12 Temmuz 2010 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Sn. Yalçın Taşçıoğlu'na gelen örnek davet..
musakiroğlu@mynet.com

1950 yılında Kuzey Kore birliklerinin Güney Kore'ye saldırması ile başlayan savaş tarihin en kanlı savaşlarından biri olarak kayıtlara geçti. Üç yıl süren savaşta 3 milyona yakın insanın hayatını kaybettiği söylenir.

 

Bu savaşta Güney Kore'ye destek vermek üzere gönderilen Birleşmiş Milletler'e bağlı kuvvetler arasında Türk askerleri de yer almıştı. Türkiye, Kore Savaşına 17 Ekim 1950 tArihinde General Tahsin Yazıcı komutasında 5090 kişilik bir tugay gönderdi. Katıldığı cephelerdeki savaşlarda büyük başarılar kazanan Türk tugayı, o gün bütün dünyanın takdirini topladı. Türk tugayı, Kore'de binden fazla şehit verdi, 2000 kişi de yaralandı.

 

********         ********          *******

 

Kore Savaşı'nın başlamasından bu yana 60 yıl geçti. Zaman dediğin şey nedir ki.. Gün olur, ay olur, yıl olur geçer, tutamazsın.. Ama hiç geçmeyen, zamanın silemediği bazı olaylar vardır. Onlar hep kalır, unutulmaz olur.

 

Bugün, Güney Koreliler de üzerinden 60 yıl geçen o savaşı unutmuyor. Tarihlerinin en acı hatırası ama aynı zamanda yeni hayatlarının miladı kabul ediyorlar. O savaştan ders alan, milli birlik ve beraberliğin kendileri için olmazsa olmaz olduğuna hep birlikte tek yürek inanan Güney Koreliler, bütün dünyanın “Güney Kore mucizesi” olarak adlandırdığı bir büyüme ve gelişme gerçekleştirdiler.

 

Bütün bunlar bir tarafa, Güney Koreliler bir şey daha yaptılar. O gün kendileriyle aynı cephede omuz omuza savaşan Türkiye, ABD, İngiltere, Yeni Zelanda, Belçika, Filipinler, Kanada, Yunanistan, Lüksemburg, Habeşistan, Avustralya, Fransa, Güney Afrika Birliği, Hollanda ve Kolombiyalı şehitleri ve gazileri hiç unutmadılar. Onlar için anma günleri düzenlediler, şehitlikler kurdular, anıtlar diktiler.

 

Aynı Güney Koreliler bir şey daha yaptılar. Ülkeleri için savaşan gazileri de hiç unutmadılar, kendilerinden bir parça saydılar. Onlarla sürekli ilişki içinde oldular. Minnet duygularını hiç eksik etmediler. Onlarla gurur duyduklarını her durumda dile getirdiler.  Ülkelerine davet ettiler, misafir ettiler, el üstünde ağırladılar.

 

Güney Koreliler vefa duygusu, vefa örneği nasıl olurmuş bütün dünyaya en üst seviyeden ispatladılar. Bakın, Güney Kore Cumhurbaşkanı, Ünyeli Kore Gazisi Sn. Yalçın Taşçıoğlu'na gönderdiği 1 Haziran 2010 tarihli mektupta bunu öyle ispatlamış ki.. Mektubu okuyan “Vefa duygusu ancak bu kadar olur” diyor, kullanılan ifadeler karşısında şapka çıkarıyor.

 

Bakın mektup aynen şöyle;

 

Değerli Yalçın Taşçıoğlu,

 

Kore Savaşının 60. yılını andığımız bu sene, zulüm ve saldırılara karşı göstermiş olduğunuz fedakarlıkları anmaktan onur duyuyoruz. Savaşın tahmin edilemez dehşeti karşısında göstermiş olduğunuz dayanıklılık ve cesaret karşısında saygı ile eğiliyor, bağımsızlık ve özgülüğe olan bağlılığınıza saygı duyuyoruz.

 

Yapmış olduğunuz fedakarlıkların heba olmaması adına, biz Koreliler, barışı ve özgürlüğü muhafaza etmeye, güçlü ve müreffeh bir ülke kurmaya söz verdik. Ve bu sözümüzü sadakatle tuttuk. Bugün Kore, sağlam bir ekonomi ve güçlü bir demokrasi ile bütün dünyayı barış ve istikrarın korunması için faal olarak teşvik etmektedir. Kore günümüzde artık, kendini yardım alan bir ülke konumundan başkalarına yardım eden bir ülke konumuna getirmiştir. Başarımızdan dolayı gurur duyuyor ve bu başarıyı sizlere ithaf ediyoruz.

 

1975 yılında bu yana Kore Hükümeti, Kore Savaşı Gazilerini ve ailelerini her yıl, Kore'yi tekrar ziyaret programı çerçevesinde davet etmektedir. Sizi ülkemize davet ediyor, ağırlamak istiyoruz. Kore halkı sizleri ağırlamayı sabırsızlıkla beklemektedir. Umuyoruz ki ülkemizde mümkün kıldıklarınızı görecek ve umuyoruz ki yıllar önce bizim için yaptıklarınızı aileleriniz de görüp sizlerle bir kez daha gurur duyacaklar.

 

Bir kez daha, en içten minnettarlık duygularımızı ve en derin saygılarımızı lütfen kabul buyurunuz. Sizler, daima, bizim gerçek kahramanlarımız olarak kalacaksınız ve sizi temin ederiz ki bizimle gurur duymaya devam etmeniz için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Kore halkı adına sizlere teşekkür ediyorum. Saygılarımla..

                                                                                                                      İmza

                                                                                                            Lee Myung-bak

                                                                                                        Kore Cumhurbaşkanı

Mektuptaki samimiyeti, içtenliği, karşı tarafa duyulan saygıyı görüyor musunuz? Ancak bu kadar olur.

 

Bazen konusu geçer de, ben derim ki “Bizim ne işimiz vardı ta Kore'lerde, tasası bize mi düşmüştü?” Ama inanın bu mektubu okuyunca bu tür düşünce ve duygularım değişti.

 

Dünyada en çok nankörlükten iğrenirim. Nankör biri benim gözümde aşağılık bir yaratıktır. Vefa duygusunu ise dünyanın en yüce duygusu saymışımdır hep.

 

Bu mektubu okuyunca, bu mektuptaki üstün vefa örneğini görünce Kore'de savaşmamıza, verdiğimiz şehitlere, gazilerimizin fedakarlığına değdiğini gördüm.

 

Hele de orda bizzat bulunmuş, savaşmış, yaralanmış Kore Gazisi Yalçın Ağabeyimizin ne düşündüğünü merak ediyorum.. Memleketinden binlerce kilometre uzakta, dünyanın öbür ucunda bir ülkede ateşle barut arasında yaşadığı o zorlu günleri gösterilen bu vefa duyguları karşısında eminim içinde yağ gibi eritmiştir.

 

Yeryüzündeki vefa duygusunun hiç eksik olmaması, hep artması temennilerimle Kore'de şehit düşen kahramanlarımızı rahmetle anar, hayatta bulunan kahraman gazilerimize uzun ve sağlıklı ömürler dilerim.

 



Bu Haber 2220 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI