6 Ekim 2010 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Fakülte önünde ve Aynikola kavşağındaki ölümler yetersizmiş..
musakiroğlu@mynet.com

Karayolları teşkilatının yol güzergahlarında yaşanan kazalar ve vatandaşların bitmeyen tepkileri konusundaki duyarsızlığını anlamakta hep zorlanmışımdır.

 

Bakarsınız, bir noktada ard arda kazalar oluyor. Canlar gidiyor, mal zararları yaşanıyor. Bölge idarecileri ve vatandaşlar olaya ve kaza meydana gelen noktaya dikkat çekiyor, tedbir alınmasını istiyor. Ama Karayolları ilgilileri bir şey yokmuşçasına davranıyor, işi geçiştirmeye çalışıyorlar.

 

Ünye'de Samsun yönünde Akçay girişi ile Ünye Devlet Hastanesi arası sık sık trafik kazalarının yaşandığı sabıkalı bir güzergahtır. Ayrıca bu güzergahın Fakülte önü ile Aynikola arası trafik dilindeki ifadesiyle tam birer ‘kara nokta'dır.

 

Aslında bu kara nokta sayısı üçtü, birisi de Ünye Devlet Hastanesi önüydü. Sürekli ısrar, tepki, siyasetçilerin sıkı takibi sonucu hastane önü çift yola dönüştürüldü, ayrıca trafik lambası konuldu. Nerdeyse haftada bir kaza yaşanan bu noktada yaklaşık bir yıldır çok şükür artık kaza/maza yaşanmaz oldu.

 

Hastane önü tamam olmasın tamam da, Atatürk Mahallesi'ndeki Aynıkola Sapağı ile Gölevi Mahallesi'nde fakülte önündeki tehlike her geçen gün artarak sürüyor. Buralarda ard arda meydana gelen kazalarda can ve mal kaybı devam ediyor.

 

Gerek Aynikola sapağı için, gerekse fakülte önü için birçok kez yetkililerin dikkati çekildi. İmzalar toplandı, bu noktalarda basın açıklamaları yapıldı. Ayrıca eylemler düzenlendi. Ama Karayolları ‘Nuh dedi, peygamber demedi' buralarda yaşanan kazalara ve can kayıplarına gözünü yumdu, tepkilere ise kulak tıkadı.

 

Son olarak ÜTSO Başkanı Sn. Hasan Şimşek, Ünye İİBF Dekanı Prof. Dr. Sn. Nuri Yılmaz, Ünye Çevre Derneği Başkanı Sn. Ogün Sanioğlu ve yöneticiler fakülte önünde bir tepki açıklaması daha yaptılar. Bu noktada acilen yolun bölünmesini ve trafik lambası konulmasını istediler.

 

Bu tepkiye Karayolları aldırış eder mi? Temennimiz etmesidir. Niye etmesidir? Çünkü artık bıçak kemiğe dayanmıştır. Karayolları teşkilatı, gösterdiği duyarsızlıkla Ünyelilerin, özellikle de buralarda yaşayan insanların tahammül sınırlarını zorlamaktadır. Aynı Karayolu ilgilileri, insanların topluca yolu/trafiği kesip, “Madem burada giden canları önemsemiyor, dikkate almıyorsunuz. Bizim hepimizi yok sayın” demelerini ve toplu direnişe geçmelerini körüklemektedir.

 

Dün, biraz sordum, soruşturdum. Karayolları neden bu iki tehlikeli noktada duyarsızlık gösterip ilgisiz davranıyor öğrenmek istedim. Öğrendiğim kadarıyla, buralar Karayolu teşkilatı için tehlikeli noktalar olarak görülmüyormuş. Öyle acil tedbiri gerektiren sebepler henüz oluşmamış.

 

Bakın, Karayolları'nın olayı böyle görmesi, bu şekilde değerlendirmesi çok saçma sapan, çok acımasız, çok vicdansız bir bakış açısıdır.

 

O iki noktada trafik ışığı bulunmadığı için onlarca insan öldü. Ayrıca oralara ışık konularak trafik akışına bir düzen verilmediği için bu iki nokta arasındaki yol boyunca da birçok can kaybedildi.

 

Ne demek yani, bu kadar canın gitmesi, bunca yüreğin yanması Karayolları'na yetmedi öyle mi? Daha kaç can giderse Karayolları için yetmiş olacak?

 

Olaya bu kadar acımasız bakılabilir mi? Bir devlet kurumu, o kurumun başındaki yetkililer ülkesinin insanına karşı bu kadar acımasız olabilir mi?

 

Bu memleketi bu anlayışla kim idare ediyorsa.. Hangi kurum ya da kurumun başındakiler insan ölümlerine böylesine kör ve sağır kalıyorsa.. Kim ya da kimler, “Bu kadar ölüm yetmez, tedbir almak için daha çok kaza olmalı” sapık anlayışıyla olaya bakıyorsa Allah onlara, niyetlerine göre muamele etsin.

 

Görüyorsunuz, hastane önündeki tedbir işi bitirdi, kazayı, can ve mal kaybını önledi. Aynı şekilde bu iki noktada da bu tedbirin aynısı alınmalıdır, hem de bir an önce.

 

Ha bir de deniyormuş ki; hastane önünde, Aynıkola kavşağında ve fakülte önünde öyle sık aralarla trafik ışığı konmazmış, öyle söyleniyormuş. Nasıl konmazmış? En yakınımıza Samsun'a baksınlar, Ordu'ya baksınlar, hatta Fatsa'ya, Çarşamba'ya bakıp öyle konuşsunlar. Oralarda çok daha yakın mesafelere ışık konuyor da Ünye'de niye konmuyormuş?

 

Ayrıca trafik ışığı mesafeye göre mi konulurmuş, yoksa gerektiği yerde, ihtiyaca göre mi? Bu soruyu da bir cevaplasınlar bakalım.

 

Lütfen artık Karayolları harekete geçsin bu iki noktada gereken tedbirleri alsın. Alsın ki, insanlar yolu kesip toplu ölüm talebinde bulunmasınlar.



Bu Haber 1927 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI