2 Ağustos 2010 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Devlet milletine insan muamelesi yapacak..
musakiroğlu@mynet.com

Hükümet, Mart ayında valiliklere gönderdiği genelge ile mevsimlik işçiler için, gittikleri yerlerde geçici barınma istasyonları yapılmasını bildirmişti. İçinde, başta elektriği, suyu, tuvaleti, banyosu olan en gerekli insan ihtiyaçlarının karşılandığı istasyonlar için valilikler ve kaymakamlıklar harekete geçmişlerdi.

Bu ara gazetemizde Ordu'da ve Ünye'de yapılan çalışmaların haberlerini okudum. Okuduğum haberler karşısında devletin o insanlar için yaptıklarına çok sevindim.

Mevsimlik fındık işçileri önceki yıllarda fındık toplamak için geldiklerinde tamamen “Saldım çayıra Mevlam kayıra” türünden muamele görüyorlar, rezillik üstüne rezillik yaşıyor, insanlık dışı yaşam sürüyorlardı.

Ben geçtiğimiz Mayıs ayında bakın bu köşemde yazdığım yazıda konuya dikkat çekmiş, önemini anlatmaya çalışmıştım.

İşte o yazımdan bir bölüm;

Ünye'de Güneydoğulu işçi 'açılım'ı yapılıyor mu!?

Geçtiğimiz Mart ayında yayınlanan bir genelgeyle ‘Gezici Mevsimlik Tarım İşçileri'yle ilgili bir dizi düzenlemeye gidildi. Bu kararda sözü edilenin adı her ne kadar Gezici Mevsimlik Tarım İşçisi olarak konulmuşsa da kamuoyu ve basın bunun Güneydoğulu işçilerle alakalı bir düzenleme olduğunu anında dile getirdi.

 

Böyle bir konunun ucu ta buralara, Ünye'ye kadar uzandığı için tabiatıyla bizler biraz daha fazla kulak kabarttık. İşin aslının/astarının ne olduğunu daha derinden anlamaya/kavramaya çalıştık. Yapılan düzenleme bu işçilerin gerek yolculuklarının, gerekse gittiği yerlerdeki şartlarının iyileştirilmesini esas alıyordu. 

………………………………………………………………………………………..

Bizim fındık bahçesi Ünye Sanayi Sitesi'nin üst tarafında. Bir kısmı boş saha olduğu için birkaç yıldır, Güneydoğulu işçiler buraya çadır kuruyor. Buradan sağa/sola fındık toplamaya gidiyorlar. Biz de göz yumuyoruz.

 

Geçen sene çok yağmurlu geçen bir gecenin sabahında yolum Sanayi tarafına düştü. Tam bizim bahçenin kenarından geçiyordum ki, baktım çadırlar sökülmüş, yatak yorgan ne varsa ağaca, dala takılmış.. Aileler ise bebeleri, çocukları, kendileri baştan aşağı sırılsıklam.. Anlaşılan değiştirecek başka giysileri de ıslandığı için oturmuş üstlerini başlarını kurutmaya çalışıyorlardı.

 

Döndüm şehir merkezine geldim bazı dükkanlara uğradım. Çoğunu bağış, bir kısmını da parayla giysi aldım. Ayrıca gittim branda satan bir arkadaştan yarısı bağış, yarısı parayla branda satın aldım. Biraz ekmek, biraz da kumanya temin ettim. Götürdüm, o insanlara verdim. “Bütün bu eşyaları size hayır sahibi Ünyeliler gönderdi” dedim. Onların gözlerinin içindeki parlamayı, memnuniyeti ve kendilerini tutamayıp ağlamalarını herkesin görmesini çok isterdim doğrusu. Bütün bunları yaparken Ünyelilerin çoğundan destek görürken yine bazı arkadaşlarımdan tepki aldım.

 

Hükümet bu insanlar için.. Dağa, teröre çıkmayıp, gelip alın teriyle geçimlerini temin etmek isteyen bu vatandaşlarımız için bir düzenleme yaptı. Son derece de doğru yaptı. Yapmayıp ta, namusuyla, helalinden kazanıp geçinmek isteyen bu insanlara sahip çıkmayıp ta bölücü terörün kucağına mı itseydi?

 

Bazıları konuşuyor, ama yanlış konuşuyor. Onlar da, biz de bu ülkenin birlikte vatandaşlarıyız. Ne kadar sımsıkı sarılırsak.. Ne kadar birbirimize sahip çıkarsak.. Ayrıca devlet ne kadar gereğini yerine getirirse, bu insanlar dağdaki bölücü teröre o kadar uzak kalırlar. Aksi takdirde doğacak çaresizlik terörist eşkıyaların ekmeğine yağ sürer.

 

Ha, içlerinde gizli hainler varmış. Olabilir, gizli hain onların içinde de olabilir, bizim içimizde de. Önemli olan dikkatli olmak, şüphe, endişe yaratanları ilgili mercilere bildirmektir. Yoksa işin başında herkesi hain görmek, bu insanları gerçekten hainlerin kucağına atmaktan başka bir işe yaramaz.

 

Ordu Valiliği il merkezinde mevsimlik işçilerin daha iyi şartlarda barınması için çalışma başlatmış. Yakında böyle bir yeri bulunup, açıklanacakmış.

 

Şu saate kadar, Ünye'de de böyle bir çalışma yapılıyor mu bilmiyorum.. Bazılarının o meşhur ifadesiyle soruyorum “Ünye'de Güneydoğulu işçiler için ‘açılım' çalışması yapılıyor mu? Niye bir ses yok?

********          ********           *********

Ordu Valiliği Ordu'nun merkez Uzunisa köyünde mevsimlik işçiler için geçici barınma istasyonu kurmuş. Orada kalanlar geçen yıllarda yaşadıkları rahatsızlıklardan sonra bu yıl yaşadıkları rahatlığa inanamadıklarını dile getiriyorlar. “Allah devletimizden razı olsun, başımızdan eksik etmesin” diyorlar. Düşünebiliyor musunuz, Ordu'da devletin en tepedeki temsilcisi Ordu Valisi Sn. Orhan Düzgün, yanına eşini de alarak bizzat gidip o insanlara “Hoş geldiniz” diyor, istekleri olup olmadığını soruyor. 

Ünye'de de öyle.. Ünye'de de bu işçilerin kalması için geçici barınma istasyonları kuruldu.

 

Şimdi soruyorum, devlet tarafından kurulan geçici barınma istasyonunda kalanların mı devletine bağlılığı, saygısı, sevgisi gelişir, artar? Yoksa önceki yıllarda olduğu gibi yukarıda bir örneğini yazdığım şartlarla çaresiz bırakılan insanların mı..?

 

Terörün, dağdaki eşkıyanın insan kaynağı gerek oralarda gerekse çalışmak için gittikleri yerlerde çaresiz bırakılmış insanlardır. O insanların içindeki isyanı tetikler, onu kullanır terör örgütü.

 

Bu insanlara ne kadar sahip çıkılır, ağanın, aşiret reisinin, şıhın, şeyhin elinde maraba olmaktan ne kadar çıkarılır, ne kadar devletin şefkat ve sevgi dolu sahipliliği altına alınırlarsa terör örgütünün insan kaynağı da o kadar azalır.

 

Bu sene başlatılan uygulamayla devlet vatandaşına karşı görevini yapmış, vatandaşı ise az biraz da olsa rahat etmiş, buna mukabil terör örgütüyle bölgenin çaresiz insanları arasındaki mesafe biraz daha uzamıştır.

 

Böylece bu seneki bu uygulamadan ülkemizin birlik ve beraberliği kazanırken, terör örgütü kaybetmiştir.



Bu Haber 2322 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI