1 Ekim 2010 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Fındıktaki büyüklük iddiamızı kayıp mı ediyoruz?
musakiroglu@mynet.com

Türkiye'nin fındık dışında ekonomik hiçbir veride dünyada pek bir önceliği yoktur. Sadece fındıkta baskın bir önderliğimiz ve birinciliğimiz bulunmaktadır.

 

Hep tekrarlar dururuz ve iyice ezberlemişizdir; “Fındıkta üretimin %75'ini, ihracatın da % 88'ini tek başına Türkiye gerçekleştirmektedir.”

 

Tamam, bu rakamlar doğru ve gerçek rakamlardır, Türkiye fındık üretiminde ve ihracatında dünyada birinci sırada gelen tek ülkedir.

 

Ama asıl gerçek bu değildir. Bu gerçek, bu rakamlar bugünün gerçeğidir. Peki ya yarının, ondan sonraki günlerin ve yılların gerçeği nedir?

 

İşte burada “gerçek” değişmekte, ülkemizin fındıktaki geleceği hiçte iyi görünmemektedir.

 

Bakın, bu ara yayınlanan bir açıklamayı sizlerle paylaşmak istiyorum.

 

Açıklamada aynen şöyle deniyor: "Uluslararası çikolata şirketi olan Ferrero, Gürcistan'da Gürcülerle ortak kurduğu bir şirket 5 bin hektar alana fındık dikimi yapmayı hedeflemektedir.

 

Söz konusu bu şirket bugüne kadar bin 500 hektara yakın alana dikim yapmıştır. Zira, dünyanın en büyük fındık kullanıcısı Ferrero'nun aroma ve tat bakımından dünyanın en iyi fındığı olan Giresun fındığı yerine Azerbaycan ve Gürcistan'da fındık üretimine yönelmiştir.

 

Aynı firmanın Arjantin ve Şili'de de üretime yönelik çalışmaları devam etmektedir.

 

1995 yılında 17 bin hektar olan ve 7 bin ton fındık üreten Azerbaycan'da fındık alanı 2008 yılında 22 bin hektara, üretim ise 15 bin tona ulaşmıştır. Azerbaycan'ın önümüzdeki yıllarda üretimini 60-70 bin tona çıkarması bekleniyor.

 

Fındık üretimi, eski üretici ülkeler olan İtalya, İspanya ve ABD'de 1995-2007 yılları arasında sabit kalırken, hatta İspanya'da kısmen azalış gösterirken, Gürcistan ve Azerbaycan'da artması dikkatleri çekmektedir.

 

Şili'de 25 yıl önce başlayan fındık üretiminde mevcut fındık alanları 12 bin hektara ulaşmıştır. Bu miktarın kısa vadede 50 bin hektara ulaşması hedeflenmektedir. 50 bin hektar fındık alanından ortalama 150 kg hesabıyla 75 bin ton, 200 kg hesabıyla 100 bin ton fındık alınabilir. Bu da, Türkiye'nin yakın bir gelecekte İtalya'dan sonra en güçlü rakibinin Şili olacağı anlamına gelmektedir.

 

Şili'de fındık tarımı tamamen modernize usullere ve sulama sistemleri ile birlikte kurulmaktadır. Mekanize tarımın uygulandığı bu ülkede fındık üretim maliyetleri 1 doların altındadır.

 

Şili'nin yanı sıra bazı Güney Amerika ülkeleri de fındık dikmeye devam etmektedir.

 

Dolayısıyla, gerek Avrupa'da gerek ABD'de ve gerekse Şili'de maliyetlerin düşük olması, dünya pazarlarında yüksek maliyetlerle ürettiğimiz fındığın pazarlanmasını güçleştirmektedir. Bu gelişmeleri göz önünde bulundurarak Türkiye'nin acil bazı tedbirleri alması gerekmektedir."

 

Ya işte görüyorsunuz, önümüzdeki dönemde fındıktaki asıl “gerçek” bu gelişmeler. Bu da gösteriyor ki, Türkiye ya göz yumacak, boyun bükecek bu gelişmeye teslim olacak, böylece fındıktaki dünya üstünlüğünde havlu atacak. Ya da tez elden olayı gözden geçirecek, gerekli çalışmalara başlayıp, fındıktaki dünya birinciliğini koruyacak.

 

Bunun için de en önemli çalışma, fındıktaki maliyetin düşürülmesidir. Türkiye şu anda, dünyada fındığın en çok maliyetle üretildiği ülkedir. Şili'de 1 dolara üretilen 1 kg fındık, Türkiye'de 3 doları geçmektedir. Bu maliyetle nasıl rekabet eder de gün gelir dünyaya fındık satarız?

 

Bugün hala satmaya devam ediyorsak, değer ülkelerde yetiştirilen fındığın henüz dünya ihtiyacını karşılayamamasından dolayıdır. Yarın karşıladıklarında ne yaparız, o ülkelerle nasıl rekabet ederiz?

 

Ekonominin en güzeli, en doğrusu, en kabul göreni süreklilik arz edenidir. Fındıktaki dünya üstünlüğümüzün, dünya birinciliğimizin sürekliliği maalesef her geçen gün erimekte, yok olmaya doğru sürüklenmektedir.

 

Fındıkla ilgili bütün kurum, kuruluş, herkes bu gerçekten hareketle durmamalı, acil tedbirler almalıdır.



Bu Haber 1850 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : YERİNDE TESPİT ! Tarih : 1 Ekim 2010 / Pazar Üye Adı :M. Ufuk MİSTEPE
Sevgili Musa, Tespitlerin gözardı edilemeyecek denli önem arz eder nitelikte. Az önce köşe yazını TMO Genel Müdür Yardımcısı Ayhan KARAYAMA Beyefendi'ye ve TMO Fındık İşleri Dairesi Başkanı Mustafa BAHAR Beyefendi'ye ilettim. Duyarlılığın için müteşekkirim. Konu, Karadeniz fındıkçılığının masaya yatırılması gereken ciddiyette ve geçiştirilemeyecek boyutlardadır. Kutlarım...
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI