28 Mayıs 2011 Pazar
ARİF TAKICI
Aynaya Bakmak
atakici52@hotmail.com

Padişah, bir yürüyüş sırasında rastladığı bir çobanla konuştuğunda çobanın çok ‘'zeki ve dürüst'' biri olduğunu anlayınca, sarayda görevlendirilmesi için mahiyetindekilere emir vermiş. Çobanın, çalışkanlığı ve zekAsı sayesinde meseleleri çabuk kavramasını kıskananlar olmuş ama bu kıskançlık kısa süre sonra Padişahın çobanı hazineden sorumlu yapmasına mani olamamış. Saraydakiler, çobanın sık sık hazine dairesine gittiğini bildiklerinden, onun hazineden para çaldığı dedikodusunu yaymaya başlamışlar. Bu söylentiler Padişahın kulağına kadar gidince, Sultan hazine dairesine bir delik açtırtarak çobanı gözetlemeye karar vermiş.  Çobanın hazine dairesine gittiği haberi gelir gelmez,  Padişah derhal hazine dairesinin arkasına giderek açtırdığı delikten çobanı gözetlemeye koyulmuş. Çoban içeriye girmiş, bir torbadan çoban iken giydiği elbiseleri çıkarıp giyinmiş ve aynanın karşısına geçip kendince konuşmaya başlamışâ€¦.Bana bak bana! Sen hazineden sorumlu olabilirsin. Bu senin başarın değil Allahın bir ikramıdır. Sakın şeytana uyup şımarmayasın ha! Sakın geldiğin yeri unutmayasın! Sen çobandın.  Eskiden milletin koyunlarını güdüyordun,  şimdi de Sultanın hazinesini güdüyorsun. Geldiğin yeri bil!   Sevgili okurlarım bu nedir? Empatidir. Bu nedir? İdraktir. Bu, nefse hAkim olmak ve eğitilmiş ruh zenginliğinin aynaya akseden ruhaniyetidir.  Yıllarca çeşitli sivil insiyatif kurullarında görev yaptım. Halende 5 sivil kurulda görevim var. Ama hep empati yaptım, aynaya baktım.  Tabi bu zaman zarfında içinde çeşitli makamlarda bulunan insanlarla tanıştım… Bunların içerisinde Belediye Başkanı, Milletvekili ve Bakanlar da var. Ancak itiraf etmeliyim ki,  çok mükemmel ve tevazu sahibi insanla karşılaştığım gibi, burnundan kıl aldırmayan makam sahibi insanlarla da tanıştım.  Ve şunu çok iyi anladım….Burnundan kıl aldırmayan  gururlu insanlar makamlarını bıraktıktan sonra ya selam vermeye adam bulamıyorlar, ( çünkü dost diye bildiği riyakarlar  etrafından  birden kayboluyorlar,) yada hal hatır sormalar selamlaşmalar sığ ve yapmacık  yapılıyor!  Ama tevazu sahibi iken makamlarını bırakan insanlara bakın, ‘'onlar yine saygı ile anılıyorlar'' ve başları dik geziyorlar!  Hani derler ya, sev seni seveni mekAnı yeksan olsa da, sevme seni sevmeyeni mısıra sultan olsa da.   Gerek sosyal faaliyetlerim icabı, gerekse acizane medyanın içinde olmam hasebiyle izliyor ve kaydediyorum ….Neyimi? Hem bölge Milletvekillerimizin,  hem de Belediye Başkanlarımızın beşeri ilişkilerini! Öyle oluyor Bakana ulaşabiliyorken; vallahi muhtara, oda başkanına, Belediye başkanına ulaşamıyorsunuz… Çünkü beyefendi makama,  insanı eşrefi mahlûk yapan değerleri katamamış, bilakis nefsi makamın girdabına girmiş.  O yandaşları ile geyik yapıyor. O yağcısı olan menfaatçilerle daha bir hasbi hal ediyor. Onun, sizin dostça yaklaşımınızı ve halis niyetlerinizi anlamasını boşuna beklemeyin. Onun, sizin yaşadığınız şehir için dile getireceğiniz önerilerinizi dinleyeceğini boşuna beklemeyin! Onun, sizin gibi kıl adamlarla kaybedecek çok vakti yok!  Ona komşu Belediye başkanı bile, başka partiden olduğu için rahat ulaşamaz. Buradan ilan ediyorum….Hangi partiden olursa olsun, sivil inisiyatif temsilcileri ve halkla beşeri ilişkilerinin iyi olmadığını gördüğüm  Millet vekili ve Belediye Başkanlarını, Partisinin en üst makamlarına şikayet edip bildireceğim. Kalın sağlıcakla.  



Bu Haber 1915 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI