4 Ocak 2011 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Bizim 'güzel' dememizle Ünye güzel olmaz..
musakiroğlu@mynet.com

Ünye'de 15-16 yıldır yükseköğretim yapılıyor. İlçemizde bugün 2 bin civarında üniversite öğrencisi var.

Bunların Ünye ile ilgili görüşlerini merak ederiz. Sohbet imkanı doğduğunda ilk sorumuz hep şu olur? “Ünye nasıl, güzel bir yer mi?”

Bu soruyu sormaktaki maksadımız Ünye'nin güzel olup olmadığını öğrenmek için değil.. Kendimizce güzel olduğuna inandığımız Ünye'ye bir başkasının da güzel demesini duymak içindir.

Aslında bu soruyu sadece öğrencilere sormayız. Ünye'ye gezmeye gelen denk getirdiğimiz hemen her yabancıya sorarız.

Soruya karşılık genellikle “Evet, Ünye çok güzel bir yer. Burada yaşayanlar çok şanslı” cevabı alırız.

İşte bu cevap bize dünyanın en güzel cevabı gelir, bayağı bir keyif oluruz.

Tabi soruyu sorduğumuz herkes bu cevabı vermez. Az da olsa bir kısmı istediğimiz, o beklediğimiz cevap yerine Ünye ile ilgili olumsuz sözler söyler.

Bak işte buna tahammül edemeyiz. Ama sinirlenmemeye çalışır, “Niye Ünye'nin ‘şunusu' var, ‘bunusu' var” diye başlarız sayıp sıralamaya.

Buna benzer bir olayı geçtiğimiz hafta sonu Cumhuriyet Meydanı'nda gözlemledim. Meydan'daki simitçinin başında bir grup gördüm, yaklaştım.

Grubun bir tarafı Ünye'de okuyan üniversiteli gençlerden, diğer tarafı ise benim de tanıdığım Ünyeli dört beş kişiden oluşmuştu.

Oraya yaklaşınca anladım ki, gençlere, bizimkiler o meşhur soruyu; “Nasıl Ünye güzel mi?” sorusunu sormuşlar.

Gençler de “Hayır, güzel değil” demişler.

Bizimkiler, bekledikleri asıl duymak istedikleri cevabı alamayınca başlamışlar saymaya.. Bir bir Ünye'nin güzelliklerini anlatmaya..

Kulak verip dinlemeye başladım.

Ünyeliler; “Ünye'nin sahili çok güzel. Bölgemizde başka böyle sahil yok” diyor..

Gençler “Sizin çok güzel dediğiniz sahilin bir çok yerinden denize lağım akıyor, görmüyor musunuz?” cevabı veriyorlardı.

Bizimkiler Kale'yi söylüyorlar, gençler ise anında tersinden cevap veriyor “Kale dediğiniz yer talan edilmiş, defineciler her yeri delik deşik etmiş, her tarafı parça parça etmişler. Niye engellemediniz?” diyor, sanki ayıbımızı yüzümüze vuruyorlardı.

“Çamlık dünyaca meşhur bir yer, hiç gittiniz mi?” diye soran Ünyelilere öğrenciler; “Niye gidelim ki, orada ne var?” diyorlardı..

Bizimkiler sayıyor.. Öğrenciler yapıştırıyorlardı tersinden cevabı.

Sonunda bizimkiler pes ettiler ve aynen şöyle dediler: “Siz Ünye'ye okumaya değil ajanlık yapmaya gelmişsiniz anlaşılan. Ünye'yi kötülemekten başka bir iş yapmıyorsunuz.”

Öğrenciler ise akıllı ve bilinçliler, öyle bir cevap verdiler ki; bakın ne dediler: “Biz buraya sadece okumaya geldik. Okuduğumuz yer keşki sizin iddia ettiğiniz gibi güzel olsaydı. Şunu da söyleyelim ki; Ünye'nin güzel olması sizin kuru kuruya ‘güzel' demenizle mümkün değil. Bizler gibi bakacak, eksikleri göreceksiniz. Ondan sonra da bunların düzeltilmesi için gayret göstereceksiniz. Ünye ancak böyle güzelleşir.”

Yaklaştım, gençlere “Ben de Ünyeliyim, biz Ünyeliler şehrimizi güzel bulur, onunla övünürüz. Tabi ki Ünye'nin eksikleri de var. Bu nedenle uyarılarınız için teşekkür ederim” dedim.

Ardından yaklaştım bizimkileri aldım, oradan uzaklaştırdım. Gençlerin haklılığını anlatmaya çalıştım.



Bu Haber 2782 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI