22 Aralık 2008 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Bu seçimde muhalefet partilerinden çok, güçlü muhalefet adayları iş yapacak
musakiroglu@mynet.com

2002 seçimlerinden sonraki seçimlerde bir türlü başarılı olamayan muhalefet partilerinin işi, bu seçimde de iyi gözükmüyor.

 

O gün bugündür yapılan üç seçimde de iktidar partisinin çok gerilerinde kalan muhalefet partileri, seçmen için hala cazip bulunmuyor.

 

Bir diğer taraftan da farklı haberler geliyor. Bazı araştırmacılar iktidar partisinin, üst üste aldığı başarısız sonuçlardan sonra ileriye doğru yaptığı hamlelerden geri çekilip, özellikle son birkaç aydır savunma pozisyonuna geçtiğini belirtiyorlar.

 

Gerçi savunma mı, yoksa kısa süreliğine saklanıp, ilk fırsatta yine hamleye geçme hesapları mıdır, bilemiyorum… Ancak, hayret ettiğim asıl şey muhalefet partilerinin durumu.

 

Muhalefet partilerindeki aynı yüz, aynı söylemler üç aşağı beş yukarı aynen devam ediyor. Bu yüz ve söylemleriyle seçmenden oy alamayan muhalefet partileri ısrarla bu seçime de değişmeden aynı şekilde girmeye hazırlanıyorlar.

 

Ancak bir farkla… Daha önce kendilerine oy isteyen bu partilerin, bu seçimde artık kendilerine oy istemeyecekleri görülüyor.

 

Bu nedenle görüşü ne olursa olsun, ister kendi partisinden, ister bir başka partiden… Hiç önemli değil, yeter ki oy potansiyeli olsun… Seçimi kazanabilecek gücü olsun… Öylelerini bulup, aday yapma yarışındalar.

 

Muhalefet partileri işte böylesi adaylar arıyor. Buldukları takdirde de ağzı kulaklarına varmıyor, gerim, gerim gerinerek bu adayları millete sunuyorlar.

 

Yani artık parti, parti programı, lider, ekip, sağcılık, solculuk vs. bir tarafa… Varsa, yoksa güçlü aday.

 

Dikkat ederseniz AK Parti bile yer, yer partisini kenara koyup, hiç beklenmedik bazı adları aday yapma hesabı içinde gözüküyor.

 

Örneğin, Hülya Avşar'ın Bodrum'dan aday yapılmak istenmesi gibi…

 

Valla aslına bakılırsa, ben durumu hayra yoruyorum.

 

Çünkü parti dediğin ne ki? Öyle denildiği gibi gerçekten demokrasinin vazgeçilmez unsurları mı, yoksa genel başkanların ve çevrelerinin vazgeçemediği unsurlar mı?

 

Bizde hep genel başkanların vazgeçemediği unsurlar olduğuna göre, milletin ve ülkenin genel menfaatleri için parti dediğin kurumun ne önemi kalıyor ki?

 

Bu nedenle hayra yoruyorum güçlü aday arayışlarını. O adaylar seçim kazanır… Toplumun önüne geçer… Kendi aralarında organize olur… Yeni oluşumların yolu açılırsa… Belki böylelikle genel başkanların elinde tıkanan siyasetin de yolu açılır…

 

Yoksa bu genel başkanlar ile çevrelerini saran yağcı sürüsü, daha sittin sene bu ülkeyi de, bu milleti de böyle çaresiz ve alternatifsiz bırakmayı sürdürürler.

 

 



Bu Haber 2054 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI