24 Haziran 2010 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Akkuş'un önü açılıyor..
musakiroğlu@mynet.com

Akkuş'a 1969 yılında gitmiştim. Bu ilk gidişimde Akkuş'a 3.5 saatte varmıştık. Yol, kırma taşın üzerinden silindir geçilerek yapılan makadam yoldu. Çok virajlıydı ve zorlukla yol alınıyordu. Yolculuk sırasında içim dışıma çıkmıştı.

 

Bu ilk gidişimde Akkuş, orman ürünleri fabrikasına ait alan dışında bana bizim köylere göre evleri biraz daha bir araya toplanmış bir köy gibi gelmişti. İnsanlarının yoksul olduğu giyim kuşamlarıyla hemen dikkat çekiyordu.

 

Gittiğim ay Ağustos'tu. Böyle yaz mevsiminde Ünye nemden-terden insanı çürütürken Akkuş'un havası beni çok etkilemişti. İnsana hoşluk-rahatlık veren hafif bir havayı teneffüs etmenin keyfiyle etrafı seyrediyordum. Buradaki bütün renkler yemyeşil coğrafya içinde kaybolmuş her şey yeşil görünüyordu. İnsanın gözü iyice yeşile alıştığı için kafamı kaldırıp gökyüzüne baktığım ilk anda yeşil gördüğüm gökyüzü sonraları mavileşiyordu sanki.

 

Dönüşte de bir hayli zorlandığım Akkuş'a ikinci kez 1978'de gittim. Hürriyet Gazetesi'nin Trabzon Bürosu adına gazeteci olarak gitmiştim bu sefer. Üç arkadaştık, Anadol bir taksiyle Ünye'den Akkuş'a 2.5 saatte ulaştık. O yıllarda ülkede akaryakıt sıkıntısı vardı. Benzin bitecek yolda kalacağız endişesi diğer bütün sıkıntıları bastırmış olmalı ki yolda bu sefer içim dışıma çıkmadı.

 

İkinci gidişimde Akkuş birkaç betonarme yeni bina dışında pek değişmemişti. Yalnız sosyal hayatta bir farklılık göze çarpıyordu. Gerek orman ürünleri fabrikasının sosyoekonomik hayata katkısı gerekse okuma oranı yüksekliği ve okumuş insan sayısının çokluğu Akkuş'un değişen yüzünü hissettiriyordu insana.

 

Üçüncü gidişim 1989 yılında oldu. Ünye-Akkuş yolu bu sefer asfaltlanmış, hatta asfalt Niksar'a kadar uzanmıştı. Bir saatte vardık Akkuş'a, içim dışıma çıkmadı, çok rahat bir yolculuk yaptım. Akkuş'u, geçen 10-15 yıl sonrasında çok değişmiş buldum. Modern binalarıyla, insanların değişen giyim kuşamlarıyla Akkuş'ta bir zenginlik göze çarpıyordu. İlçe merkezi artık köy değil, küçükte olsa bir şehir görüntüsü veriyordu.

 

Sonra ticari işlerim dolayısıyla sık sık gittim Akkuş'a. Ayrıca Akkuş coğrafyasını severim, dinlenmek  için Dumantepe'ye, Çamiçi'ne çıkarım zaman zaman.

 

İlçedeki geçim imkanları yetmediğinden göç verdiği için pek büyümüyor bu ilçemiz. Ancak bir arayış var, ilçeyi büyütmek için ciddi bir gayret göze çarpıyor. Bir süredir yüksekokul açma mücadelesi verilen Akkuşta, yükseköğretim okulu bu sene eğitim-öğretime başlıyor. İlk olarak yüz öğrenci, seneye ikiyüz, ikinci bölümüyle birlikte üçüncü sene dörtyüz, yeni bölümleriyle birlikte 5-6 yıl içinde bin yüksekokul okul öğrencisine ulaşılması hedeflenmiş ilçede. Kısacası yakın bir zamanda Akkuş nüfusunun yüzde 25'ini yüksekokul öğrencisi oluşturacağa benziyor.

 

Bir yerleşim biriminde nüfusun yüzde yirmibeşinin yüksekokul öğrencisinden oluşması her alanda o yerin hayatını bir anda değiştirir. Ünye'nin nüfusu yetmişbeşbin, şu anda 1500 civarında yüksekokul öğrencisi var. Yani ilçe nüfusunun sadece yüzde ikisi yüksekokul öğrencisi. Yüzde ikilik bir katkı bile nasıl etkisini gösteriyor Ünye'de hep beraber şahidiz.

 

Evet, Akkuş yüksekokul mücadelesini kazandı. Akkuş Meslek Yüksek Okulu bu sene açılıyor. Eğer bu şansının iyi kullanır, hedeflediği öğrenci sayısını çok kısa sürede yakalarsa bu ilçemiz bundan böyle alır başını gider.

 

Ayrıca bir de şunu belirteyim. Ufukta bir büyük imkan daha doğuyor Akkuş için. Ünye-Akkuş-Niksar yolunun duble yol olmasıyla birlikte Akkuş, Karadeniz'den İç Anadolu-Akdeniz Bölgesi'ne uzanacak yol güzergahıhın “Bolu”su olacaktır. Nasıl bugünkü Bolu ilimiz yeşilliği ile İstanbul yolu üzerinde yoldan gelip geçen araçlar için dinlenme, yeme-içme bölgesi olmuşsa Akkuş'ta çok yakın gelecekte böyle bir nokta olmaya adaydır.

 

Velhasıl Akkuş'un önü açılıyor. Bu ilçemiz 10 seneye kalmayacak bölgemizin cazibe merkezi haline gelecektir. Çünkü şu andaki bütün göstergeler bunu gösteriyor.



Bu Haber 2286 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI