6 Temmuz 2010 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Sıcaklar bastırdı, yine nem, rutubet her yanı sardı..
musakiroğlu@mynet.com

Her senenin yaz mevsiminde sıcaklar bastırıp ta nem rutubetten vıcık vıcık olduğumda derim ki “Bu sene yine olmadı ama seneye kararlıyım, kesinlikle Haziran 15'le Ağustos 15 arasında yaylaya gidip orada kalacağım.” Ama nerdee.. Ömrümde bir yaz olsun bunu yapamadım. Gidip yaylada iki ay püfür püfür nefeslenemedim.

 

Aha yine sıcaklar bastırdı, yine oturduğum yerde terliyor, bazen nefes alamayacak gibi oluyorum. Bir yaz daha böyle geçecek anlaşılan. Artık ömrümüz varsa sonraki yazların birinde hiç değilse bu muradımı yaşarım da bu dünyadan gözüm açık gitmez.

 

********         ********        ********

 

Aslında Ünye'de bu aylarda sıcaklık güney bölgelerinden 8 ile 10 derece arasında düşüktür. Ama havadaki nem oranı yüksek olduğu için sıcaklığı oralardan daha ağır hisseder, öyle yaşarız.

 

 

Pazar günü daha sabah güneş doğarken ortalığı alev bastı sanki. Eşimle,  İstanbul'dan misafir gelen teyzemizi almak için dışarı çıkıyorduk ki daha bina kapısında yüzümüze vuran hararet yüklü hava o anda nefesimizi kesti. Sahile yola indiğimizde iyice güneşin hedefi olduk, bu sefer güneş ışınları ateş yüklü ok olmuş, öyle geliyordu üstümüze.

 

Gittik, misafirimizi aldık döndük, ama o 30 dakikada terden sırılsıklam oldum. Tek çaresi soğuk altında duş..

 

*********         ********          ********

 

Soğuk duş deyince, gördünüz mü plajlarımız yine kirli. Batıda Uzunkum, Gölevi; doğuda ise Mavikum plajlarımız yapılan tahlillerde insan sağlığı yönünden tehlikeli bulunmuş.

 

 

Yalnız burada bir enteresanlık var, Çınarsuyu plajında problem yok. Halbuki Çınarsuyu plajı, Akçay'daki şehir çöplüğüne çok yakın ve o yüzden buranın en kirli plaj olması lazım. Ama nedense temiz!!

 

 Ben 2000 yılından bu yana Ünye'de denize girmedim. En son girdiğimde vücuduma yağlı kapkara petrol artığı bir şeyler sarmıştı ve bu yüzden alerji olmuştum. Hele ki ucuz atlattım. Bu olay Ünye'de son denize girişim oldu.

 

*********        ********        ********

 

Bu havalarda Ünye'de kaçılabilecek en yakın rahatlama noktası Asarkaya Kent Ormanı.. Pazar günü öyle yaptık. Misafirimizi de aldık, bastık gittik Asarkaya'ya çıktık. Peşimizden bizim gazetenin sahibi Ali Bey, Yazı İşleri Müdürümüz Hacer Hanım, Canik Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Yaşar Abi, Araştırmacı-Yazar İrfan hocamız da geldiler. Gerçi onlar Asarkaya'da bir lisenin mezunlarının ‘Pilav Günü'ne davetliydiler. Orada o yüzden karşılaştık, daha sonra da birlikte oturduk.

 

Yalnız, bir şey hiç hoş değildi o gün Asarkaya'da. Pilav Günü mensupları tutmuş oraya ses düzeni kurmuş, sesi de sonuna kadar açmış, “Aman yarabbi” bangır bangır müzik.. İnsanlar birbirini duyamıyor, sesten korunmak için elleriyle kulaklarını kapatıyorlardı. Masalarda oturan piknikçiler, “Bu nedir” çaresizliğiyle birbirine bakıyor, sesin bir an önce kesilmesini bekliyorlardı.

 

 

Bira ara Belediye Başkanımız Sn. Ahmet Arpacıoğlu gözüme ilişti. Sanırım Pilav Günü'ne davet edilmiş ki ordaydı. Gittim, rica ettim. Sağolsun sesi biraz kıstırdı da az biraz kendimize geldik. Bir zaman sonra da tören bitti, ses hepten kesildi. Ama kulaklarımın içi ile beynimin içi bir zaman vın vın öttü. Sonrasında vınlamalar durdu, nihayet birbirimizi ve kuş seslerini duyar olduk. Ve püfür püfür rüzgarın serinliğinde aramızda sohbete koyulduk.

 

*********        *********          *********

 

Asarkaya, Ünye ve bölgesi için büyük bir nimet, büyük bir şans. Gerek sıcak havaların bunalmışlığında, gerekse şehir hayatının karmaşıklığında burayı dinlenme, dinginleşme, huzur bulma, stres ve yorgunluktan kurtulma alanı olarak kullanalım. Burası doğal rehabilitasyon merkezi olarak bilinsin, öyle değerlendirelim. Yüksek sesli müzik, vs.'ye katiyyen izin vermeyelim. İlla müzik olacaksa mikrofonsuz olsun ki bir grubun müzikli eğlencesi bir başkası için çileye dönüşmesin.

 

 

Belediye'nin hizmete sunduğu açık hava mobilyaları, oyun-spor grupları, mangal ve semaver servisine diyecek yok. Ayrıca oradaki görevlilerin onca kalabalığa yetişmek için sergiledikleri gayret teşekkürü hak ediyor. At üzerinde orman yürüyüşü Asarkaya'ya çok yakışmış, akıl eden çok doğru düşünmüş. 

 

 Yalnız zemin bakım ve düzenlemesi şart. Ayrıca uygun yerlerde kameriye yapılmalı. Doğal dokuya dokunmadan, hatta ağaçları da içine alacak şekilde küçükte olsa bir salon gerekiyor. Özellikle Ünye Pidesi servisinin yapıldığı böyle bir salon için geç kalmamak gerek.

 

 

Bir de lavabo, tuvalet.. Mevcutlar hafta aralarında belki yetiyor olabilir ama az biraz kalabalıkta lavabo tuvalet sıkıntısı çok oluyor.

 

 

 "Ayrıca asıl önemlisi ki herkese malum "yol".. Asarakaya'ya ulaşılan mevcut yolla beklenen hizmet ve verimi almak çok zor. Umarım tez zamanda yapılır.



Bu Haber 2357 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI