10 Ocak 2011 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Ünye'ye "adam gibi" bir köylü pazarı gerekiyor..
musakiroglu@mynet.com

Bu yazımı Ünye Köylü Pazarı'nın içinde bulunduğu olumsuz şartlardan hareketle Kasım ayının sonunda yazmıştım. Geçen süre içinde belediyenin konuyla ilgili olarak bir çalışması olup olmadığını bilmiyorum. Ancak, görülüyor ki köylü pazarımızdan ne satıcılar memnun, ne de müşteri olarak oraya gidenler.

 

Ünye şehir hayatı ve ekonomisi için son derece renkli ve gerekli olan bir pazarın böylesine ilkel şartlarda hizmet vermesini en başta belediye olmak üzere kimsenin uygun görebileceğini söylemek mümkün değildir.

 

Umarım bir çalışma başlatılır, bu sorun geleceğe doğru temelden en uygun biçimde çözülür.

 

Ben bir perspektif oluştursun diye yaklaşık bir buçuk ay önce yazdığım aşağıdaki yazımı bir kere daha yayınlama gereği hissetim.

 

20 Kasım 2010                            

 

Ünye'ye “adam gibi” bir köylü pazarı gerekiyor

 

Köylü pazarları yani köylerde yetiştirilip getirilen köy ürünlerinin satıldığı pazarlar geçmişten günümüze şehir hayatlarının ‘olmazsa olmaz'larından olan renkli ve hareketli pazarlardır.

 

Ünye'de kökleri güçlü bir geçmişe dayanan köylü pazarı, diğer adıyla pazaryeri  benim hatırladığım yıllar içinde Döner Çeşme'deki bugün belediyeye bağlı olarak kullanılan ‘koca bina'nın yerinde, sonra bugünkü PTT binasının orda ‘kapanaltı' denilen üstü örtülü yanları açık mekanlardı. Daha sonra bugünkü Atatürk Parkı'nın karşısındaki otoparka taşınan köylü pazarı bir süre burada kaldıktan sonra Büyük Cami'nin arkasında belediye dükkanlarının olduğu bölgeye taşındı.

 

Buraların da sıkışması üzerine 1989'daki Belediye Başkanı Sn. İsmail Cerrahoğlu döneminde şu anda manav ve sergici esnafına terk edilen yerde kurulan köylü pazarı, buradan da son olarak bugünkü yerine nakledildi.

 

Ünye'de yeri en çok değiştirilen, bir türlü mekan tutamayan bir yer haline sokulan köylü pazarının bugünkü hali maalesef hiç hoş değildir.

 

En başta sağlık açısından son derece olumsuzdur. Hiç hijyen olmayan yerlerde satılan sebze ve meyveleri satın almak zorunda bırakılmış olmak çok üzücüdür.

 

Diğer bir üzücü tarafı da köylerden çıkıp gelen gün boyu orda kışın yağışta çamur içinde ve soğukta, yazın ise sıcak ve toz içinde kalan köylü vatandaşlarımızın çektiği işkencedir.

 

Bilindiği gibi Ünye'de hemen her mevsim kırsal kesimde yetişen-yetiştirilen çeşit çeşit sebze vardır. Yerli meyvelerimiz vardır.

 

Bu sebzeler ve meyveler yetiştirilirken çoğunlukla hiçbir ilaç kullanılmaz, hatta kimyasal gübre de atılmaz. Hormonsuz, tamamen organiktirler.

 

Düşünsenize kırkgünlük fasulyeye, Ayşekadın fasulyeye, tarla fasulyesine, pancara, pırasaya, perzüye, maydanoza, ıspanağa, turpa, şalgama, mendeğe, niviğe, sütlücene, galdiriğe, melevcene hangi ilaç atılıyor? Ne ilacı.. Bunların hemen hepsi nerdeyse toprakta kendi kendine yetişiyor.

 

Meyvelerimiz de öyle değil mi? Kavak elması, karpuz elması, snap elması.. Şeker armudu, çiçek armudu, limon armudu, kış armudu, Mustafabey armudu.. Muhacir üzümü, hırtarış üzümü, karga yüreği, yerli beyaz üzüm.. Ak kiraz, kara kiraz, demir kirazı.. Balcan inciri, Ağustos inciri, kara incir.. Yerli şeftali..

 

Hele tirmit dediğimiz mantarlarımız.. Beyaz tirmit, fındık tirmidi, hanımeli, geyik tirmidi..

 

Burada yazamadığım aklıma gelmeyen yerli bir çok sebze, meyve ve ürünlerimiz..

 

Bütün dünyada yükselen değer olarak kabul gören hepsi yerli, hepsi organik olan sebzelerimiz ve meyvelerimiz için uygun gördüğümüz satış yeri, köylü pazarı böyle mi olmalı?

 

Madem yerli ürün diyoruz, ilaçsız, gübresiz, hormonsuz ürün diyoruz.. Bunları tanıtmak, satmak istiyoruz.

 

Turizme ve turiste sunmak, ilçemizi doğal ve temiz bir doğada yetişen ürünlerle öne çıkartmak istiyoruz.

 

O zaman abartısız, doğal malzemelerle şekillendirilmiş.. Sağlık ve hijyen koşulları mükemmel.. Sıcak ve soğuğa karşı korunaklı.. Tuvalet, lavabo, oturma-dinlenme, namaz, çocuk emzirme gibi son derece gerekli insani imkan ve hizmetlerin sunulduğu.. İç açıcı, modern.. Çarşamba günleri köylülerin gelip sergi açtığı ama haftanın diğer günleri de hizmet verebilen bir köylü pazarına acilen ihtiyacımız var.

 

Yerli sebze ve meyvenin yükselen değer olduğu günümüzde iddialı, bölgede ilk olma özellikleri taşıyan bir köylü pazarı kurar, bunu medyaya taşır, tanıtabilirsek bak sen Ünye'deki köy pazarına olan ilgiye.. Bir zaman sonra da oluk gibi akan yerli ve yabancı turiste..

 

Bunu niçin böyle iddialı bir şekilde söylüyorum? Şunun için;  Ankara Beypazarı biliyorsunuz havucuyla meşhur bir yer..

 

Beypazarı'na giden turiste bu havucu öyle sunuyorlar ki sanırsın dünyanın en kıymetli sebzesi Beypazarı havucu.. Buraya gidenler kilo kilo havuç alıyor, bardak bardak havuç suyu içiyorlar.

 

Beypazarı'nda tek bir havuçla yaratılan doğal ürün hareketinin çok daha büyüğü neden Ünye'deki bu kadar yerli sebze ve meyve ile yaratılmasın?

 

Bu yüzden diyorum ki; Ünye'ye “adam gibi” bir köylü pazarı lazım..



Bu Haber 2609 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : köy pazarı Tarih : 10 Ocak 2011 / Pazar Üye Adı :köylü güzeli
Köylülükle övünenler, her fırsatta şehirlilere laf giydirenleri görelim içraatta. Eline sağlık sayın kıroğlu. İnş. arkadaşlar bu yazıyı okurlar da doğru yerinden anlarlar. Belki konuyla ilgilenirler.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI