10 Aralık 2008 Pazar
ARİF TAKICI
Fidanları sulamak...
Ülkemiz genç ve dinamik bir nüfusa sahip. Avrupa yaşlanırken, ülkemizin genç ve dinamik nüfusuna imrenerek bakıyor.

Peki, biz bu genç nüfusumuzu eğitmek ve geliştirmek, kişilik kazandırmak için yeterli özeni gösteriyor muyuz?   Bu genç fidanları fazilet hisleriyle suluyor muyuz? Bakınız ...Bu konu başka menzillere çekilmesin diye, daha çok yabancı filozof ve devlet  adamlarının sözlerinden örnekler veriyorum!                                                                                                                                  

Milletler parasızlıktan değil, ahlaksızlıktan çöker. Eflatun                   

Ahlak toplumun temelidir. Hugo.

Ahlak olmayan yerde, kanun bir şey yapamaz. Napolyon

Gerçek olan tek yarış vardır, fazilet yarışı. HUGO.

Milli ahlak olmayan yerde millette, medeniyette olmaz.  Ziya Paşa.

Hiçbir mücadele yoktur ki, ahlak esaslarına dayanmadan yücelebilsin.                           

                                                                                    Mustafa Kemal ATATÜRK

Öyleyse biz gençlerimizi, saldım çayıra Mevlam  gayra miskinliğiyle değil, uygun eğitim metotlarıyla  yetiştirmeliyiz!  Şu televizyonlara bir bakar mısınız ? Et teşhirinden geçilmiyor! Bu aptal programları da  millete, alıştıra alıştıra  seyrettirip, bağışıklık kazandırmaya çalışıyorlar. İşte bunun adına, ‘uyuşturucu kültürü' diyoruz! Aynen, uyuşturucu kişilere nasıl fasılalar halinde yalancı mutluluklarla alıştırılmaya çalışılıyorsa, toplum da uyuşturucu kültürüyle kişiliksiz yapılmaya, ya da kişiliği silinmeye çalışılıyor.

 İstenen şu: Her verileni seyreden ,sınırsız tüketen, çok fazla düşünmeyen ama, hazır paket düşüncelerle idare eden, şablonu daha önceden çizilmiş bir toplum! Televizyonlardaki abuk sabuk programlar  ve kadın temasının çokça kullanılması, kişilik haklarının ihlal edilmesi, olduğu gibi kadın ırkına bir hakarettir!! Değerlerin darmudar edilmesidir. 

Şaşılası şey nedir biliyor musunuz ? Televizyonlarda aptal programlarla  kadınlar erotik obje olarak kullanılırken, kadınlık kavramı adeta hafif meşrep gibi gösterilirken, kadın kuruluşlarından yeterli derecede ses çıkmıyor. Bu enteresan değil mi sizce? Neden tepki duyulmuyor?  Feministler nerede? Yazar kadınlar, aydın kadınlar niye boykot etmiyorlar cıvık cavıldak  bu  tutarsızlıkları? Nerede o Kadın dernekleri, kadın öğretim üyeleri, kadın politikacılar? Onlardan niye ses çıkmıyor ? Ateist olduğunu ifade eden Gülay GÖKTÜRK, aydın bir yazar olarak tek başına hepinizden daha  cesur ve demokrat bir kararlılıkla  sahip çıkıyor vallahi kadın haklarına ! ATATÜRKÜN çok değer verdiği, Avrupa'da dahi yokken, seçme ve seçilme hakkı verdiği kadınlarımıza yapılan suiistimallere Atatürkçü Düşünce Derneklerinden neden ses çıkmıyor? Çağdaş kadın dernekleri, Papatyalar ne duruyorsunuz, hadi haykırsanıza!! Televizyonlarda ve basında kadın kimliğini ve vücudunu bu kadar suiistimal edemez siniz, kadınlarımızın gururuyla bu denli oynayamazsınız, diye bağırsanıza, haykırsanıza! Bir Ateist Gülay GÖKTÜRK kadar mert, cesur, demokrat olsanıza!

Öyle sokaklarda, bilmem şu kadar desibel ses tonu bağırışlarıyla ve değişik türlerde yaptığınız zafer işaretleriyle, öyle akortsuz nutuklarla peynir ekmek gemisi yürümüyor. İnanın, çağdaşta olunmuyor çağdaş!!  Japonya, milli kültüründen taviz vermeden gelişti. Gelişmiş ülkelerin öyle her şeyini süzmeden alırsanız, sonra tutarlı bir yanınız kalmaz.

Bakınız Afrika'nın, Batılı ülkelerce sömürülen insanları ne diyorlar! Batılılar buraya geldiklerinde onların elinde İncil, bizim elimizde topraklarımız vardı. Şimdi ise, bizim elimizde İncil, onların ellerinde ise  topraklarımız ve madenlerimiz var!! Ne olur, artık kendimiz olalım!!   



Bu Haber 1864 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI