13 Ekim 2010 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
İnsanlar işte böyle çeşit çeşit..
musakiroğlu@mynet.com

Necati Cumalı'nın aşağıdaki şiirini ortaokul 2. sınıfta Türkçe kitabından ezberledim. Sonra da bu şiiri hiç unutmadım. Gerektiğinde ya da yeri geldiğinde bazen kendi kendime, bazen de karşımdakilere okurum. 

Şiir şöyle:

SERÇE KUŞU

Bu sabah bahçede karşıma

Küçük bir serçe kuşu geldi;

Havuzun taşına kondu;

Bir içti, bir doğruldu,

Nasıl da korkuyordu.

Sen hiç korkma serçe kuşu,

Suyunu rahat rahat iç,

Sıhhat afiyetle uç,

İnsanoğlu çeşit çeşit

Beş parmağın beşi bir mi?

***                      ***                   ***

Çok beğenirim Üstad Cumalı'nın bu şiirini, çok anlamlı bulurum. Serçe kuşunun korkusundan hareketle.. Kuşun insanlardan çekincesinden yola çıkarak ne kadar güzel tarif etmiştir insanların çeşit çeşit olduğunu Üstad şiirinde… Beş parmağın bir olmadığı örneğinden yola çıkarak nasıl da en yalın şekliyle anlatmıştır insanlar arasındaki farkı.

***                      ***                   ***

Ha serçe.. Ha çocuk.. Yürekleriyle çok benzerler birbirlerine..

Serçedeki yürek çocuk yüreği kadar küçük.. Çocuktaki yürek ise serçe yüreği kadar korkaktır..

Üstad Necati Cumalı'nın şiirindeki serçenin yerine bir çocuğu koymak çok mümkündür aslında.. Çocuklar da korkaktır.. Büyükleri korkutmuş, sindirmiştir onları.. Serçe gibidirler yani..

***                      ***                   ***

Dün akşam, anaokulundan evine gitmek üzere servise binmiş, evine gelen bir çocuğa denk geldim. Evinin önünde arabadan indi. Kapının önünde, mahalle arkadaşlarını top oynarken gördü. Koştu onlarla o da oynamak istedi..

Bunu gören servisteki rehber hışımla araçtan indi, gitti yakaladı kolundan.. Sert bir azarla öyle bir çekti ki.. Dedim ki çocuğun kolu koptu..  

Bitmedi, bir de ne dedi biliyor musunuz?

“Vurdu mu gebertirim seni. Doğru evine..”

Kapının önüne gittiklerinde çocuğun annesi çıktı ortaya.. Rehber, çocuğu annesine şikayet etti. Annesi, “Seni öldürmeyeyim de kimi öldüreyim” diyerek çocuğun kafasına-yüzüne iki tane yapıştırdı.

Dedim ya “Ha serçe kuşu, ha çocuk..”

***                      ***                   ***

Eve geldiğimde akşam kayınbiraderimin eşi Hülya o gün katıldığı bir konferansı anlatıyordu. Konferansın ilanının ben görmüştüm. Çocuğu bu yıl anaokuluna giden Hülya'ya konferansa katılması haberini de ben vermiştim.

İlan kağıdında görmüştüm. Konferansı; gazetemizin köşe yazarlarından Yeşilay Ünye Temsilcisi Sn. Arif Takıcı ve Atatürk İlköğretim Okulu idaresi organize etmişler.. Konferansçı ise; Ünye'ye geldiği günden bu yana etrafına ışık saçan, ilçemiz insanlarının aydınlanması için büyük bir özveri örneği sergileyen Prof. Dr. Sn. Ayşe Yalın idi.

***                      ***                   ***

Konferansa katılan Hülya o kadar çok şey öğrendiğini söyleyerek; “Çocuklara o kadar yanlış davranıyor.. Onları o kadar yanlış duygulara sürüklüyor, o kadar çok korkutuyormuşuz ki.. İyi ki gitmişim” diyor, konferansı ve Sn. Ayşe Yalın Hocayı öve öve bitiremiyordu.

***                      ***                   ***

Üstad Necati Cumalı ne diyordu şiirinin sonunda “İnsanoğlu çeşit, çeşit – Beş parmağın beşi bir mi?”

Değil tabi..

Çocuk, oynamak istedi diye çekip azarlayan servis rehberi.. Öfkeyle tokadı basan anne gibiler de var..

Sn. Arif Takıcı gibi, Atatürk İlköğretim Okulu idaresi gibi..

Sn. Prof. Dr. Ayşe Yalın gibi yapılan yanlışlara dikkat çeken, uyaranlar da var..

İnsanlar maalesef işte böyle çeşit çeşit..

Beş parmağın beşi bir değil..



Bu Haber 2510 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI