8 Nisan 2011 Pazar
MUHAMMED SIDDIK ÖZ
Trabzon da bir hafta

Bu hafta Trabzon'daydım. Orada bulunan kızım, damadım ve torunumla bir hafta beraberdik. Kızım Kur'an kursu öğretmeni, damat ise KTÜ'de doktora yapan ve Rize Üniversitesi'nde araştırma  görevlisi akademisyen adayı. Torunum da henüz bir buçuk yaşında, minik yavru Taha Eren.

Geçen Cumartesi hanımla yola çıkarken hafif bir rahatsızlık vardı üzerimde. Trabzon'a gelince iyice arttı ve beni de yatağa attı. Havalar bir hafta boyunca kapalı, sisli, soğuk ve zaman, zaman yağmurlu geçti. İlk üç gün evde istirahat ettikten sonra çıktık dışarı. Önce bir Rize'ye gidelim dedik. Rize'ye kadar yine Trabzon'un kazalarından Asrin, Yomra, Sürmene, Araklı gibi ilçelere uğradık. Sürmene'de biraz dolaştık, Sürmene bıçaklarını inceledik ve aldık. Hakiki çelikten ve jilet gibi keskin. Fabrika imalatı olduğu gibi elle yapılanlar da var. İkisi de birbirinden güzel ve kaliteli.

Rize'ye vardığımızda öğle ezanı okunuyordu. Camiler birbirine yakın, büyük ve ihtişamlı. Namaza girdiğimizde zor yer bulduk. Rizelilerin camiye ve cemaate çok düşkün oldukları belli…

Daha sonra  damat bizi  Rize'nin yüksek ve çay bahçeleri içindeki bir tepede bulunan, Dağmaran denilen dinlenme, yeme, içme tesislerine götürdü. Oradan Rize'yi de seyredecektik güya. Ama tepeye çıktıkça sis arttı ve göz, gözü görmez oldu adeta. Neyse otantik bir tesis, bizim Çakırtepe'deki yerler gibi. Yöresel yemekler, alkolsüz içecekler, ayrıca her tarafta antika olmuş eski ev eşyaları, eski silahlar, sanki bir küçük müze gibi. İzzet, ikram gayet güzel. Yedik içtik ve gelmişken Çayelini de görelim dedik. Orayı da ziyaret ettikten sonra döndük Trabzon'a. Yollarda sürekli yağmur yağıyordu. Halbuki bu gezi Karadeniz'de güneşli günlerde yapılabilseydi daha keyifli ve daha başka olurdu.

Trabzon'da o akşam Araştırma ve Kültür Vakfı'nın (AKV) sohbetlerine katıldık. Haftanın belli günlerinde ve aylık olarak ta yapılan bu toplantılarda hem dini konular, ayrıca sosyal ve güncel konular tartışılıyor, okunuyor, anlatılıyor. Çoğu okumuş aydın kişiler katılıyor ve hazırlıklı konuşmacılar belli konuları anlatırken dinleyenler de katılarak fikir ve düşüncelerini belirtiyorlar. Oldukça faydalı ve güzel bir çalışma.

Ertesi gün Bizim Yavuz Selim Vakfımızı ve yöneticilerimizi ziyaret ettik, karşılıklı fikir teatisinde bulunduk. Onların da sohbet ve diğer sosyal çalışmalarını dinledik ve katıldık.

Son gün ise Trabzon'un çarşı pazar ve AVM'lerini, yani alışveriş merkezlerini gezdik. Trabzon'un AVM'leri çok çok büyük. Altlarında derya gibi otoparkları var. Arabanızı koyup alırken dakikalar geçiyor ve zor buluyorsunuz. Üç dört katlı ama çok geniş alana yayılmış bu AVM'lerde mağazalar da çok geniş ve büyük büyük. Yerli yabancı hemen her marka giyim kuşam, ayakkabı ve her türlü ihtiyaç maddeleri mevcut. Ayrıca hepsinin içinde sinemalar, çocuk ve büyükler için lunapark gibi eğlence yerleri, yeme içme dinlenme yerleri, hatta FORUM denilen en büyük AVM de GOKART denilen küçük motorlu yarış arabalarının bulunduğu yarış pistleri, buz pateni yapılan buz pistleri var. Parası olana her şey var anlayacağınız.

Bir başka ziyaretimizde Trabzon'da daha neler var yok anlatmak isterim. Bu yazıda kısa bir gezi notlarını yazmış oldum. Aslında Trabzon'da gezilecek görülecek yerler çok. Ekonomi, sanayi ve eğitim müesseseleri açısından yazılacak çok şey var. Şimdilik bu kadarla yetinelim. Kalın sağlıcakla.



Bu Haber 1653 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI