6 Eylül 2010 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Çarşamba Arefe, Perşembe bayram, sonrası referandum..
musakiroğlu@mynet.com
Ramazan başladığında, “Allah bu sıcaklarda bahçede fındık toplayanlara sabır ve dayanma gücü versin” diye dua etmiştim. Duamın ardından referandum çalışması yapan partililer geldi aklıma. Onlar da bu sıcak havalarda köy köy ziyaretler yapacak. Kapı kapı dolaşacak, meydanlarda, güneş altında bilmem kaç derece sıcaklıkta mitingler düzenleyecekler. “İşleri hiçte kolay değil” diye geçirdim içimden. Vakti gelen her iş yapılıyor, geriye bir şey kalmıyor. Oruç ağızla zorlanarak ta olsa fındıklar toplandı. Harmanlandı, çuvallandı. Allah, Ramazan ayının ve bayramının hürmetine üreticimize acısın, fındıktan doğacak kazancının bereketini artırsın. Bu arada bir şeyin daha sonuna geldik. Çarşamba Arefe, Perşembe bayram.. Cuma, Cumartesi de bayram.. Pazar günü ise referandum var. Arefe gününden itibaren memleket bayram atmosferine girer. Kimse referandum falan düşünmez. Bayramı düşünür, bayramı yaşar. Dolayısıyla referandum çalışması yapanların önlerinde sadece bir günü kaldı, Salı.. Yarın, referandum çalışmasının son günü, finali yapılacak. Sonra sessizlik. Ama sadece dışarı yansımayan, içten içe durmayacak bir sessizlik olacak bu sessizlik tabi ki.. Kulislerde, kenarda-köşede partililer yine çalışacak, evet/hayır isteyecekler. Ramazan'da iftar üstüne iftara koşan, buralarda oy isteyenler bu sefer bayram boyunca ziyaretten ziyarete koşup oy isteyecekler. Referandum sürecinde aslında Ünye'de partiler arasında çok etkin ve yoğun bir yarış yaşanmadı. Ünye'deki siyasetçiler parti genel merkezleri, genel başkanları gibi olmadık sözler sarf etmediler birbirleri için. Ancak, Sn. Bülent Arınç'ın başlattığı ‘boy' tartışmasının başbakan tarafından ‘soy' tartışmasına dönüştürülmesi ve bu konuda edilen olmadık sözleri sanırım ben hiç unutamayacağım. Hele muhalefet partisi genel başkanlarının anayasa değişiklik paketi dışına çıkıp, konu dışı ettikleri sözler, “Bu pakette fındık var mı, kayısı var mı?” sözleri siyasi arşivlerimizin en ilginç vesikası olarak kayda geçti. Dedim ya Ünye rahattı. Olmadık diyaloglar yaşanmadı. Son derece kibar ve centilmence bir yarış yapıldı referandum sürecinde. Takdir duygularımı iletiyorum hepsine.. Teşekkür ediyorum. Bize, Ünyeliye yakışanı yaptılar. Bunda sanırım bölgede tek bir siyasi partinin, milletvekili olmasının payı var. Kocaman Ünye, Akkuş, Çaybaşı, İkizce havzasında sadece AK Parti'den milletvekili var. Bu yüzden Sn. Mustafa Hamarat, meydanda tek kaldı. Rakibi partilerden partneri olmayınca elini kolunu sallaya sallaya, rahat dolaştı seçim bölgesinde. Rahat dolaştı diyorum ya, dikkatimi çekti Sn. Hamarat “Seçimde bu bölgeden % 65'leri geçen miktarda oy almıştım. Rakibim yok, hala rahatım” rahatlığına/rehavetine kaptırmadı kendisini. Hiç durmadı. Sürekli dolaştı. Bazen bir ‘hayır'ı bile, ‘evet'e çevirmek için gitti, anlattı, o oyu kazanmaya çalıştı. Geçtiğimiz Cuma günü gördüm. Yağmur altında Ünye'de yine caddelerde dolaşıyor, ıslanmaya falan aldırmadan, ‘evet' çalışması yapıyordu. Muhalefet partilerinden CHP Ünye'de, ilçe teşkilatı olarak pek sokaklarda görünmedi. Çıkmışsa da ben rastlamadım herhalde. Gazetemize de bu minvalde pek haber gelmedi. CHP Ünye'de, kendinden emin hareket etti süreç boyunca. Ancak zaman zaman referandum çalışmasına gelen milletvekillerini ağırladılar, onlarla basın toplantısı yapıp, caddeye oy istemeye çıktılar. Rast geldiğim bir iki olaydan hareketle, MHP'nin referandum çalışması sırasında farklı bir yöntem izlediğine şahit oldum. Bu parti, koca bir grupla ziyaretler yerine, küçük gruplar, hatta tek başına partililerden oluşan ziyaretler gerçekleştirdi. Böylelikle az zamanda daha çok iş görmeyi, daha çok seçmene ulaşmayı hedeflediler diye düşünüyorum. Artık sıra karnede.. Karne günü 12 Eylül. Bakalım Ünye'de sınıfı kim, hangi parti geçecek? Kim ikmale/bütünlemeye kalacak? Kim sınıfta kalacak? Bir de şunu sormak istiyorum; vatandaş için acaba referandum sonucu mu önemli? Yoksa partilerin karneleri mi? Bence vatandaşların ekserisi referandum sonucundan çok, partilerin karnesini merak ediyor. Bu da normal, çünkü biz zarfın içini değil dışını merak eden bir milletiz. Bize de bu yakışır, öyle değil mi!..

Bu Haber 1922 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : REFERANDUM TAHMİNİ Tarih : 6 Eylül 2010 / Pazar Üye Adı :M. Ufuk MİSTEPE
12 Eylül 2010'da Anayasamızın bazı maddeleri için referanduma gidilecek. Kanaatimce büyük çoğunluk bunu GÜVEN OYLAMASI olarak algıladığından partiler hayli telâşeli! Azınlık ve bilinçli kesim Anayasa'ya odaklı! Bu makale üzerine bir tahmin yapayım dedim. 2007 yılı Genel Seçimleri'nde AK Parti % 46,58 oy almıştı. Referandumda aynı oranı koruyacağını düşünüyorum. CHP, % 20,88 oy oranıyla Meclis'e girdi. Fanatik olmayan CHP'liler EVET yönünde oy kullanacaklar. Ergenekon olayları ardından Alevî Cemaati'nin de % 25'i EVET kullanma eğiliminde; bu da CHP'ye en az % 5 oy kaybettirir. Bunu sesli söylemekten çekinseler de kamuoyu yoklamaları öyle gösteriyor. MHP, % 14,27 oy almıştı. 12 Eylül Harekâtı'nı unutuyor görünmesi, Peşmergeleri maaşla desteklemesi ve Apo'yu idam etmemesi gibi nedenlerle tabana maalesef sözünü geçiremeyeceğinden % 35 oy potansiyeli EVET yönünde oy kullanacak. Kürtler de baskılar nedeniyle diyemeseler de EVET yönünde oy kullanacakların sayısı küçümsenemez. Bu durumda BBP ve diğer partilerle birlikte geri kalanların % 50'sinin de EVET demesi olası. Hal böyle iken EVET yüzdelerini toplayacak olursak; EVET Diyecekler : % 61,75 HAYIR Diyecekler : % 38,25 olacaktır. Şahsî kanaatim EVET'in % 68 çıkacağı istikametindedir. EVET sevgili hemşehrilerim; sonuç her ne çıkarsa çıksın HAYR'lara vesile olması her daim dileğimizdir!
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI