29 Eylül 2010 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Numan Kurtulmuş başbakanlığa mı koşuyor?
musakiroğlu@mynet.com

Prof. Dr. Sn. Numan Kurtulmuş Ünyeli bir siyasetçi. Asıl mesleği üniversite öğretim üyeliği. Siyasetle bağı dedesinden, asıl bağı ise babası Sn. Dr. İsmail Niyazi Kurtulmuş'tan geliyor.

 

Numan Bey'in babası İsmail Niyazi Kurtulmuş, Türkiye'de Milli Görüş'ün lideri Sn Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın yakın dostu ve arkadaşı olan birisidir.

 

Siyasi düşünce olarak Milli Görüş terbiyesiyle yetişen Sn. Numan Kurtulmuş, gerek akademik kariyeri, gerek insani duruşu ve karşısında etki yaratan beden dili, gerek hitabet tarzındaki yeteneği.. Bunların yanında ayrıca gerek siyasi derinliği, gerekse ekonomik konularda dünyaya ve Türkiye'ye daha adil, daha paylaşımcı bir pencereden bakışı dikkat çekmiştir.  Bu özellikleri taşıyan birisi olarak da Milli Görüş çevresinde Necmettin Erbakan'dan sonra bu harekete lider olarak kabul görmüştür.

 

Bizim ülkemizde siyasi parti genel başkanı olmak demek başbakan adayı olmak demektir. Ünye birkaç bakan çıkarmış bir ilçe.. Sıra artık başbakan çıkarmaya gelmiş sayılır. Saadet Partisi'ne Genel Başkan seçilen Sn. Numan Kurtulmuş Ünye'de bundan böyle bizim başbakan adayımız olarak kabul gören bir siyasetçi oldu.

 

Hatta 2009'daki yerel seçimlerde partilerin aldığı oy olarak kabul edilen İl Genel Meclisi seçiminde tanıdığım bir çok insan gibi oyumu SP'ye vererek başbakanlığa giden yolda Numan Bey'e destek olmak istemiştim.

 

Ancak, bir yerlerde sanki hep bir gariplik vardı. Tanıdığım, bildiğim Milli Görüşçülerin birçoğunda Sn. Kurtulmuş'la ilgili olarak şüphe ve endişeler hissediyordum. Hissetmenin ötesinde bazılarından da açık açık, “Numan Kurtulmuş, Milli Görüş'ün lideri Erbakan Hoca'mızın prensiplerinden farklı hareket ediyor. Erbakan Hoca'mıza yanlış yapana biz de yanlış yaparız” diyorlardı.

 

İşin enteresan bir başka yanı ise Milli Görüşçü olmayan ancak kendisini yakın mesafeden izleyen birçok kişi Numan Beyi, Erbakan Hoca'nın emanetçisi ve onun vesayeti altında bir siyasetçi olarak görüyor, öyle pek fazla yaklaşmak istemiyorlardı.

 

Yani Sn. Kurtulmuş, bir tarafta Milli Görüşçüler, bir tarafta da Milli Görüşçü olmayan sempatizanları arasında iki arada bir derede kalmanın derin sıkıntısını yaşıyordu.

 

Numan Bey, SP'ye genel başkan olduktan sonra ilk demeçlerinden birinde benim de çok beğendiğim bir söylemde bulunmuştu. Şöyle demişti; “Ben siyasi büyümeyi bir pergelin iki ucu ile açıklıyorum. Pergelin bir ucu sabit, merkezde partinin genel prensiplerine bağlı kalacak, diğer ucu ise açılabildiği kadar açılacak, herkesi kucaklayacaktır.”

 

Siyasette ilkeli olmak, ilkeli bir duruş sergilemek en önemli meziyettir. Ama siyaset aynı zamanda kitlelere ulaşma, onların desteğini alma sanatıdır. Bu yüzden pragmatik bakmak, kitle desteğini mutlaka almak gerekir. Gerekir, çünkü siyasette hedef iktidara gelmektir. Bu da ancak kitle desteği ile mümkündür.

 

Numan Bey, pergel örneği ile işte bunu anlatmaya çalışıyordu. Bu bakış açısından hareketle de partisine yeni adlar kazandırıyor, parti şemsiyesini en azAmi ölçülerde açmaya çalışıyordu.

 

Ancak işin tam bu noktasında parti çekirdeğini oluşturan Milli Görüşçüler, parti içindeki inisiyatifi kaybetme endişesine kapıldılar. Numan Bey'e tavır koymaya başladılar.

 

Bu tavır bir senelik zaman içinde büyüdü, büyüdü partide iç çatışmaya dönüştü. Milli Görüş yanlıları sözlü tepkilerini fiziki tepkiye dönüştürdüler.  SP'nin son Genel Kurulu'nda yaşananlar ve ondan sonrası yaşananlar partide Numan Kurtulmuş yanlıları ile Erbakan Hoca yanlılarının bir arada duramayacağı gerçeğine dönüştü.

 

Gelinen noktada artık Numan Bey, çok kalmaz bugün yarın SP'den ayrıldıkları mesajını verir. Peki ne olur? Olacağı şu; SP, Erbakan Hoca yanlısı Milli Görüşçülere kalır. Diğer Milli Görüşçüler ve Numan Bey taraftarları ise yeni bir oluşumda bir araya gelirler.

 

Seçime de çok az zaman kaldı. Sn. Numan Kurtulmuş, seçime mutlak surette katılmaktan yana olacaktır. Bu durumda ne yapılır? Seçime girme hakkı bulunan bir partiye katılıp, orada genel kongre yaparlar Numan Bey'i partiye genel başkan seçerler. 2001'deki genel seçime Numan Bey'in genel başkanlığında girerler.

            ********************         *******************

 

Numan Bey, SP Genel başkanlığı sırasında düzenlediği mitinglerde, basın toplantılarında, televizyon programlarında söylediği her şeyle dikkat çeken bir siyasetçi oldu.

 

Sadece Ünye'de değil, Ünye dışından da, görüştüğüm/konuştuğum herkese lafı getirip Numan Bey hakkındaki görüşlerini de soruyorum. Bir kere şunu çok net görüyorum, Numan kurtulmuş adından herkesin artık haberi var. Ayrıca bir de şuna şahidim; Numan Beyi dinlemiş, görüşlerinden haberi olmuş hiç kimsenin “Numan Kurtulmuş şurada yanlış düşünüyor, şunu yanlış söylüyor” dediğini duymadım.

 

İnsanlara dolu dolu olumlu elektrik veren, karşılığında da insanlardan bol bol pozitif enerji alan Numan Bey'in çok kalmayıp kitle desteğini arkasına alabilecek bir siyasetçi olduğunu izliyorum.

 

Bir de aklıma ne geliyor biliyor musunuz? Sn. Abdullah Gül ve Sn. Tayip Erdoğan, Erbakan Hoca'nın sağ kolu siyasetçilerken gün gelip parti yönetimini almak istedikleri için Hoca ile yollarını ayırmak zorunda kalmışlardı. Biliyorsunuz, her ikisi de daha sonra memlekete başbakan oldular. Ayrıca birisi şu anda cumhurbaşkanı, diğeri ise Cumhurbaşkanlığı yolunda.

 

Şimdi ne düşünüyorum biliyor musunuz? Türkiye'de başbakanlığa hatta Cumhurbaşkanlığı'na giden yol sanki Erbakan Hoca ile çalışıyorken partinin başına geçmek istemekten geçiyor. 

 

Numan Kurtulmuş ta öyle olmasın.. SP yönetimine getirilmek istenmediği, oradan uzaklaştırılmak istendiği için bir zaman sonra Numan Bey de başbakan olmasın.. Hatta daha sonra Cumhurbaşkanlığı'na gelmesin.. Biz Ünyeliler de böylelikle başbakan hatta Cumhurbaşkanı çıkarmanın keyfini sürmeyelim..

 

Neden olmasın..

  

 

 

 



Bu Haber 2126 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI