21 Ocak 2009 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Bazıları teşekkürü öyle hak ediyorlar ki
musakiroglu@mynet.com

Marifet iltifata tabidir derler. Olmalıdır da. Hem de öyle laf olsun diye falan değil… Hak ettiği ölçü nispetinde ve kalitesinde olmalıdır.

Bunu böyle niye yazma gereği duydum, diye geçer akıllardan. Bakın niye yazdım.

Ünye büyük olmaya büyük; ancak, içinde yaşayanlar açısından yaşananları izleme, olayları sıcağı sıcağına takip etme, yapılanları gözleme açılarından hala küçük bir yer sayılır. Dolayısıyla yapılan her iş, edilen her söz, iyidir ya da kötüdür çabuk mercek altına alınır… Yorumlanır…

Mesleğimiz gereği tenkiti çok yaparız. Ya da şöyle ifade etmek daha doğrudur. Bizim işimiz tenkit etmek, yanlışlara dikkat çekmek, kamuoyuyla paylaşmak, tepki oluşturup, bu yanlışların önüne geçilmesini sağlamaktır.

Bunu yaparken de çoğu zaman, “Doğrular zaten doğru, onu yazmaya ne gerek var ki…” der, doğruyu ve doğru yapanları göz ardı ederiz.

Aslında bu da bir tür haksızlık değil midir? Tamam, doğrular zaten doğru, olumlu da… Bu doğruları yapanların hiç mi hakkı yok… Hiç mi iltifatı hak etmez, teşekkür edilmeye layık olmazlar… Bir de görevi olmadığı halde, yaptığı işi gönüllü yapıyor, topluma gönüllü katkılarda bulunuyorlarsa… Hatta adam tutulup parayla-pulla yapılamayacak işlerin altından gönüllü kalkıyorlarsa…

Ben bu noktada kendimi teşekkür etmekle borçlu olduğumu düşündüğüm beş kişiye artık hala teşekkür etmezsem, sadece o kişilere değil, artık kendime de saygısızlık edeceğimi düşünüyorum.

Kim bunlar? İlk dördü; İrfan Hocam, yani İrfan Işık, Yaşar Karaduman, Ahmet Derya Varilci, Ahmet Kabayel. Bu dört Ünye gönüllüsünün ortak yanı; Ünye'yi araştırmak… Ünye'nin, geçmişten günümüze yaşanmış, iz bırakmış konularını derleyip, toparlayıp, yazılı hale getirmek… Belgelemek, tarihe mal etmek, geleceğe taşımak…

Çok değerli, parayla-pulla ölçülemeyecek kadar kıymet arz eden çalışmalarıyla o kadar çok şeyi belgelediler, Ünyelilerin bilgisine sundular ki bu dört Ünye gönüllüsü. Birçoğu gazetemizde yayınlandı, okurlarımızın da bilgisine sunuldu Ünye ile ilgili araştırmaları. Bu araştırmalar inanıyorum çok sürmez, yeni nesillere okullarda ders olarak okutulur.

Ben şahsen onların sayesinde yaşadığım yerle ilgili duymadığım, bilmediğim o kadar çok şey öğrendim, bilgilendim ki… Kendilerine çok teşekkür ediyorum.

Teşekkürü borç bildiğim beşinci kişi Ünye Müftüsü. Ünye'ye geçen yaz sonlarında atanan Müftü Mustafa Bilgiç, kendisini verdiği vaazlarda işlediği konularla hemen fark ettirdi. Dikkatle dinleyen herkesin alabileceği öyle bilgiler, öğütler, nasihatler var ki Sayın Hocamızın cemaate hitabetlerinde. Özellikle eğitim konusuna nasıl ağırlık veriyor… Bu konuyu nasıl üstüne basa, basa işliyor…

Hocamızın, özellikle toplumun ana yapıcılarının öğretmenler ve imamlar olduğunu ısrarla vurgulamasını çok doğru buluyorum. Bunların, kendilerini çağın getirdikleriyle donatması ve topluma sürekli ışık saçması, aydınlatması düşüncesine çok saygı gösteriyorum.

İşte bu nedenle Müftümüz Mustafa Bilgiç'e teşekkürü borç biliyor, şükranlarımı sunuyorum.



Bu Haber 2457 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : Iz Birakanlar Tarih : 21 Ocak 2009 / Pazar Üye Adı :fikri Terzioglu
Sevgili Musa Kiroglu SIRIN ÜNYE VE ÜNYE KENT Gazetelerimizi,yazilarinizi keyifle okumaktayim. Bu günkü yazinizda öne cikarttiginiz arkadaslarimizin gurur verici calismalarini da takdirle izliyorum. Dolayisiyle bende IZ biraktiklari calismalarina Tesekkür ediyorum. Ancak bahsi gecen ar kadaslarimizin arasinda, Eren Tokgöz, Bilgin Hasdemir isimlerini de görmek isterdim. Eskimeyen hala da calismalari devam eden bir diger isim ise Yüksel SEN agabeyimizin ismidir. Dahasi da var tabiki. Sevgi ve saygi duydugum arkadaslarimizi yakin gecmisimize isik tuttugu icin yazdiginizi saniyorum, Unuttugunuzu degil. Aslinda gazetemizin, ÜNYE icin emek veren bu güzide gönüllülerimizin isimleri ve eser leriyle birlikte artik genc nesillere tanitma zamani gelmistir. Bu calismayi en iyi yapacaklarin da sizler olduguna inaniyorum. SIRIN ÜNYE ve ÜNYE KENT gazetelerimizin basarili calismalarinin devami dilegiyle, Saygilarimi yolluyorum. F.Terzioglu Almanya
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI