22 Nisan 2010 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Yaşanması muhtemel bir felaketin acı yüzü beni fena korkuttu
musakiroğlu@mynet.com

Geçtiğimiz 19 Nisan Pazartesi sabahı günün ilk ışıklarıyla Ortayılmazlar'daki evimizin penceresinden dışarı baktığımda değişik bir sis gördüm. Tanıyıp/bildiğimiz beyaz-gri tonlardaki sis değil de, içinde kızıla çalan renkte partiküller bulunan kirli, çamur renginde bir dumandı bu.

 

Asarkaya, Nuriye, Fevzi Çakmak, Bayramca, Balavuz yamaçları hep bu kirli dumanla kaplıydı. Kale zar-zor görünüyor, Kale arkası İnkur, Tekkiraz bölgesi ise hepten kaybolmuş, dumanlar arasında kalmıştı. Kafamı biraz daha sağa Kızılkaya'ya, Şeyh Yunus Tepesi'ne çevirdim.. Saraçlı sırtlarına, Kiraztepe bölgesine baktım. Duman buraları da ablukası altına almıştı..

 

Bir anormallik olduğunu ve bunun hiç hayra alamet olmadığını düşünüyordum ki… Eşimin sesini duydum. Eşim, “Aa, bu da ne? Yanardağın dumanları Ünye'ye mi gelmiş yoksa?” dedi. Bu arada biraz hayret, biraz da panik içinde dışarıya bakıyordu. Ben de tam o anda bu sesle aydım. “Ya, bu duman gerçekten de o duman mı ki.. Avrupa'daki yanardağdan çıkan dumanlar mı bunlar yoksa..?” dedim. Ve hemen önümdeki bilgisayarda internetten haber sitelerini açtım. Konuyla ilgili dolu haber vardı sitelerde. Okudum baktım ki yanardağın kül bulutu Sinop, Samsun üzerinden bizim bölgeye doğru sürüklenmeye başlamış.

 

Avrupa'daki yanardağdan gelen zehirli asit yüklü kül bulutu gökyüzünde hızla hareket ediyor, Akkuş istikametine doğru sürükleniyordu. Hava güneşli olmasına rağmen ayrıca güneş ışınlarının önünü kesiyor, günü puslandırıyordu.

 

Patlayan yanardağ İzlanda Cumhuriyeti'ndeki bir yanardağ. İzlanda, Atlas Okyanusu'nun kuzeyinde daha çok buzullarla kaplı, bir ada ve Avrupa ülkesi. Yanardağ işte bu ülkede patladı, adı da Eyfyallayöküll Yanardağı. Bu yanardağ en son 1820'de, yani 190 yıl önce patlamış.

 

190 yıl önce patladığında neye, ne kadar zarar verdi pek bilinmiyor. Ancak bu seferki patlaması Avrupa başta olmak üzere, nerdeyse tüm dünyada kabusa dönüştü. İzlanda ile Ünye, arasında binlerce kilometre mesafe olan dünyada birbirine çok uzak iki nokta. Ta oralardan kalkan yanardağ külleri gökyüzünde sürüklene, sürüklene Ünye'ye kadar ulaşıyor. Bu ne harekettir böyle.. Ne kudret, ne azamettir.. İnsan ürküyor. Kendi payıma söyleyeyim ben ürktüm, çok fena tırstım.. Evde köşemde çakıldım kaldım. Olduğum yerde derin düşüncelere dalıp gittim.

 

Şöyle düşündüm. Bugün dünyada bazı güçler, bazı devletler kendilerini öyle güçlü görüyorlar ki.. Ya da şöyle, bunlar insanların büyük çoğunluğu tarafından öyle güçlü kabul edilmişler ki.. İsterlerse dünyada her şeyi yapma kudretine sahiplermiş gibi görülüyorlar. Örneğin Amerika, “Bugün dünyanın hemen her ülkesinin en güçlü kabul ettiği Amerika istese neleri yapmaz ki..” düşüncesi vardır beyinlerin arkasında genellikle.

 

Peki, aynı Amerika İzlanda'daki yanardağdan kalkan asit yüklü zehirli kül bulutuyla yoğun bir şekilde karşı karşıya kalsa ne yapabilir? Bunun üzerinde bir düşünelim. Yeryüzü ile gökyüzü arasını tutan, milyonlarca kilometre sahaya yayılan zehirli bir kül bulutuna karış ne yapabilir? Kendisini savunabilir mi? Gökyüzündeki bu kül bulutlarını durdurabilir, yok edebilir mi? Bırak Amerika'yı bütün dünya bir araya gelse ne yapar, baş edebilir mi böyle bir tehlikeyle?

 

İşte bunları düşündüm, böylesi düşüncelere daldım derin/derin. Bu zehirli kül bulutunu 310 bin nüfuslu, çoğu buzullarla kaplı fakir İzlanda ülkesi icat edip salmadı dünyaya. Yerkürenin içlerinden gelen kendi gücüyle patladı Eyfyallayöküll Yanardağı. Kendi gücüyle saldı bütün dünyaya o zehirli dumanları.

 

Peki o gücü kim verdi de patladı, dehşet saçtı bütün dünyaya bu yanardağ? İlahi gücün kudreti, ilahi gücün azametinden başka ne olabilir ki..

 

Bence 19 Nisan Pazartesi günü Ünye'de gördüğüm gökyüzü dünyada her an yaşanabilecek bir dünya felaketinin görünen acı yüzüydü. Ve İlahi gücün işaret ettiği, “Siz bu dünyada ne yaparsanız yapın. Ne kadar güçlüyüm derseniz deyin. Benim kudretim, benim azametim gün gelir sizi sarar, anında boğar, yok eder. O halde beni aklınızdan hiçbir zaman çıkarmayın. Asıl güç, kudret sahibi benim. Dünyayı böyle belleyin, düzeni buna göre kurun, öyle yaşayın” uyarısından başka bir şey değildi.

 



Bu Haber 2584 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI