28 Ocak 2011 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Alternatifsiz mecburi kural şart..
musakiroglu@mynet.com

Gazetemizin muhabirleri Gölevi Mahallesi'nde mahalle sakinleriyle görüşüyorken söylenenlerin içinde şöyle bir cümle dikkatimi çekti.

 

“Fakültenin önüne yapılan üstgeçit kullanılmıyor. Üstgeçit çalışmadığına göre buraya trafik ışığı konsun.”

 

Fakülte önündeki yaya yoğunluğunu dikkate alan Karayolları getirmiş malzemeyi oraya üstgeçit dikmiş. Bu işi yapmak için de bilmem ne kadar harcama yapmış. Ama nafile. Vatandaşı bunların hiç biri ırgalamıyor. O canının istediği gibi yaşamak için canının istediği şeyi yapmaktan yana. Bu yüzden de yolu karşıdan karşıya geçmek için üstgeçidi değil yolu kullanmakta ısrar ediyor.

 

Bu sadece fakülte önünde yaşanan bir durum değil. Her tarafta aynı kuralsızlıklarla yaşamakta ısrar ediyoruz.

 

Önceki gün Büyük Cami Caddesi üzerindeki çimen ekili refüje basmamak için 10-15 adım yürüdüm, karşıda beni bekleyen arkadaşa öyle ulaştım.

 

Benimle yaşıt, üniversite mezunu arkadaşım dedi ki; “Yahu gameti ne uzatıyorsun, şöyle kestirmeden niye gelmiyorsun ki?”

 

“Sen çimenleri çiğneyip karşıya öyle mi geçerdin?” dediğim arkadaşım; “Ne olacak ki, görmüyor musun herkes çiğnemiş, çimenler yer yer yok olmuş, toprak yüzey ortaya çıkmış, korumak bana mı kalmış?” cevabı verdi. 

 

“Evet, önce en duyarlı olanlar duyarlılıklarını gösterecek, örnek olacak ki işin doğrusunu yerleştirebilelim” dedim. 

 

Bunun üzerine arkadaşım refüjde yer yer ezilip topraklaşan kısımları ve ayrıca oradaki parkın içindeki yeşil alanların halini göstererek; “Senin tek başına korumaya çalışmanla olmaz. Milletin ekserisi basıp, ezip geçiyor. Sonuç bak ortada” dedi.

 

Daha sonra bunun üzerinde çok düşündüm. Niye böyle bir toplumuz.. Bu bir akıl eksikliği, zeka kıtlığı göstergesi midir?

 

Böyle bir şey olması imkansız olduğuna göre asıl eksik olan nedir öyleyse?

 

Biz eğitimsiz kural bilmez, tanımaz bir toplumuz. Daha da kötüsü bunları içselleştirmiş, bunun farkında olmayan..  Çok daha kötüsü farkında olmak istemeyen bir toplumuz. 

 

İşimizin kolaylaşması, üç kuruşluk menfaatimizin karşılanması bizim için en önemli olandır. Bunları gerçekleştirirken başkasını rahatsız ediyor muşuz.. Toplum hayatında rahatsızlıklara yol açıyor muşuz geç bunları..

 

Önemli olan kişisel menfaat, kişisel keyif.. 

 

Hükümet ve Belediye caddelerindeki park sorunu yüzünden 8-10 sene öncesine kadar bu caddeler tıkanıyordu biliyorsunuz.

 

Zabıta ve trafik polisleriyle yaşanan tartışmalar, hatta vatandaşların kendi aralarındaki kavgaları hiç önemli görülmüyor.. Hiç kimse burnundan kıl aldırmıyor, istediği yerde aracını park ediyordu.

 

Sonuçta belediye akıllılık yaptı, bu iki caddeyi tek yönlü/tek aracın geçebileceği şekle soktu. Park yapma imkanı ortadan kalktı. Şimdi caddelerdeki trafik vızır vızır akıyor.

 

Geçende belediye, Pazaryeri'ndeki Kıroğlu Caddesi'nde taş döşeme işi yaparken, buradaki araç parkı yoğunluğuna karşı tek aracın geçebileceği güzergahı önermiştim. Ama ne düşündüyse belediye öyle yapmadı, yolu geniş bıraktı. Sonuçta; daha yol biter bitmez, cadde araç parkıyla kitlendi.

 

Bütün bunlardan anlıyorum ki; bizim insanımızı eğitmek, kuralarla uymasını sağlamak hiç kolay değil.

 

Yapılacak tek şey mecburen uyulmasını sağlayacak alternatifsiz kurallar uygulamak. Hükümet Caddesi gibi, Belediye Caddesi gibi..

 

Soruyorum, fakültenin önündeki üst geçidin altında kaldırım boyu yolda karşıdan karşıya geçişi önleyen engeller yerleştirilse vatandaş üst geçidi kullanır mı kullanmaz mı? Yoldan geçemeyince ne yapacak, tıpış tıpış çıkacak, üst geçitten karşıya geçecek.

 

O halde bugünün çaresi alternatifsiz kurallar koyup, insanlarımızı bu kurallara uymaya mecbur bırakmak.

 

Sonrası ne olur? Günü gelir içsel şartlanma oluşur. Mecburen uyulan kurallar olağan hayat tarzına dönüşür.

 

Yurt dışında yakınları olanlar sorsun, ilk gittikleri yıllarda Almanya, diğer Avrupa ülkeleri de böyle mi yapmış?

 

Ben gittiğimde orda da sormuştum, geldiklerinde buradaki sohbetlerimde de duyuyorum, aynı bu yolu izlemişler.

 

O halde bugünkü tek çaremiz alternatifsiz mecburi kurallarla sistemi oturtmaktır.



Bu Haber 2465 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI