19 Temmuz 2010 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
İnkur'un otu/kökü, odunu/kütüğü bir anda denize doldu
musakiroğlu@mynet.com

15 Temmuz Perşembe akşamı saat 17. 30 sıralarında eve giderken Yalı'da ekmek almak için uğradığım fırının önünde rast geldiğim Sütamcamın oğlu Naim Şeker bana denize bakmamı söyledi.

 

Döndüm denize baktım. Tabakhane Deresi önünde sular çamurlanmış, denize doğru yayılmıştı. Çamurlu su yüzeyinde de çok sayıda karaltı sağa sola sallanıp duruyordu.

Ünye'de o anda yağış yoktu, hava yüksek sayılırdı. Ancak denize akan çamurlu su ve sürüklenen karaltılardan anladım ki yükseklerde aşırı yağış var. Sular Tabakhane Deresini yükseltmiş, dere önüne kattığı otu/kökü, odunu/kütüğü denize sürüklemiş, sürüklemeye de devam ediyordu.

 

Aracıma bindim, döndüm Tabakhane Deresi'ni görmek için İlçe Tarım Müdürlüğü'nün oraya gittim. Bayramca Mahallesi'ne geçiş sağlayan köprünün yanına vardım durdum. Gördüm baktım ki Tabakhane Deresi kabarmış, çok da yabancısı olmadığımız o vahşi görüntüsüne bürünmüş, gürül gürül akıyordu.

 

Dere ha taştı taşacak, sular da bir tarafta Liseler Mahallesi'ne, diğer tarafta Bayramca Mahallesi'ne dalacak endişesiyle dere kenarında evi, işyeri olanlarda büyük bir korku ve panik vardı.

 

Orda bulunanlardan bir kısmı, “Suların sürüklediği köklere, kütüklere bakın. Eğer derenin ayakları sökülüp de yeni köprü ayaksız yapılmasaydı, bu köklerle kütükler köprü ayaklarına takılacak, sular denize akamayacak, dere de taşıp mahalleleri su basacaktı. Ama bakın suyun önünde engel yok su, her şey akıp denize gidiyor” diyerek, bir gerçeğe dikkat çekiyorlardı.

 

Gerçekten de dere bütün haşmetiyle coşmuş, akıyor. Önüne kattıklarını her hangi bir engele takılmadan bütün hızıyla denize sürüklüyordu. Demek ki, benim eve giderken denizde gördüğüm o karaltılar, derenin doğduğu İnkur bölgesinden alıp önüne kattığı ta oralardan denize sürüklediği ot/kök, odun/kütükmüş.

 

Bizzat gözlerimle şahit olduğum gerçek; Tabakhane Deresi'ndeki ayaklı köprülerin yıkılıp, yerine karşıdan karşıya ayaksız köprü yapılması sele-taşkına karşı çok önemli bir tedbir oluşturmuş.

 

Ayrıca bir şeye daha şahit oldum; mahalleli o köprüleri yapana öyle dua ediyordu ki, sebep olanların yedi ceddi duaya doydu/kandı doğrusu.

 

*********          *********           *********

Diğer taraftan 14 Temmuz Çarşamba günü Ünye merkeze yağan aşırı sağanak ta ucuz atlatıldı sayılır. Bazı cadde ve sokaklarda sular yükseldi. Yükseldi, ancak uzun süre göllenmeden, aktı denize ulaştı. Gerçi su basan, zarar gören birkaç dükkan var. Bu kriz ortamında uğradıkları zarar insanı üzüyor tabi. İnşallah zararları ödenir de sıkıntıyı çabuk atlatırlar.

 

Yalnız şu bir gerçek ki, eğer Büyük Cami önünden denize geniş çaplı yeni bir yağmur suyu hattı döşenmemiş olsaydı var ya.. Çarşamba günü şehir merkezi tabiri caizse hapı yutmuştu.

 

Ben yağış sırasında evden pencereden dışarıyı izliyordum, bu hattın denizle buluştuğu Atatürk Parkı'nın kenarından denize öyle bir su boşandı ki.. Denize yağmur suyu boru hattı değil de sanki nehir akıyordu.

Bu hat için de, sebep olanlara özellikle esnafın büyük duası var.

 

**********          *********           *********

 

Bütün bunlar olaylara akılcı, ciddi, kalıcı çözüm noktasından bakılır da yapılan iş bu minval üzerine yapılırsa doğru sonuçlar alındığını gösteriyor.

 

Ha.. şunu diyeyim Ünye'de sele/taşkına karşı alınması gereken tedbirler bitti mi? Bitmedi tabi ki.. Daha çok iş var. Ancak alınan tedbirler bundan sonra alınması gereken tedbirler için emsal oluşturdu, örnek oluşturdu. Bütün bunların devamı gerekiyor…



Bu Haber 2670 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI