20 Ağustos 2010 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Dünyanın fındık ekonomisi toplamı 8 milyar dolarmış
musakiroğlu@mynet.com
Ünye Ziraat Odası Başkanı Sn. İsmail Şirin, gazetemize yaptığı açıklamasında çok dikkatimi çeken bir konuya değinmiş. Sn. Şirin, dünyada bir yıl içinde fındıkla yaratılan ekonominin toplamının 8 milyar dolar olduğuna dikkat çekmiş. Bu rakam, harmandan çuvala giren ve götürülüp tüccara satılan fındıktan elde edilen parayla, fındığın işlenmesi sonucu yaratılan katma değerlerin toplamından oluşan değerin tüm dünyada vardığı sonucu ifade ediyor. Şimdi şöyle düz bir mantık kuralım. Dünyada üretilen fındığın % 75'ini Türkiye üretiyor. Bu da demek oluyor ki bu 8 milyar doların % 70'i Türkiye'nin payı olması gerekir. Bu pay da 5.6 milyar dolara tekabül eder. Etmesine eder de maalesef öyle değil. Bu paradan Türkiye'nin payına yılda kaç lira düşüyor biliyor musunuz? Karadeniz Fındık ihracatçıları Birliği'nce açıklanan rakama göre 2009 yılının 1 Eylül'ünde başlayan ve 2010 yılının Haziran ayının 30'unda son bulan 10 aylık ihracat sezonunda fındıktan Türkiye'ye döviz girdisi olarak 1 milyar 197 milyon dolar girmiş. Yani 8 milyar dolardan Türkiye'nin payına geçtiğimiz sezon 5.6 milyar dolar yerine 1 milyar 197 milyon dolar düşmüş. Bu önceki ihracat sezonlarında da üç aşağı beş yukarı aynı.. Demek oluyor ki fındıktan Türkiye'ye yılda ortalama 1 milyar dolarında döviz giriyor. İyi de bizim payımıza düşmesi gereken 5.6 milyar doların 4.6 milyar doları nerde? İşin püf noktası işte asıl burada yatıyor. Biz bu 4.6 milyar dolarlık hakkımızı alamıyoruz. Almak için gücümüz yetmiyor. Siz bırakın “Türkiye artık dünyada 20 büyük ekonomi arasına girdi” türünden cilalı lafları.. Gerçek işte burada yatıyor. Bu durum, ikide bir “Biz muz cumhuriyeti değiliz” lafının hiçte bizi anlatmadığını gösteriyor. Muz cumhuriyeti tabiriyle, en başta ülkesinin zenginliklerine sahip çıkamayan, onları dünyanın güçlü tekellerine kaptıran, ya da peşkeş çeken ülkeler anlatılır. İşte fındığın durumu ortada.. Mal bizim, malın dünya ölçeğinde yüzde yetmişbeşi bizim. Ama maldan aldığımız pay yüzde yirmilik bir pay. Hadi gel de şimdi “Biz muz cumhuriyeti değiliz” de. ********** ********* ********** Fındık ne zaman az olmuş, ürün miktarı düşmüşse ihracat fiyatı yükselmiştir. Ya da fiyatın düşmesini önlemek üzere devlet ne zaman devreye girmiş, malı alıp stoklamış, piyasaya kontrollü mal sürmüşse o zaman yine ihracat fiyatı yükselmiştir. İşin bu birinci yanı.. İkinci yanına gelince; Türkiye'den fındık alan ülkeler bu fındığı işliyor, yeni ürünlere çeviriyor, katma değer katıyor, piyasaya öyle sürüyor. Fındık asıl o zaman para kazandırıyor. Fındıktan bir yılda meydana gelen 8 milyar dolarlık hacmin üçte ikilik bölümü işte burada ortaya çıkıyor. Biz işin bu bölümünde ne yazık ki hala nal topluyoruz. Fındık ürününü farklı ürünlerle birleştirip yeni ürünler yaparak satan bir ülke olmanın çok uzağındayız. Devlet, bu konuda önderlik yapmanın, doğru politika yürütmenin çok ötesinde hareket ediyor. Fındık bölgesi Karadeniz'e teşvik verirken tutuyor tekstile, bilmem neye teşvik veriyor. Madem teşvik veriyorsun fındığı işleyene, fındıktan yeni ürenler elde eden firmalara teşvik ver. Hatta teşvikin en ucuzunu, en avantajlısını ver. Zarar etmezsin, paran kalmaz, kaybolmaz. Verdiğin para fazlasıyla döviz olarak ülkeye girecek, ülkenin milli ekonomisine katkı yapacak. *********** *********** *********** Bir de fındıktan devlet desteği, taban fiyatı kaldırıldı. Ürün serbest piyasa koşullarına bırakıldı. Doğrusu bu dendi. İyi de fındık tekellerine fırsat verildi, adamlar dün bir-bugün iki başladılar manipülasyonlar yaratmaya. Piyasaya olmadık şeyler üflüyorlar.. Fiyat küüt aşağıya düşüyor. Fiyat düşerse ihracat fiyatı da düşer. Geçen sene ülkemize 1 milyar 197 milyon dolar döviz girdisi olmuştu ya, bu sene onun yarısı girer. Bu işte görev işin başında da işin sonunda da devlete düşüyor. Çünkü fındık Türkiye'nin tek stratejik tarım ürünü. Ya bu avantajımıza sahip çıkar para kazanırız, ya da ele para kazandırır, biz hamallığını yapar, karşıdan bakarız.

Bu Haber 2190 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : Etme Bulma Dünyası Tarih : 21 Ağustos 2010 / Pazar Üye Adı :alfz
Beyefendi; gazete de bir köşe bulmuşsun, padişah gibi ferman buyuruyorsun. Bir süre belediye başkanı hakkında seçim olana kadar yazıp durdun. Baktın yazılarının sonucundan bir sonuç çıkmadı. Halk yine aynı zevatı seçti. Şimdide Kaymakam hakkında ha bire yazıyorsun. Savcılık ihbarı değerlendirdi de ne oldu. Köydesin ve birliğin parasını bankada değerlendirip faizi ile arabayı aldı. Ünye Kaymakamlığına bir araba kazandırdı. Bu yüzden içişleri Bakanlığı Ünye ye Kaymakam bulamıyor. Bakanlık; Ünye nin kendini bilmez; siyasetçisinden, yazarından çizerinden bıktı usandı. Şimdilik hali hazındaki Kaymakamla yetinin. Yoksa Ünye kulliyyen Kaymakamsız kalacak. Ünyeliler bu kez de Ünye ye niçin kaymakam atanmıyor diye feryadı basacaklar. Ağustos Kararnamesi çıktı. Bir sene daha Osman Beyle idare edeceksiniz. Şöyle arkanıza dönüp bakın. Biz kimiz! Neyiz! Diye KENDİNİZE sorup düşünün. Çevrenizdeki İlçelerden ibret alın. Bunun ancak tek yolu var. Tüm Ünyeliler birlik olun zevatı Vali yapın (!)
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI