10 Aralık 2010 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Okumaya mı başladık..!
musakiroglu@mynet.com

Geçtiğimiz gün gazetemizde bu başlıkta bir haber vardı..

 

Her ne kadar soru ifadesi taşısa da, ünlem ifadesiyle verilen ve “Okuyan toplum olduk” anlamında değerlendirilebilmesi mümkün olan bu başlık aslında bir umudu dile getiriyor.

 

Umudu dile getiriyor, şunun için..

 

Biz; en kısa, en yalın anlatımıyla ifade edecek olursak okuyan bir toplum değiliz.

 

Okumayan..

Araştırmayan..

Öğrenmeyen..

Bilgi mahrumu bir toplumuz.

 

Bunun sonucunda da günlük davranışlarımıza yansıyan duruşumuzda akıldan çok duygularımız hakimdir.

 

Duygularımız hakimdir, çünkü okumayan, bilmeyen bunun sonucunda da akıl yürütmekten mahrum insanlar sırf duygularıyla hareket ederler.

 

Nedir bu duygular? Yaratılıştan gelen, daha çok genlerle aldığımız karakter yapımızdır.

 

Bunun içinde olumlu olan, bize doğru şeyler yaptıran duygularımız da vardır, olumsuz olan yanlış yaptıran duygularımız da..

 

Ancak, çoğu zaman da birbirinden ayıramaz, doğru duygularla yanlış duyguları karıştırır, yanlış üzerine yanlış yapar.. Hayatımızı sürekli çuvallamakla geçiririz.

 

Nedir yanlış yapmamanın, hayatımızı kendimize ve başkalarına zehir etmememizin yolu?

 

Okuma, öğrenme, bilgilenme, aydınlanma..

 

*************          *************

İşte bu eksikliğimizden hareketle haberdeki bu başlığı görünce, hızla içini okudum.

 

Ünye'de okumayla ilgili bilgi veren haberdeki kitapevi görevlisi diyordu ki; “Herkes zeka seviyesi ölçüsünde kitap alıyor.”

 

Hayda.. Bu iş zeka seviyesine göre kitap alıp okumaya kalırsa.. Bir yönlendirme olmaz, tavsiye edilmez, kişi kitap alırken kendi kendine karar vermeye bırakılırsa alacağı kitaptan fayda yerine zarar da görebilir.

 

Hani demişler ya; “Kızı kendi kendine bırakırsan ya davulcuya gider, ya da zurnacıya..”

 

Aynen öyle, insanları zeka seviyesine göre kitap almakla baş başa bırakırsan alacağı kitapta o seviyeyle doğru orantılı olur.

 

Bakın haberde bilgi veren kitap dükkanı görevlisi ne diyor: “Gençler kitap alırken daha çok vampir konulu kitapları tercih ediyor.”

 

İşte bu cümleyi okuyunca çok kötü oldum..

 

“Aman” dedim.

 

Kitap, mitap almasın, hiç okumasınlar. Okuyacakları kitaplar vampir konulu kitaplarsa bıraksınlar, olduğu gibi kalsınlar daha iyi.

 

*************         *************

Okumak, bilgilenmek, aydınlanmak insanoğlu için en zaruri ihtiyaçtır.

 

Ancak bu ihtiyaç doğru yollardan, doğru kaynaklardan karşılandığı takdirde doğru sonuçlara yol açar.

 

Bizim ilkokullu, ortaokullu, liseli yıllarımızı hatırlıyorum.

 

İlkokulda sınıf öğretmenimiz, ortaokulda daha çok Türkçe öğretmenimiz, liseli yıllarımızda ise Edebiyat-Kompozisyon, Felsefe-Sosyoloji-Mantık öğretmenlerimiz adlarıyla kitap tavsiye ederlerdi.

 

İmkanlarımız nispetinde bu kitapları temin eder, alır okurduk.

 

Bugünkü nesille karşılaştırdığımızda bizim okuyan bir gençlik olduğumuzu görüyorum.

 

Şu an akranım olan nesille bir araya geldiğimizde konuştuğumuz konu sayısı olsun, kelime sayısı olsun bir hayli geniş ve zengin.

 

Ama bugünün gençlerinden birisiyle konuşmaya kalktığımda konu sayısı da kelime sayısı da birden azalıyor.

 

Gençlerdeki dünya bilgisi, ülke bilgisi, hayat bilgisi, bilimsel konularla ilgili bilgiler bizim nesile göre maalesef ciddi oranda düşük.

 

Bakın televizyon kanallarında bilgi ve genel kültürle ilgili yarışmalara çıkanlara.. Orda yarışmacı olanlardan yaşlılar, gençlere göre çok daha başarılılar..

 

Geçen akşam yarışmaya katılan bir gence; “Trabzon'u feth eden Osmanlı padişahı kimdir?” sorusu soruldu. Genç, verilen cevap şıklarından Sultan Abdulhamit'i söyledi.

 

Sunucu gence nereli olduğunu sordu, baba tarafından Bayburtlu, anne tarafından Trabzonluymuş..

 

Hadi buyur..

 

*************        *************

Dedim ya okumak insanoğlu için en zaruri ihtiyaç..  Bence de yemek –içmekten önce bir numaralı ihtiyaç okumak, bilgilenmek, aydınlanmaktır.

 

Ben elimden geldiğince okudum. Gerek öğretmenliğim sırasında gerekse sivil hayatımda okumaları için gençlere sürekli telkinde bulundum. Sürekli kitaplar tavsiye ettim.

 

Son olarak okuduğum kitap Ünyeli hemşerimiz Hüseyin Yürük'ün Türkiye'nin Demokrasi Tarihi adlı araştırma kitabıdır.

 

Şu anda okuduğum kitap ise Mehmet Altan'ın Kent Dindarlığı adlı araştırma-inceleme kitabı.

 

Her iki kitabı da tavsiye ediyorum. Her ikisi de ciddi emek ve zahmetler sonucu bir araya getirilmiş, bir çok bilgi ile dopdolu. Yararlanmak lazım.



Bu Haber 2376 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI