31 Temmuz 2010 Pazar
ARİF TAKICI
Kıbrıs Gazileri
Arif Takıcı

Bu yazımı Kıbrıs Harekatı münasebeti ile biraz da gecikmiş olarak yazıyorum. Kıbrıs barış harekatı deniz aşırı bir adaya yapılmış dünyada ender görülen başarılı bir harekattır. Bu harekatta  şehitlik mertebesine ulaşarak Kıbrıs'ın bağrında yatmakta olan 598 Şehidimizi rahmetle ve minnetle anıyorum…Ruhları şad olsun. Kahraman Gazilerimizi de saygıyla anıyor, 36'cı yıldönümü münasebeti ile kendilerini kutluyor, sağlık ve esenlikler diliyorum. Kıbrıs'ta çıkarmanın yapıldığı plajda bu yıl ilk defa görkemli bir anma etkinliği yapılması beni heyecanlandırdı ve ziyadesiyle memnun etti. Bu duygunun bir ifadesi olarak, ahde vefanın tezahürü ekseninde hareket  ederek bu kutlamayı gerçekleştiren Kıbrıs  halkına ve organizeyi gerçekleştiren ilgililere teşekkür ediyor, barış, güven ve huzur içerisinde  yaşayacakları müreffeh bir yaşam diliyorum.

Değerli okurlarım, daha önceki yazılarımda bahsetmiştim; bilmeyenler için yine ifade etmek istiyorum… Ben de Paraşütçü Komando olarak Kıbrıs barış harekatına katılmış olan bir Gaziyim. Gazilik onurlu fakat aynı denklemde yüksek mertebede sorumluluk arz eden bir unvandır. Gaziler şehitlerin görünen temsilcileri, ulviyet  irtifasında buluşan manevi kavramın ikizleri gibidirler. Şehitleri de ölü sanmayınız, zira onlar diridirler!!!  Şehitlerimizin hatıralarına ve emanetlerine sahip çıkmak başta devletimizin, milletimizin ve gazilerimizi temsil eden derneklerimizin görevidir!   Ünye de bir dolmuş hattında hala gazilerin, gazi eşlerinin ve şehit eşlerinin saygısızca davranışlar ve sitemlerle karlaşması, bu olumsuz ayıp ve tutarsızlığın ise yıllardır düzetilememiş olması, mesele ile ilgili olan bütün şahıs ve kurumların anlaşılması güç ayıbı ve gafıdır. Bu  ayıbın yetkililerce en kısa zamanda düzeltilmesi zorunluluktur… Söz konusu dolmuş hattı yetkili ve ilgililerin malumudur!

Şunu önemle ifade etmek isterim ki, öncelikle Gaziler kendilerine saygı duymak, sahip çıkmak ve aralarında  birlik beraberlik tesis etmek durumundalar… Biraz çuvaldızını kendimize batırmak, bir başka ifade ile empati yapmak lazım; öyle değil mi? Gazi olduğu halde Muharip  Gaziler Derneği'ne uğramayan, ne yapılıyor ediliyor diye sormayan, toplantı ve törenlere katılmayan gazi iseniz  empati kurmanız  ve gazilik unvan ve sorumluluğunu ne derece idrak edebildiğinizi  kendinize sormanız lazım!!! Mesela 20 Temmuz  yıldönümü münasebeti ile Ünye  Muharip Gaziler Temsilciliğine  gelen Gazi sadece 4 kişi…Neden yazdın diye kızmayın, basın mensubu arkadaşlar olayı gördüler zaten! Böyle olmaz…He vallahi olmaz! Dernekte neler olacak diye Başkanın sürekli sizi araması gerekmez ki. Siz Başkanınızı arayıp yapmamız gereken bir şey var mı, diye hal hatır sormanız lazım! Öyle değil mi?                  Bu yazım vesilesi ile Hükümetimize de seslenmek istiyorum…2007 yılında yürürlüğe konulan ve Gaziler arasında ikilik yaratmış olan izan ve mizan ölçüleri ile anlaşılması güç, sosyal ve ekonomik ayrımcılığı çağrıştıran yasal düzenlemeyi yürürlükten kaldırınız ve eşitlik hükümlerine haiz yasal düzenleme ihdas ediniz! Bu devletimizin, dolayısı ile devletimizi temsil edenlerin gazilerimize olan kaçınılmaz ve vebali büyük vefa borcudur! Saygılarımla.



Bu Haber 1657 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI