3 Eylül 2010 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Bu dramı 1973 yılında ben de yaşamıştım..
musakiroğlu@mynet.com
KPSS soruları satılmış.. Bu yazımı yazdığım Perşembe sabahı ajanslara böyle bir haber düştü. Gerçi birkaç gündür konuyla ilgili ard arda birçok iddia ortaya sürülmüştü. Bu iddiaların ciddiliği ve doğruya yakınlığı yüzünden öğretmen atamaları da durdurulmuştu. Şimdi de artık olayın sis perdesi iyice aydınlanmış görünüyor. Soruların el altından gizlice satıldığı netleşti. Şimdi artık soruları kimin dışarı sızdırdığının ortaya çıkarılmasına çalışılıyormuş. Satanlar, sınava girecek adaylardan 10 bin TL almış, soruları vermiş. Bu rakam son gün 1000 TL'ye kadar düşmüş. Ne bileyim belki bu yazı yayınlanana kadar işin bu bölümü de aydınlığa kavuşur. Ben böyle benzeri bir dramı 1973 yılında bizzat yaşamış birisiyim. Liseden mezun olduğum 1973 yılında İstanbul, Ankara ve birkaç büyük şehrin dışında üniversite sınavı olmadığı için biz de bir otobüs dolusu Ünyeli genç topluca İstanbul'a sınava gittik. O zamanlar otobüsler Aksaray Laleli'de yolcu indirip, bindiriyordu. İndik, öncelikle Aksaray'daki otellerde kendimize yer bulduk. Benim birkaç Ünyeli arkadaşla kaldığım otelin adı Otel Yaşmak'tı, bugün gibi hatırlıyorum. Oda arkadaşım ise Ünye Adliyesi zabıt katipliğinden emekli değerli dostum Sn. İsmail Çarkacı idi. Ünye'den İstanbul'a sınava üç gün kala gitmiştik, iki gün İstanbul'u gezdik. Son gün otelde kalıp, o günkü Büyük Dersane tarafından hazırlanan Üniversite Sınavı'na hazırlık kitabını gözden geçirdik. O gün akşama doğru otele üç kişi geldi. Bize yaklaştılar, sanki gizli rollerle sınav sorularının cevap anahtarlarını sattıklarını söylediler. Fiyatını sorduk, 500 TL olduğunu belirttiler. Biz bunların üçkağıtçı olduğunu, böyle cevap anahtarı falan deyip, sınav öncesi duyarlılığımızdan yararlanıp bizi dolandırmak istediklerini düşündük. Almaya yakın durmadık. Bu sefer fiyat kırdılar, 40-50 TL'ye kadar düştüler. Olmadık şekilde fiyat kırınca biz hepten şüphelendik, bunların kesin üçkağıtçı olduklarına karar verdik. Cevap anahtarı falan satın almadık. Ancak ben, masanın üstünde duran cevap anahtarlarından tarih sorularının cevap anahtarından görebildiğim baştan aşağı 10'a kadar olanını avucumun içine gizlice yazdım. Adamlar, gitti. Biz de sabah kalktık sınav olacağımız okullara gittik. Ben Gültepe'de Endüstri Meslek Lisesi'nde sınava girdim. Sorular dağıtıldı, testleri çözmeye başladım. Sıra tarih testine gelmişti. Soruyu okuyorum, cevabını elime yazdığım cevap anahtarıyla karşılaştırıyorum, aynı çıkıyor. Bir, iki, üç, dört.. tıpatıp aynı. Anladım ki gerçekten de sorular ele geçirilmiş. Satılan cevap anahtarları doğruymuş. Sınavdan çıktık, Ünyeli arkadaşlarla buluştuk. Aramızda olayı görüştük, cevapları satın almadığımıza yandık, üzüldük. Ünye'ye geri dönmek üzere otobüse bindik. O yıllarda boğaz köprüsü olmadığı için otobüsler karşıya arabalı vapurla geçiyor, vapura binmek için de saatlerce Kumkapı sahilinde birbiri ardına dizilmiş araçlar sıra bekliyordu. Yolcular da arabaların içinde, ya da dışarıda zaman öldürmeye çalışıyorlardı. Yine o yıllarda bir sonraki günün gazetesi, bir gün önce saat 4'te, 5'te çıkar, akşam postası adıyla elden satılırdı. O günün akşam postası çıkmış, satıcılar otobüslerin bulunduğu sıralara yaklaşmış, “Yazıyor, yazıyor üniversite soruları satılmış. Sınavları iptal edilecekmiş yazıyor” diye bağırıyorlardı. Gazetelerden aldık, okuduk. Üzüldük, haksızlığa uğramak ağır geldi, altında ezildiğimizi hissettik. Yapılan masraf, çekilen zahmet ise cabasıydı. Nitekim, olayın doğruluğu ortaya çıktı. Yapılan sınav iptal edildi. Biz bir o yıl bir kez daha üniversite sınavına girdik. O günden bu zamana 38 yıl geçti. Şimdi de küçük kızım yaşadı böyle bir dramı. Kızım da bu seneki KPSS sınavına girdi. Onun sınavının soruları da satılmış. 38 yıl önce ben, 38 yıl sonra kızımın yaşadığı muz cumhuriyetlerine mahsus dram bu ülkenin ayıplı yüzü olmayı hep sürdürdü maalesef.. Peki, bunlar belli olan, ortaya çıkanlar. Ya belli olmayan, üstü örtülü kalanlar. Bu ülkede kaç kişi böyle haksızlıklar sonucu paralar kazandı? Kaç kişi haksız yere görev aldı, memur oldu? Kaç kişinin hakkı yendi, boşta kaldı, işsiz geziyor? Var mı bunları bilen? Yok.. Ama bilinen bir gerçek var, bu ülkede bunlar hep yaşandı, yaşanıyor. Yazık, hem de çok yazık.

Bu Haber 2707 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI