23 Mart 2010 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Fatsa Ünye ayrı değil, birlikte...
musakiroglu@mynet.com

Daha önce 9 Mart'ta Fatsa Ticaret ve Sanayi Odası'nın Ünye Ticaret Odası'nı davetiyle Fatsa'da gerçekleşen toplantının 2.si Ünye'de gerçekleşiyor.

 

ÜTSO Başkanı Sayın Hasan Şimşek'in davetiyle, Fatsa Ticaret Odası Başkanı Sayın Tayfun Karataş ve yöneticileri Ünye'ye geliyorlar.

 

Sebile Hanım Konağı bu akşam tarihi bir toplantıya tanıklık edecek. Buradaki yemekli toplantıda, komşu ve kader ortağı iki ilçe yöneticileri bir önceki toplantının devamını görüşecekler.

 

Daha önceki toplantıda FATSO Başkanı Sayın Tayfun Karataş'ın “Bundan böyle Fatsa Ünye çekişmesi değil, bütünleşmesi konuşulsun” sözleri ile ÜTSO Başkanı Sayın Hasan Şimşek'in “Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır” özdeyişinde ifadesini bulan birliktelik temennileri Ünye'deki bu toplantıda zemine biraz daha oturtulacak.

 

Daha önceki toplantı sonrası gerek gazetemizdeki haber, gerekse benim 12 Mart Cumartesi günü yazdığım “Fatsa Ünye çekişmesi değil, bütünleşmesi…” başlıklı yazım üzerine birçok Ünyeli ile görüş alışverişi yapma fırsatım oldu.

 

İnsanların bu konuda üç farklı kanaat taşıdıklarına şahit oldum. Bunlar;

 

1-  Böyle bir birlik çok yararlı olur, geç bile kalındı. (Bu şekilde düşünenler çoğunluğu teşkil ediyor.)

2-  İyi de bu birlik nasıl, hangi temelde olacak, kim, ya da kimler gerçekleştirecek?

3- Acaba gerçekleşebilir mi, sanki bazı engeller var gibi…

 

Eminim bu üç aşağı-beş yukarı Fatsa'da da böyledir. Orda da buna yakın kanaatler vardır.

 

Bugün artık FATSO ile ÜTSO birlikte bir yola girdiler. Bu yol, tabi ki keyfiyete dayalı, iki oda idarecilerinin duygusal tatminlerini gerçekleştirmek için girdikleri bir yol değil… Bilakis realiteye, gerçeklere dayalı, kaçınılmaz olarak girilen/girilmesi gereken bir yoldur.

 

Ünye Fatsa arası eskiden 20 km idi. Ama şimdi artık 0 km'ye düşmüştür. İki şehir büyümüş, gelişmiş, yol boyu yeni yerleşimlerle birlikte bugün fiziki olarak birleşmişlerdir.

 

Bakın yaşayanlar görecek, şahit olacaktır. 10 yıl sonra, 15 yıl sonra iki şehir geçelim birleşmeyi, yol boyu iyiden iyiye kitlenecek, kenetlenecektir. Böylelikle de, kaderi zaten hep ortak olan bu iki komşu ilçenin, hayatı da artık ortak hayat durumunu alacaktır.

 

İki komşu oda başkan ve yöneticileri işte böyle bir gelişmenin atmosferi içinde ortak geleceği ve ortak hayatı planlamaya ve şekillendirmeye çalışıyorlar. Bu yüzden çıktıkları yol doğru, gerekli ve gerçekçi bir yoldur.

 

Ancak, odaların yöneticileri Ünye'deki toplantıda kamuoyunun merak ettiği, cevabını beklediği özellikle şu iki soruya açıklık getirmelidirler. “İyi de bu birlik nasıl, hangi temelde olacak, kim, ya da kimler gerçekleştirecek? Acaba gerçekleşebilir mi, sanki bazı engeller var gibi…”

 

Şu da bir gerçek ki, bu sorulara cevap vermek öyle zor-mor değil çok kolay. Yeter ki düşünülen yol, yapılan ortak çalışma programı afaki, lafa/söze dayalı değil, gerçekçi olsun.

 

FATSO ve ÜTSO başkan ve yöneticilerini başlattıkları bu çalışma dolayısıyla alkışlıyorum. Bu arada kendilerine naçizane birkaç önerim olacak.

 

1- Bu birlikteliği şuna/buna, şuraya/buraya karşı değil, gelinen noktada olması gerektiğine inandıkları için düşünsünler, böyle ele alsınlar.

 

2- Bu birlikteliğe iki oda yönetimi dışında, iki ilçenin borsa temsilcileri, esnaf odaları temsilcileri de katılmalı. Zaman içinde diğer bazı sivil toplum teşkilatlarını ve basını da katarak duruma göre karar verici heyet genişletilmelidir.

 

3- Bundan böyle Fatsa ve Ünye bulundukları yerde biraz daha güçlü olmaktan çok, Karadeniz bölgesinde yeni bir metropol olma hesabıyla yola çıkmalıdırlar. Büyümenin çapı ve sınırı il içinde büyümekten çok, bölge çapındaki büyümeyi hedeflemelidir.

 

4- Bundan böyle yatırım ve büyümeye ilişkin alt yapı hizmetlerini birlikte düşünmeli, birlikte kurma ve gerçekleştirmenin hesapları yapılmalıdır.

 

5- Artık, iki ilçenin ortak menfaatine uygun, bölge ve ülke çapında yatırımlar planlanmalı, bu şekilde yatırımlar için çaba gösterilmilidir. Örneğin Karadeniz Bölgesi'nde, uluslararası bir fuarı ortaklaşa nasıl kurabiliriz, ya da başka büyük yatırımlar… vs.

 

6- Hepsinden önemlisi bundan böyle ortak hareketleri yürütüp, organize eden bir “Ortak Çalışma Grubu” kurulmalı. Bu grup gündelik çalışmalı. Sonuçları birlikte düzenlenecek aylık ya da iki aylık toplantılarda açıklamalı, tartışmaya açıp, bir sonraki dönemin çalışma planı yapılmalıdır.

 

Aklıma gelenler şimdilik bunlar. Daha önce Fatsa Park Restoran'daki, bu akşam ise Sebile Hanım Konağı'ndaki toplantı hayırlara vesile olsun inşallah.



Bu Haber 2011 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI