20 Nisan 2010 Pazar
ARİF TAKICI
Uyuşturucu kültürü ve televizyon
Arif Takıcı

Soğuk savaşın en tesirli bölümü, ‘'kültür emperyalizmi'dir. Bunun  da en tesirli silahı televizyondur. Yabancı yapım film ve dizilerle bir çok kanaldan Anadolu insanının beyinleri yıkanarak, mili benliğinden, örf  ve adetlerinden uzaklaştırılmakta ve bilhassa  bizi ayakta tutan dini inançlarımız her geçen gün aşındırılmak istenmektedir… Diğer yandan, çocuklar için televizyonlarda sunulan çizgi filmler çoğunlukla gizli mesajlar içermekte ve çocukların aklının akıllarının karışmasına sebep olmaktadır… Diğer yandan, televizyonlarda adet haline getirilen cennetli/cehennemli, perili/merili diziler kavram kargaşasına sebebiyet vermektedir.

ABD'nin bütün televizyon kanallarında yabancı ( film ve diziler)  yüzde iki olduğu halde, Türk halkının seyrettiği  yabancı film, dizi ve çizgi filmler hat safhadadır.

Anadolu'da televizyon, video ve visidi sayısı, banyo sayısından fazladır. Dolayısı ile devamlı olarak beyinlerdeki ahlaki ve milli değerler yıkanarak, yerine gayri ahlaki mesajlar konmaktadır…18 yaşına kadar 15 bin cinayet, bir yığın ırza tecavüz ve çok sayıda fuhuş ve cinsi sapık sahneleri seyreden  çocukların şuur altına itilen görüntüler, kendisine ve başkalarına zarar veren fiili duruma dönüşmektedir. Pişmanlık, intihar, stres ve aile faciaları, bu gayri ahlaki yönlendirmenin tabi meyveleri  olmaktadır… Esasen emperyalist güçlerin, TV dizileriyle ulaşmaya çalıştıkları nihai hedef de budur.

 Resmi istatistiklerin  ve uzman raporlarını tetkikinde, dini yayınlarlarda  Avrupa ülkeleri içinde sonuncu olduğumuz görülür… Avrupa'da  en az dini yayın yapan ülkelerin bile dini yayın saati bizim televizyonların 3 mislidir… Avrupa'da yayın yapan bir çok radyo, Türkçe yayınlarıyla   Hıristiyanlık  propagandası yapıyorlar. Diğer taraftan da  etkilenip kendilerine mektup yazan dinleyicilerine Hıristiyanlık  yayınları içeren dergiler ve kitaplar gönderiyorlar. Ülkemizde açılan apartman kiliselerin sayısı günden güne katlanıyor…Biz  hala yazın Kura'n kurslarına kaç yaş üstü gitsin, üniversitelerde  türban yasağı, orduevlerinde yapılan davet, resepsiyon ve düğünlerde baş örtüsüyle girilip girilmemesi gibi meselelerle debelenip hilkat garibesi yaratıyoruz.  Dini, tembelliğin sebebi olarak görenlerin,  dini inancın sosyal hayatın ve ülke bütünlüğünün sağlıklı devamının çimentosu olduğunu düşünmelerinde fayda olduğunu ifade  etmek isterim. 18 yaşına gelen bir gencin tam üç yılı televizyon karşısında geçiyor ve en az 15 bin cinayet seyrediyor…12 yaşında namaza başlayıp, devamlı beş vakit namazını kılan bir kişinin 72 yaşına kadar namazda ve camide geçirdiği süre ise ancak üç yıla yakındır.  Milletimizin önemli kısmı zombi haline getirildiği için öz değerlerimizin yıpratılmasına ve uyuşturucu kültürünün giderek gelişmesine tepkisiz kalınmaktadır.  ABD ve Brezilya sinema endüstrisi son yıllarda kriz  yaşamaktadırlar. Seyirci miktarı yüzde 90'dan yüzde 60'şa düşmüştür. ABD deki sinema şirketlerinin kurtuluşu için yoksul ve kalkınmakta olan ülkelere daha çok film ve dizi satmaya çalışacaklardır! … Şu sorunun cevabını bulmamız lazım… Bizim yüzde kaçımız zombi oldu, bu sayı daha da artar mı ?  Saygılarımla.



Bu Haber 1596 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI