki…”

 

Nerden nereye…

 

Dün, yatalak, özürlü hastam var diye dövünen, üzülen, onların bir an önce ölmesi için dua edenler bakın bu gün nasıl değişmişler.

 

Ettikleri duaları nasıl değiştirmiş, “Allah'ım başımızdan eksik etmesin” der duruma gelmişler.

 

Düşünün sadece Ordu ili genelinde böyle 4 bin 500'e yakın bakıcıya maaş bağlanmış. Yani 4 bin 500 eve aylık 500 TL para giriyor. Evin geçimini sağlıyor.

 

Ayrıca yatalak, özürlü hasta ölmesin, biraz daha yaşasın diye ihtimamla bakılıyor.

 

Hükümetin bu uygulamasını işte bu yüzden çok beğeniyorum.



Bu Haber 1768 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI