26 Haziran 2010 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Şu Fiskobirlik amma da pişkin ha..
musakiroğlu@mynet.com

Fiskobirlik Başkanı Lütfi Bayraktar, açıklama yapmış; eğer üretici fındığının % 20'sini Fiskobirlik'e verirse “kurtuluruz” demiş.

 

Bakıyorum da bu Lütfi Bayraktar'ın “kurtuluruz”u hiç bitmiyor.

 

Örneğin; “Fiskobirlik'in bilmem şu gayrimenkulünü satarsak kurtuluruz” diyor. Satıyor ama kurtuluş falan olmuyor.

 

Tutuyor, “Şuradaki arsayı satarsak kurtuluruz” diyor. Satıyor, yine bir şey yok.

 

“Ordu Yağ Sanayisi'ni satarsak bu iş tamamdır” diyor. Burayı da 50 trilyona satıyor. Parayı alıyor, ancak bir açıklama daha… “Fiskobirlik'in 70 trilyon lira daha borcu kaldı.”

 

 Bu nasıl borçtur, bu nasıl kurtulmaktır?

 

Çıkıp kimsenin “Bir Dakka” dediği yok.

 

Lütfi Başkan'ın “Satmak zorundayız” deyip sattığı her şey öyle ucuzundan ikinci el mal falan değil ha..

 

Bunlar, her birinin değeri trilyonlarla ifade edilen, almak isteyenlerin çoktan niyet koydukları iştah kabartan büyük değerler.

 

Geçende Ordu'da düşüncelerine ve sözlerine itibar ettiğim bir büyüğümle konuşurken Fiskobirlik tarafından 50 trilyona satılan Ordu Yağ Sanayisi'nin konusu geçti aramızda.

 

Ben, “Amma da değerli bir fabrikaymış. 50 trilyon lira büyük para” dediğimde..

 

“Sen ne diyorsun. Fabrikanın bulunduğu arazi bırak Ordu'yu Karadeniz Bölgesi'nin en kıymetli arsası. Çık koca Karadeniz'in doğusunda, ortasında, batısında böyle bir yer daha var mıymış araştır” diyen Ordulu büyüğüm Ordu Yağ Fabrikasının içinde bulunduğu araziyi öyle az buz paranın satın alamayacağını söyledi.

 

Doğrudur ya da yanlıştır ancak bu tür iddia ve söylentiler, maksadın Fiskobirlik'i kurtarmak değil de Fiskobirlik üzerinden ballı börek yemeye devam etmek olduğu hissi uyandırıyor insanda.

 

*************      *************

 

Lütfi Başkan, satmaya devam ediyorken bir açıklama daha yaptı ki, pişkinliğin böylesine şahit olunmuş mudur bilemem..

 

Diyor ki Lütfi Başkan; “Bu sene fındık üreticisi malının % 20'sini Fiskobirlik'e verirse, üreticinin gözbebeği kurum kurtulur.”

 

Bakın açıklamanın altında üstünde başka bir ifade yok. Yani Lütfi Başkan, “Üretici malının % 20'sini verirse” diyor ancak ne fiyat söylüyor, ne paradan bahsediyor.

 

Başkanın bu ifadesinden “Üretici malının % 20'sini Fiskobirlik'e bağışlarsa” anlamından başka bir şey çıkaran varsa beri gelsin.

 

Şu pişkinliğe bakın.. Kurumun malını/gayrimenkulünü sat babam sat, trilyonlarca para tahsil et. Üreticiye de yılardır ödenmeyen trilyonlarca borcun olsun, bu paranın bir kuruşunu bile üreticiye ödeme. Tut bir de “Satışlardan elde ettiğimiz  paraları banka borçları için ödüyoruz” de.

 

Ondan sonra da çık, “Üretici fındığının % 20'sini bize versin, kurtulalım” ifadesinde bulun.

 

Geç başkan bu işleri, yemezler.

 

Üretici Fiskobirlik'e bir kilo fındık vermez.

 

Sen git, öncelikle borcunu ödediğin bankalara yaklaş. Onlardan para iste, kredi talebinde bulun. Olur ya belki verirler. Böylelikle almayı çok istediğin fındığı alır, çerez yaparsın.

 

**************         ***************

 

Bir de şu gözbebeği lafına taktım. İkide bir “Fiskobirlik üreticinin gözbebeği” diyorlar ya bu lafa gıcık oluyorum.

 

Fiskobirlik, üreticinin gözbebeği falan değil, olamaz da.. Olsa olsa Fiskobirlik yöneticilerinin gözbebeği olur..

 

Ha şunu da altını çizerek söylüyorum; “Fiskobirlik kimin gözbebeği ise onlar kurtarsın”

 



Bu Haber 2434 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI