12 Haziran 2010 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Düşen helikopteri gördüm..
musakiroğlu@mynet.com

Üç gün önce Çarşamba akşamı Saca'da evinde hasta yatan Amcamoğlunu ziyaretten dönerken Sanayi Sitesi karşısındaki petrol istasyonu önünde emniyet güçlerinin yol kestiğini görünce durdum.

 

Burada polisler tarafından geniş çaplı bir inceleme ve arama yapılıyordu. İnceleme ve aramanın geniş boyutu dikkatimi çekti. Neyse işim bitti, oradan ayrıldım, eve geldim.

 

Bir gün sonra Perşembe günü saat 10 ile 10.30 aralığıydı. Evde oturmuş masada kahvaltı yaparken birden karşıda Fevzi Çakmak Mahallesi tarafından helikopter sesi geldi. Ardında da mahalle üstünde bir helikopter peyda oldu.

 

Bizim buralarda öyle pek sık helikopter görünmez. Son zamanlarda havada ambulans hizmeti veren helikopter görmeye alıştığımız için bunu da öyle sandım.

 

Yaklaşan helikopter iyice gördüğüm bir açıya geldiğinde baktım rengi ambulans helikopter renginde değil de askeri helikopter renginde. Doğudan, Fatsa tarafından gelen helikopter Ünye'den Akkuş istikametine doğru uçtu gitti.

 

Helikopterin yönü kırsala doğru olunca birden aklıma son zamanlarda Giresun, Ordu kırsalında dolaştığı söylenen terörist haberleri geldi. Akşam ki aramayla da birleştirince, bir şeyler oluyor duygusuna kapıldım.

 

Kahvaltıyı birlikte yaptığım eşime, “Bu ara bölgede dolaşan terörist haberleri var. Acap ola teröristlerle sıcak temas sağlandı da bu helikopter o yüzden mi böyle iç bölgeye doğru gitti ki..? Hayırdır inşallah..” dedim.

 

Helikopterden 10-15 dakika sonra da bu sefer batıdan doğuya iki jet uçtu. Bu sefer iyice endişelendim. “Gerçekten bir şeyler var galiba” dedim. Gazete bürosunu aradım, not geçtim. Büro haber takibine başladı.

 

Ancak, aradan bir saat geçti geçmedi, televizyondaki son dakika haberleriyle sarsıldım. Son dakikanın bir iki cümlelik kısa haberinde, Giresun'dan Ankara'ya gitmek üzere yola çıkan bir askeri helikopterin Erbaa civarında düştüğünü, helikopterden kurtulan olmadığı belirtiliyordu.

 

Düşen bu askeri helikopterin benim Ünye'den geçerken gördüğüm helikopter olduğunu düşündüm, “Bu mutlaka o helikopter” dedim.

 

İçim çok kötü oldu. Helikopteri görmüş olmam, sanki içindekilerle aramda bir bağ oluşturmuş, şehit düşen askerlerimizin tanıdık olduğu hissi vermişti bana.

 

Her şehit düşen askerimize bütün milletimizin içinin yandığı gibi benim de yanar. Çok üzülür, cenaze merasimlerini seyrederken çoğu zaman tutamam kendimi ağlarım.

 

O tanıdık olma hissiyle olacak ki bu sefer duyduğum acı daha bir başka, daha bir derin oldu. İçimin derinlikleri cayır cayır yandı adeta.

 

Daha sonra haberin ayrıntıları belirmeye, ölenlerin kimler olduğu yazılmaya başlandı.    

Tokat Valisi Şerif Yılmaz, Ankara'ya hareket etmek için 09.50 sıralarında Giresun'dan kalkan Jandarma Genel Komutanlığı'na bağlı Skorsky tipi helikopterin, saat 10.45 sıralarında Gökdere Şehitler Yaylası üzerinden henüz bilinmeyen bir sebepten dolayı düştüğünü açıkladı.

Vali Yılmaz, kaza sonucu helikopterde bulunan Jandarma Pilot Yarbay Levent Tabak, Jandarma Pilot Üsteğmen Murat Saraç ve Teknisyen Jandarma Kıdemli Üstçavuş Kamil Tuna'nın şehit olduğunu belirtti.

Kaybımız ve acımız büyük. Pilot yarbay, pilot üsteğmen, teknisyen gibi uzmanlık dallarında yetişmiş üç büyük asker.. Kolay mı böyle değerler yetiştirmek? Bu acıya dayanmak kolay mı?

Havada helikopterlerini gördüğüm ve aramda tanıdık bağ oluştuğunu hissettiğim Jandarma şehitlerimiz Pilot Yarbay Levent Tabak'a, Pilot Üsteğmen Murat Saraç'a, Teknisyen Kıdemli Üstçavuş Kamil Tuna'ya Cenabı Allah'tan rahmet, milletimize ve ailesine baş sağlığı diliyorum.



Bu Haber 2055 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI