30 Kasım 2010 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Dünyanın en kıymetli şeyi..
musakiroglu@mynet.com



2001 yılında emekli olduğumda çok yoğun geçen ticari işlerimi de devredip şöyle gün boyu tembellik etmeyi düşünmüştüm.

Çünkü öğretmenlik sonrası yoğun geçen ticari işlerim sırasında çok yorulmuştum. Üstelik sağlığım da bir hayli bozulmuştu.

Dinlenmek istiyorum. Hiçbir iş yapmadan gün boyu 10-12 saat yatıp uyumak.. Arda kalan zamanlar da ise dost sohbetleri yapmak.. Taşı taş üstüne koymadan tembelliğin daniskasını yaşamak istiyordum.

Bir süre böyle geçirdikten sonra da yazmak niyetindeydim. Hatıralarımı yazmak istiyordum.

Hatıralarım derken, 12 Eylül öncesi 1970'li yıllarda benim de dahil olduğum gençlik olaylarını yazmak istiyordum. Çünkü olaylarla ilgili çok sayıda notum vardı. Bir kutuda biriktirmiştim. Dopdolu kutuda kısa kısa notlar, o yıllara ait belgeler, resimlerle o oyun üstüne oyunun oynandığı yıllara kendi açımdan dikkat çekmek istiyordum.

***                   ***                   ***

Dedim ya emekli oldum.. İşi de devrettim, ticarete son verdim..

Artık boştum, tabiri caizse dört başı mamur özgürdüm.. Ve zamanımı tamamen kendim için kendi keyfim dahilinde kullanacaktım.

Ancak, bir şey vardı! Sanki görünmez birileri bana zaman tanımıyor, bir türlü yakamı bırakmıyordu.

Her an bir iş, bir engel bütün zamanımı alıp götürüyor.. Ben yine akşamları geç vakitlerde yorgun argın eve gidiyor.. Bir köşeye yığılıp kalıyordum.

Bugün de öyle.. Kendime ait bir dilimcik zamanım hala yok..

***                   ***                   ***

5-6 sene önce rahmetli babamla konuşuyorduk.. 

Dedi ki.. Ahır zamanda insanoğluna zaman yetmeyecekmiş. Herkes zaman sıkıntısından şikayet edecekmiş.

Babama bunu böyle babasından, yani rahmetli dedemden de sık sık duyarmış..

Dedem 1963'te rahmetli oldu, babam 2008'de.. Ben ise biyolojik olarak ömrümün üçte ikisini geçirmiş durumdayım..

Görüldüğü gibi zamanın ahrı değil de insan ömrünün ahrı geliyor.. Vakti gelen alıp başını gidiyor.

“Zamanın ahrı” lafını da sanırım, insanoğlu kendi ömrünün ahrını görmezden gelmek, unutmak için kullanıp duruyor.

İnsanoğlu dünyada var olduktan sonra kaç milyar insan geldi, öldü yok oldu, gitti.

Peki, zaman kaç kere yok oldu?

Zamanın yok olduğu falan yok..

Asıl yok olan, ahrı-sonu gelen insanoğlundan başkası değil..

***                   ***                   ***

Soruyorum dünyada en kıymetli şey nedir?

Zamandır.. Yalnız zaman deyince söz konusu olan zaman yaşadığımız andır.  Yani ‘dün' değildir, ‘yarın' da değildir.. ‘Bugün'dür…

O halde dünyada en kıymetli olan şey ‘bugün'den başka ne olabilir..

‘Bugün' olmasa, içinde bulunduğumuz ‘zaman' olmasa biz olur muyuz?

Olmayız..

Biz olmadıktan sonra bizim için neyin kıymeti olabilir ki..

***                   ***                   ***

Hz . İsa'ya göre dünya üç gündür:

1) Dün: Geçmiştir, elinde ondan bir şey yoktur.

2) Bugün: İçinde bulunduğun andır. Bunu ganimet bil, değerlendir.

3) Yarın: Gelecektir; fakat yetişip yetişmeyeceğini bilmiyorsun..."

Bu üç günün de ikisi yok, sadece biri vardır..

O da ‘bugün'dür..



Bu Haber 2549 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI