9 Temmuz 2010 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Klima konusunu daha önce de yazmıştım..
musakiroğlu@mynet.com

Kışın ısınmak daha çok ta yazları serinlemek için kullandığımız klimalar iyice yaygınlaştı. Sanki zaruri diğer elektrikli eşyalardan birisi haline geldi günlük hayatımızda.

 

Bana sorarsanız bırak klimayı ben bütün diğer elektrikli aletlere soğuk bakıyorum. Ancak, benim şahsi duygularımı çok aşan toplumsal hayatın içinde tutup buzdolapsız, çamaşır makinesiz, televizyonsuz, ütüsüz, vs'siz yaşamı savunmaya kalksam.. Ayrıca onların olmadığı bir evde oturmak istesem kesinlikle deli damgasını yerim biliyorum.

 

O nedenle hayatın gerçeklerinin dışına çıkmamaya çalışarak boynumu büküyor, elektrikli eşyaları kullanıyorum. Tabi bu konuyu, ‘Ben onları mı kullanıyorum, yoksa onlar kendine mahkum etmiş de beni mi kullanıyorlar?' sorusunu sorarak cevaplamaya kalkışırsak işin bu yönü tartışılır, tartışma uzar, bitmez.

 

 

***                      ***                   ***

 

Neyse girmeyelim şimdi öyle derin mevzulara.. Ben asıl klima hakkında yazmak istiyorum. Bu ara çok kullanılan, “Klima da olmasa ne yapardık? Nasıl nefes alır-verirdik?” diye kıymet üstüne kıymet atfedilen klimaları yazmak istiyorum.

 

Ama “Klima olmasa ne yapardık?” diyenlere şu soruyu sormadan geçemeyeceğim. “Sen dünyaya ne zaman geldin, üç beş yıl önce mi? Değilse o halde üç beş yıl önce ne yapıyordun, nasıl nefes alıp veriyordun düşünsene.. Demek ki klimasız yaşanabiliyormuş, bunun en canlı şahidi de sensin, görmüyor musun?”

 

Klimalar aslında çok gerektiği için falan değil, bizlerin yaşadığımız şehirlerin doğal klimalarını bozmamız sonucu doğdu, böyle ihtiyaç haline geldi. Olmadık yerlere yapılan ve hava sirkülasyonunu engelleyen binalarla.. Yok ettiğimiz yeşilliklerle.. Betonlarla, beton taşlarla kapladığımız dünyamızla bizler yarattık bu suni ucubeleri.

 

Ama, doğal klimaların yerini ne kadar tuttu? Tabiatta püfür püfür esen yelin.. O yelle serinleyen havanın, dalında kıpır kıpır oynayan yaprakların.. Yeşille-yeşillikle kaplanmış toprak yüzeyinin yerine binaların dışlarına asılmış birer çirkinlik abidesi klimaları görüyorsunuz.. Acabola milyarda bir o tabi güzelliklerin yerini tutabilir mi ki..

 

***                      ***                   ***

 

Evet, klimalar her tarafta görüntü kirliliğinin en başını çeken nesneler halini aldı. Cephesi estetik en güzel bina bile bu klimalar yüzünden rezil olup çıktı.

 

Ayrıca, sokakta-kaldırımda yürürken tepene olmadık yerden bu klimalardan su damlıyor, yerde gölcük oluşturmuş su birikintilerine birden basıyor ayağın-paçan kirli suya bulaşıyor.

 

Biraz araştırdım, belediyeler bunlardan, klimaların yol açtığı bu görüntü kirliliklerinden ve su damlatmalarından sorumluymuş.

 

Hatta bazı yerlerin belediyeleri bu konuda katı yaptırımlar uyguluyormuş. Katiyen böyle görüntü kirliliğine ve su damlacıklarına izin vermiyor, klima sahiplerine basıyormuş cezayı.

 

Ben bizim belediyeden de rica ediyorum. Bu konuda bir inceleme ve gözlemde bulunsun. Gerekli uyarıyı yapsın, uymayanları cezalandırsın.

 

***                      ***                   ***

 

Elektrikli Eşya Servis Yetkilisi Sn. Recep Güdek gazetemize bir açıklama yapmış. Klimaları takmadan önce gidip yer tespiti yaptıklarına dikkat çekmiş.

 

Eminim, firmalar klimaların böyle uluorta bina cephelerine yapıştırılmış ‘bilmem ne' gibi durmalarını istemezler.

 

Recep Usta'dan da rica ediyorum. Klima takarken uyarsınlar, böyle çirkinliklere ve tepemize damlayan sulara izin vermesinler.

 



Bu Haber 2574 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI