4 Eylül 2010 Pazar
ARİF TAKICI
Paylaşmak mutluluk iksiridir
Mübarek Ramazan bayramının yaklaştığı şu günlerde yardımlaşma coşkusunun Ramazan bereketi ile birlikte yüksek düzeyde seyretmesinin verdiği güven ve mutluluk, Ramazanın gayesi ve ruhuna uygun olarak bayrama kadar artarak devam edecektir.
Bu yüce ruh hali necip milletimize ve Müslüman alemine cenabı Allah'ın bahşetmiş olduğu ne ulvi bir kıymettir. Mehmet Akif Ersoy'un; girmeden tefrika bir millete düşman giremez, toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez, dediği gibi, bütün İslam alemi şayet sevgiyi yardımlaşmayı ve İslam esasına göre vefayı hep önde tutarak kardeş olmayı idrak ederse, o zaman Allah'ın Kura'nı Kerimi'nde verdiği ilahi mesaja ve sevgili Peygamberimizin; bütün Müslümanlar kardeştir hadisine tekabül eden yüksek ruhla hareket etmiş olur ki, bu şekilde yaşamayı kaim kılmak dünyaya saadet getirir. Peygamberimizin ve dört Halifenin yaşadığı döneme boşuna Asrı Saadet denilmiyor. İşte bu değerler manzumesini tam olmasa bile kısmen yaşamak, insanlığa saadet ve barış getirecektir. Şunu yapmayacağız! Neyi yapmayacağız? Ben yakınlarıma yardım ederim, eve lazım olan camiye haramdır, gibi aklıselimden uzak taassup içerisinde asla olmayacağız! Evet önce yakınlarımıza yardım edeceğiz tabi ama oraya derin çizgiler ön yargılı çizgiler ayrıştırıcı sınırlar koymayacağız. Ya ne yapacağız? Yakınlarımızdan başlayarak mümkün olduğu kadar uzaklara doğru imkanlarımız ölçüsünde yardımlarımızı ulaştırmaya çalışacağız. Saygı değer Müftümüz Cuma sohbetinde çok güzel ifade ettiler. Tuzu kuru olmak.. Ne demek bu? Şayet Müslüman Pakistanlı kardeşlerinizin başına gelen sel felaketi sizi üzmüyor, yüreğinizi sızlatmıyorsa, yardım kampanyalarına iştirak etmiyor, gücünüz yettiği ölçüde yardımda bulunmuyorsanız… Şayet Şili'de'de göçük altında kalan ama ancak dört ay sonra kendilerine ulaşılabilinecek insanlara Katolik Hıristiyan da olsa üzülmüyorsanız, sizin tuzunuz kuru… Evet, kuru! Neden öyle diyorum? Çünkü tuzu vahametinde olan kişi şeytanın aman sendeci eksenindeki mat vesvese verimsizliğinin girdabında sakat bir ruh atmosferiyle cebelleşir. Bunun neticesi ne olur? Bunun neticesi klinik bir vaka olur. Başta Diyanet işleri Başkanlığı olmak üzere birçok kuruluş Pakistan için yardım kampanyası sürdürüyor. Ünye'de Sayın Müftümüzün öncülüğünde toplanan yardım parsı yaklaşık 58 bin TL ‘dir. Necip Türk Milleti din dil ayırımı yapmadan dünyanın neresinde bir dert var ise tarih boyunca her daim yardım elini uzatan mümtaz bir millet olmuştur. Suudi Arabistan'da kaldığım zamanlarda benim Pakistanlı çok arkadaşım vardı. Hele iş arkadaşım olan Muhammet Amjet arkadaşımla o kadar samimiydik ki, bırakın birbirimizi tanımayı, ailelerimizi ve ülkemizi karşılıklı sohbetlerimizden ezberlemiştik. O kardeşlerimiz bizi çok seviyorlar. Kurtuluş savaşımızda küpelerine, bileziklerine varıncaya kadar toplayıp bize yardım ettiler. Kıbrıs savaşında Pakistan Devlet Başkanı Cumhurbaşkanımızı telefonla arayarak, Kıbrıs'a harekat başlattığınızı öğrendik, ihtiyaç listesi gönderin ne lazımsa gönderelim, hangarlarımız ağzına kadar size açık dedi. Sakarya depreminde ilk yardımımıza koşan da yine Pakistanlı kardeşlerimizdi. Yardımlaşmada huzur vardır. İşte şimdi yardımlaşma, dayanışma, kaynaşma, vefa göstermenin zamanı… İşte şimdi o kardeşlerimizin yaralarına merhem olma zamanı. İşte şimdi, şu mübarek günlerde Pakistan'daki öksüzleri bayramda sevindirme zamanı. Acaba ulaşır mı? Vesvesesine kapılmayalım! Vesvese şeytanın düzenidir ve insanı sürekli şüpheci yapan bir sakatlık, hatta klinik vakadır. Başta Diyanet olmak üzere yardım kuruluşlarının aracılığı ile o kardeşlerimize yardım edelim, onlara çift bayram yaptıralım. Saygılarımla.

Bu Haber 1967 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI