8 Mayıs 2010 Pazar
ARİF TAKICI
Uyuşturucu kültürü ve intihar
Arif Takıcı

Uyuşturucu kültürü ve intihar arasında yakın ve doğru orantılı ilgiler vardır. Normal insandan, ağır bunalım geçiren kişilere kadar her yaş ve her cinste, meslek ve kültür seviyesi ne olursa olsun, sık sık rastlanan intihar, günümüzün önemli bir sosyal meselesidir.  Kısa bir süre önceye kadar Türkiye'de diğer ülkelere nazaran intihar, yok denecek kadar azdı. Ne hazindir ki TV dizilerinin milli kültürümüze, bilhassa inançlarımıza ters düşen yayınları sayesinde intihar, Türkiye için ciddi bir mesele olarak karşımıza çıkmıştır. Uzmanlara göre intihar bir hastalık değil, psikiyatrik bir sonuçtur.

 Bazen intihar süsü vermek ve ilgi çekmek için yapılan intihar teşebbüsleri de ölümle neticelenmektedir. İntihar olması için depresyon geçirmek şart değildir. Ortada ciddi bir sebep olmadığı halde kişinin gerekçelerle ilgisini kesip, hezeyan yada halüsünosyana bağlı olarak, aniden intihara yönelmesi yeterlidir. İntihar edenlerin bunu icra etmesinden önce kişide isteksizlik, neşesizlik, durgunluk, konuşmama ve yemek yememe, devamlı uyuma başlıca belirtileridir. Depresyon geçirenler ise iyileşme sınırına yaklaştıkları sırada kendilerinde intihar gücünü gördüklerinde, intihara teşebbüs ederler. Kafasına intihar fikrini sokan kişiyi bu fikrinden uzaklaştırmak çok zordur. Ancak, ölümün her insan için mukadder olduğu fakat hayatın yaşamaya değer nice yanlarının bulunduğu, bunun için gayret sarf edilmesi gerektiği anlatılmakla ve dünyaya bağlayıcı telkinlerle az da olsa intihar saplantısından kurtulanlar olmaktadır. Bazen çok basit sebepler yüzünden intihar edenler vardır. Fakat çoğu kez bu sebep bardağı taşıran son damladır.  Muhakkak bir basit sebepten önce, dışa vurmadığı sıkıntıları vardır. İntihar edenlerin çoğu gençler ve kadınlardır. Ama ölümle biten intiharlarda erkekler kadınlardan fazladır.

Gençlerin intiharında en önemli faktör, gelecek endişesi, üniversiteye girememek, girse de işsizlik kaygısı ve aşk meseleleri başta gelmektedir. Türkiye'de işsizlerin çoğu gençlerdir. Gençleri hayata bağlayan unsurlar azaldıkça intihar ve kötü alışkanlıklar bataklığı içinde boğulma olayı kaçınılmaz hale gelmektedir.

Psikolog  Prof Dr Atalay  YÖRÜKOĞLU'nun konuya dair açıklamasını dikkatinize sunmak  istiyorum….Dini inanç, intihar olaylarına karşı koruyucu faktörlerden birisidir. İnancın bunalıma düşenler için intihar önleyici etkisi mutlaka vardır. Diğer ülkelere nazaran  İslam  ülkelerindeki intihar olaylarının düşük olmasının sebeplerinden birisi de bu olduğu kesindir. Günümüzde aile kavramının zayıflaması intihar olaylarını artırıcı ekenlerden birisidir.  Kişiyi güvensiz hale getirmesi, boşanmalarda terk edilme duygusu intihar olaylarını  kolaylaştırabilir…Zengin muhitlerde, tahsilli kişilerde ve gelişmiş  ülkelerde intihar daha fazladır. Bunun gerçek sebebi bu topluluklardaki inanç ve irade zayıflığıdır.

SONUÇ OLARAK …Psikolojik rahatsızlıklar, ailevi meseleler, geçim sıkıntısı, manevi boşluk ve inanç zayıflığı başlıca intihar sebepleridir. Sorunu, bu sebepleri  ciddi bir şekilde tahlil ederek,  önleyici politikaları hızlandırmak lazım. 

Yeşilay arşivimden faydalandım. Saygılarımla.

 

 

 



Bu Haber 1707 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI