11 Ağustos 2010 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Huzursuzluğun baş sebebi vatandaş değildir..
musakiroğlu@mynet.com

Modern toplumlarda, eğer sosyal hayatta bir huzursuzluk varsa bunun sebebi olarak öncelikle vatandaş görülmez/gösterilmez.

İşin başında yasaya bakılır. Yeterli mi, değil mi, gözden geçirilir.

Eğer yasa yeterli değilse gerekli ilavelerle, değişikliklerle takviye edilir, yasal boşluk çarçabuk ortadan kaldırılır.

Yasa yeterli, ancak buna rağmen hala huzursuzluk varsa bu sefer yönetime/idareye bakılır.

Yöneticinin yönetme yeteneği sorgulanır, değerlendirilir.

Yönetiyorken yasaları doğru ve yeterli uygulayıp, uygulamadığı araştırılır, gözden geçirilir.

Hele hele, yöneticinin ‘millet bozuk, vatandaş kötü' türünden laflarına hiç kulak asılmaz, aldırış edilmez.

Faturanın vatandaşa çıkarılmasına katiyetle fırsat verilmez.

Eğer idareciysen yasaların belirlediği görev ve yetki çerçevesinde huzursuzluğa fırsat vermeyeceksin.

Her şeye rağmen huzur bozan/bozanlar varsa gereğini yapacak, yasal yaptırımları toleranssız şekilde uygulayacaksın.

**********         **********           **********

Ülkemiz, bilindiği gibi milletin temsilcilerinin millet adına yaptığı yasalarla idare edilen bir ülke. Yasamız çok şükür bol, istemediğin kadar.

Her alanda madde üstüne madde yazılı yasalarımıza rağmen her nedense toplumsal huzursuzluklarımız azalmıyor, tersine artıyor.

Dedim ya, yasalarımız var. Bir eksiklik yok.

Örneğin; çevreyi kirletenlere karşı yasa var, yasada yazalı ceza ve yaptırım da var.

Ses ve gürültü kirliliği yapanlara karşı yasa var, yasada yazılı ceza ve yaptırım da var.

Ama bu ülkede çevre kirliliği, ses ve gürültü kirliliği had safhada..

Ya peki niye?

Yönetici acizliğinden.

Yönetici aciz, yönetmede beceriksizse..

Bırak farkında olmamayı, görmemeyi, duymamayı..

Gözünün önünde akan dereye/denize dökülen çöplere karşı duyarsızsa..

Yanından geçen araç konvoyundan yayılan kulak patlatan sesi-gürültüyü duymuyor, aldırış etmiyorsa..

Yasa ne yapsın?

**********         **********            **********

Biz Şeyh Yunus Kültür Derneği olarak bundan yaklaşık 6 ay önce Ordu Valiliği'ne başvurduk. Bu başvuruda Ünye'deki ses ve gürültü kirliliğine dikkat çektik, şikayetimizi ifade ettik.

Valilik bunun üzerine Ünye Kaymakamlığı'na yazı yazdı, konuyla ilgilenilmesini, ses ve gürültü kirliliğinin önlenmesini istedi.

Aradan geçen zaman içinde değişen bir şey olmadı. Bilakis ses ve gürültü kirliliği daha da arttı.

Bunun üzerine geçen haftaki görüşmemizde Vali Sn. Orhan Düzgün'e olayı bir kez daha dile getirdik.

Ayrıca, sahil ve denizin dışında artık iç bölgelerimizdeki dere kenarlarının da çöplük haline getirildiğini söyledik. Korkunç bir çevre kirliliği oluştuğuna işaret ettik.

Sn. Valimiz konuyla yakından ilgileneceğini söyledi.

Çok geçmeden gördük ki Sn. Valimiz çevre kirliliği, ses ve gürültü kirliliğinin önlenmesi konusunda kaymakamlıklara talimat vermiş.

Ünye için bu talimat ikinci talimat, birincisi altı ay önce verilmişti.

Bakalım Ünye Kaymakamlığı bu sefer harekete geçecek mi?

 



Bu Haber 1925 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI