21 Mayıs 2011 Pazar
ARİF TAKICI
Zaman Bankası
atakici52@hotmail.com

Hesabınıza biri her sabah 86400 TL para yatırsa.  Yalnız bir şartı olsa, hesabınıza yatan parayı 24 saatte mutlaka harcamanız istense. Düşünün, her 24 saatte bir hesabınıza yukarıdaki miktar para yatıyor ama parayı bir sonraki güne devredemiyorsunuz… Aynı gün harcamak zorundasınız. Harcayamazsanız,  baki kalan paranız yanıyor… Bir sonraki sabah hesabınıza yine tekrar 86400 TL yatıyor ve bu nizam öleceğiniz güne kadar devam ediyor. 

Diyeceksiniz ki uzatma be çatık kaşlı yazar… Böyle bir banka nerede var?  Hemen söyle de tez zamanda o bankaya gidip kayıt olalım!

Aslında siz o bankaya kayıtlısınız.  Ne bankası mı?  Zaman bankası… Evet, hepiniz,  zaman bankasına kayıtlısınız ve her gün zaman bankasındaki hesabınıza 86400 saniye yatmaktadır! Siz her gün hesabınıza yatan bu 86400 saniyelik vakti kullanmakta ve yarına bu saniyelerin birini bile devredememektesiniz. Çünkü 24 saat sonra hesabınız sıfırlanıyor ve söz konusu meblağ yeniden yatırılıyor.

Yani değerli okuyucular, bir günde 86400 saniye var… Acaba biz bunu nasıl değerlendiriyoruz? Bir gün gelecek bu hesabımız, bu kredimiz, bu hazineler değerindeki saniyeler, o kıymetli zamanlar zaman bankamıza yatırılmayacak! Her nefis ölümü tadacaktır Ayet-i Kerimesinin hükmü yerine gelecek ve bizler ömrümüzün vadesi bittiğinde,  hem ölümden sonraki hayatımızda yaptıklarımızdan dolayı hesaba çekileceğiz. Hem de bu dünyada geride bıraktığımız ailemiz, tanıdıklarımız hakkımızda olumlu ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunacaklar.

Öyle ise kendimizle yüzleşip şunu sormalıyız… Ben bu dünya da niye varım?  Bana Yaradan tarafından nimetlerin en büyüğü olan ve her gün zaman bankasındaki hesabıma istisnasız yatırılan zaman kredimi nasıl kullanıyorum? Allah'a şükrümü eda ediyor muyum, okuyor muyum, irdeliyor muyum, ? Aileme, komşularıma, akrabalarıma, mahalleme, yaşadığım şehre, ülkeme karşı görev ve sorumluluklarımı yerine getirebiliyor muyum?  Bunun için zaman ayırıyor gayret gösterebiliyor muyum? Tüm bunları kendimize sorabiliyor,  yaşamımızın sentezleri ile ilgili hayatımızın muhasebesini yapabiliyorsak, iyi yoldayız demektir! 

Eğer bütün arzu ve eğlencesi, bütün işi gücü yiyip içip eğlenmekse, insan nedir ki? Sadece hayvan. W. SHAKESPEARE.

Ömrünüzü yalnız değeri olan işlere, yüksek duygu ve düşüncelere, gerçek sevgilere, eseri yaşayacak teşebbüslere harcayınız. A.MAUROIS.

Zaman bankasındaki hesabını hem kendi, hem de insanların faydalanmasına matuf fevkalade verimli kullanan, çoğunuzun yakından tanıdığı birkaç saygıdeğer şahsiyetten bahsetmek istiyorum.  İşte Reşit EROL… Ünye Kültür ve Eğitim Derneği Başkanı olarak Ünye'de bilhassa yüksekokul ve üniversite ile ilgili olarak, eğitimin Ünye hinterlandındaki tüm kademeleri ve sağlıkla ilgili olarak arkadaşlarıyla birlikte yapmış oldukları çalışmalar kayda değerdir… Ünye kamuoyu bu çalışmaları kaydetmeli, destek vermeli, vefa ve kadirşinaslık duygularıyla tarihe not düşmelidir. İşte Erol OKUTUCU… Hayal gücünün dehlizlerinde irdeleyip harmanladığı ülkemin sorunlarını ilmek ilmek nakşedip, sorunları çözümleri ile birlikte ve mükemmel anlattığı üslupla, ben Başbakan olsam isimli yazdığı kitapla kamuoyunun gündemine sundu. İşte Profesör Dr. Sait KAPICIOĞLU, Ünye'yi anlattığı Ü- TOPYA isimli harika kitabını yayınladı. Bana imzalayıp bir tane vermedi ama olsun… Bu yazıyı okuyunca bir tane gönderir benim sevgili ağabeyim ve hocam!

19 Mayıs Bayramı'nda Milli Eğitim Müdürü Sn. Mehmet GÜRÜN yaptığı konuşma beni ağlattı…19 Mayıs ruhu bundan daha güzel anlatılamazdı. Bu kadar içten ve akıcı bir konuşma yapabilmek için, ortaya güzel eserler koyabilmek için bir insanın kendini çok iyi yetiştirmesi icap eder. İşte yukarıda isimlerini arz ettiğim saygın insanlar da  onu yapmış.!  Saygılarımla

 

 



Bu Haber 1563 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI