9 Mayıs 2010 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Suluca Mezarlığı "gavur" mezarlığı mıydı?
musakiroğlu@mynet.com

Cumartesi günü Ünye Sanayi Sitesi'ne giderken yolda arabama tanıdık bir arkadaşımın oğlunu aldım. 34 yaşında olduğunu öğrendiğim bu yeğenimle hal-hatır konuşup giderken İmam Hatip Lisesi'nin önünde; “Musa Amca b okulun yapıldığı yerde eskiden “gavur” mezarlığı varmış, öyle mi?” diye sordu.

 

Ben soru karşısında biraz hayret ederek, “Olur mu, burada mezarlık vardı ama dediğin gibi öyle “gavur” mezarlığı falan değil, Müslüman Türklere ait bir mezarlıktı” dedim.

 

Tam o mevkide durdum, anlattım: Burada Suluca Mezarlığı denen bir mezarlık vardı. Taşları kocaman, başları sarığa benzetilerek yapılmış, üzeri Arapça alfabeyle yazılı mezarlık taşları çok uzaktan görülebilir büyüklükteydi.

 

Biz orta Saraçlı'dan okula gidip gelirken grup halinde bu mezarlığın kenarındaki mezarların duvar taşlarına oturur dinlenirdik. Tam bu taşların üstünde gölgelik yapan türbe eriğinin eriklerini de daha leblebi tanesi kadar olmadan yer bitirirdik. Bu okulun bulunduğu binalar ve bahçe her taraf baştan sona mezarlıktı.

 

Bu alanda Kura'n kursu yapmak üzere 1970 yılının başlarından itibaren bu mezarlar varsa sahipleri tarafından, yoksa belediye tarafından söküldü. Mezarlardan çıkan kemikler başka yerlere nakledildi, sahipsiz olanlar ise toplu gömüldü. Daha sonra vazgeçildi, burada Kura'n kursu değil de İmam Hatip Lisesi yapıldı.

 

Hiç unutmam, bu okulun yapılması için gelip geçen vatandaşlardan yardım toplanıyordu. Bugünkü Saca Mahallesi Gölyanı Mevkisi'nden, (o zaman oralar Saraçlı Mahallesi olarak geçerdi) merhum Dursun Emmi, boynuna taktığı kumbarasıyla hiç bıkmaz/usanmaz her gün burada bekler, bağış toplardı. İnanıyorum karşılığını görüyordur, nur içinde yatsın.

 

Tam karşıda yine yolun kenarı da mezarlıktı. O mezarlık daha yeniydi. Burada daha çok Barlas ailesine mensup mezarlar bulunurdu. Barlaslar bugünkü Sanayi Sitesi'nin kurulduğu yerin sahipleriydi. Burada o aileye mensup mezarlardan bir kısmı buradan bugünkü Sanayi Sitesi Camisi'nin önündeki mezarlığa nakledildi.

 

Adı Zafer olan bu yeğenim; “Musa Amca iyi ki sormuşum, ne kadar çok şey öğrendim, teşekkür ederim” dedi. Ayrıca da, “Bu anlattıklarını içinde en çok Suluca adı dikkatimi çekti, ne anlama geliyordu ki?” diye sordu.

 

Ben de, “Anladığım kadarıyla eskiler tarafından mevki adları, o mevkinin en önemli özelliğinden hareketle verilirmiş. Burası iki yanında dere olan taban arazi bir yer, bu yüzden sanırım toprağı ıslak ve sulu olduğu için “Suluca” denmiş olabilir” dedim. Zafer, “Ne kadar güzel bir ad vermişler” dedi.

Zafer'e Bugünkü Akkuş-Niksar Caddesi'nin eski adının Yeniyol olduğunu, söyleyince iyice şaşırdı. Bu sefer ona, “Bak sana Hanboğazı'ndan başlayıp Sanayi Sitesi'nden yukarıya Orta Saraçlı'dan Şeyh Yunus'a kadar aklımda kalan mevki adlarını sayayım” dedim.

 

“Hanboğazı, Hastane önü, Beylikhoru, Topsahası, Kıbrıslı Mahallesi, Taşmağaza, Çiftçioğlu, Dişçi Musa, Gazi Mevkii, Suluca, Kaptan'ın yeri, Dağlılar Mevkii ve kuyusu, Çoldur'un yeri, Sırrı'nın Yeri, Yılanlı Kemer, Rus Hasan'ın yeri, Arapoğulları, Orta Saraçlı Sapağı (Kemer de derdik), Halil Efendi yeri, Bedri Nurilerin Yeri, Samilerin Yeri, Çakır Dağı, Menteşe Sapağı, Yamaçağzı, Kilise Yeri, Yıldız Yeri, Çelen Yeri, Ulemaoğlu Yeri, Sabri Kadı Yeri, Çökekçe, Fatalislerin Yeri, Taştepe, Veli Dede, Topalca Sapağı, Meyvalık, Yusufpınarı, Hatibin Yeri, Taflan Başı, Kırık, Çöremez, Şeynuz (Bugünkü Şeyh Yunus Emre Türbesi'nin bulunduğu yer ve tepenin adı)”

 

Zafer, pür dikkat kesilmiş ağzımdan çıkan her adı ikinci kez söyletip tekrarladı. Anladım ki bizim Zafer yeğen eskiye, tarihe meraklı birisi. Döndü bana dedi ki; “Musa Amca bunları köşende yazar mısın? Hepten unutulup gitmesin, tarihimizin bir kısmı silinir/kaybolur yoksa” dedi.

 

Zafer'i haklı buldum. Bu yazıyı ona verdiğim söz üzerine yazdım.. Unutulmasın, hatta bu konuda bilgisi olanlar ilave etsin, arşive geçsin diye özellikle kayıt altına almak istedim.

 

Tabi burada adı geçen her yerin, her mevkinin aklımda kalan kendine ait hikayeleri de var. Bir ara fırsat olursa o hikayeleri de yazarım inşallah.



Bu Haber 2242 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI