2 Eylül 2010 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Vali Düzgün'e anlamlı teşekkür..
musakiroğlu@mynet.com
Ordu Valisi Sn. Orhan Düzgün'e çok anlamlı bir teşekkür ziyareti gerçekleştirilmiş. Teşekkür ziyaretini yapanlar Güneydoğulu mevsimlik fındık işçilerini temsilen iki kişilik bir heyet. Heyet mensupları, bu yıl fındık toplama sezonunda kendilerine gösterilen yakınlık ve kurulan konaklama istasyonu ile ilgili teşekkürlerini iletmişler Sn. Vali'ye.. Konu ile ilgili yapılan haberden okuyorum, diyorlar ki ziyaretleri sırasında; “İçinde suyu, elektriği, tuvaleti, duş kabini bulunan konaklama istasyonu kurdurmanız sayesinde insanca bir fındık toplama sezonu geçirdik. Size minnettarız, çok teşekkür ederiz.” Teşekkürün asıl sebebine bakıp dikkat ederseniz kendilerine sunulan su, elektrik, tuvalet ve duş kabini.. Yani günlük hayatın olmazsa olmazları.. Önceki yıllarda bölgeye gelen Güneydoğulu mevsimlik işçiler bütün bunlardan mahrum olduklarından hiç değilse su ihtiyacının bir kısmını karşılamak için dere ve deniz kenarlarına çadırlarını kuruyor, buralarda konaklıyorlardı. Dereden/denizden sadece temizlik için yararlanıyor, içmek ve yemek yapmak üzere bulabildikleri en yakın su kaynağından ellerinde kap-kaçak su taşıyorlardı. Çadırlarını kurdukları yerde su akmayınca tuvaletleri de yoktu. Uygun buldukları yerde ya derme çatma bezlerden yapılmış kulübeciklerde ya da aldır ayaz orta yerde bu ihtiyaçlarını gideriyorlardı. Duş alabilmek, temizlenebilmek ise nerdeyse imkansızdı. Hadi erkekler denize, dereye girerek bir parça terlerini atıyor, tenlerini temizleyebiliyordu. Ya kadınlar.. Onların hiçbir çareleri yoktu. Bu insanlar elektrikten tamamen mahrum olduklarından fındık toplamaya gittikleri bahçe sahiplerinden rica ediyor, cep telefonlarını onların gösterdiği prizde şarj edebiliyorlardı. Yıllarca bunu yaşadı, en temel ihtiyaçlarını gideremeden çok zor ve zahmetli fındık dönemleri geçirdi bu insanlar. Ta ki bu yıla kadar. Bu yıl hükümetin genelgesiyle mülki idarelere görev verildi. Bu işçiler için geçici barınma istasyonları kurduruldu. Bu istasyonlarda 24 saat akan suyu, elektriği gördüler. Erkekler ve kadınlar için ayrı ayrı yapılan tuvalet ve duş kabinlerini kullandılar. İnsanca bir fındık dönemi geçirdiler. İnsan olmaktan doğan en temel ihtiyaçlarını karşılayabilmenin rahatlığını yaşadılar. Ordu Valiliğinin gerek merkezde gerekse ilçelerde kurulmasını sağladığı konaklama istasyonlarından ziyadesiyle memnun kaldılar. Devletin yanlarında olduğunu, hizmetlerinde olduğunu hissettiler. Bu ülkenin ayrıcalıksız insanı olmanın gurur ve huzurunu duydular içlerinde. Kendilerine sürekli pompalanan “Bu devletin kendilerinin değil, başkalarının devleti olduğu” propagandasının yalan olduğunu fark ettiler. Daha önemlisi Güneydoğuda'ki terörist saldırılarda şehit düşen askerlere rağmen.. Çok daha da önemlisi hemen yanı başımızda Akkuş'ta yaşanan menfur saldırıya rağmen bölge insanının kendilerine gösterdiği hoşgörüden bir eksilme olmadığını gördüler. Ülkesindeki diğer insanlarla yakınlığın ve kardeşliğin kalplerinin derinliklerinde heyecan verici bir titreşmeye yol açtığını duydular. Şimdi bazıları diyecek ki “Amma da abartmışsın, içlerinde bir kaçı böyle diye hepsi de böyle mi düşünüyor sanıyorsun?” Tamam, olabilir. Devlet olsun, bölge insanı olsun böyle davranarak en doğal olanı, olması gerekeni yaptı. Zaten yapılması gerekiyordu. Bunun sonucunda bu insanların birkaçında da olsa olumlu bir kıpırdanma meydana gelmişse kötü mü olmuş? Önemli olan bunu gerçekleştirmek, artırmak değil midir? Terör örgütünün yarattığı karanlıkta önünü/ardını göremez hale gelen insanlarımıza ışık olmak, onlarla yurttaşlık bağımızı güçlendirmek kötü müdür? Bakın böyle bir şey terör örgütü için kötü ama bölge insanının geleceği, ülkemizin birliği ve beraberliği için iyidir. Biz terör örgütü için kötü, insanlarımızın ve ülkemizin menfaati için iyi olanı yapmaya devam edelim. Arkası gelir..

Bu Haber 2463 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI