3 Haziran 2011 Pazar
ARİF TAKICI
Şu gençlerimiz
atakici52@hotmail.com

Teknolojik hayat gençlerimizi güçsüzleştiriyor. Televizyon ve bilgisayar karşısında uzun zaman geçiren çocukların kasları zayıflıyor. Çocukların boy ve kilolarında sorun olmasa bile, bu dönemin çocukları fiziken daha zayıf, kas yapısının daha az olduğu ve önceki kuşakların basitçe yaptığı fizik hareketlerini bile zor yapabildikleri görülüyor. Yapılan araştırmalarda, çocukların kol gücü % 7 zayıfladı. Çocuklar parmaklıklara asıldıklarında kendi ağırlıklarını çekemiyorlar.

Diyeceksiniz ki;  kardeşim her taraf beton, çocuklara oynamaya yer mi kaldı? Çıkılacak ağaç mı kaldı?... Haklısınız tabi; nerede bulalım şimdi 1980 öncesi bol bahçeli mahalleleri!  Ama böyle gelmiş böyle gitsin de diyemeyiz değil mi? Hadi çocuklar mahallelerde tırmanacak ağaç bulamıyorlar, oyun oynayabilecekleri birkaç kısıtlı alan da beton, tamam vaziyet böyle! Vaziyet böyle diye çocuklarımızı elektroniğin girdabında teknolojinin sarmalında bırakıp gençliğinde güçsüzleşmeye ve adeta ‘'ihtiyarlaşmaya'' mı terk edeceğiz?

Peki, çocuklarımızın sevgi saygı ve muhabbet membasından beslenemeyen, insanı erdemleştiren değerlerden gıda alamayan boş ve de kof olmaya amade ruh yapısını ne yapacağız? O ruhları siz dolduramazsanız başkalarının istedikleri biçimde doldurabileceği gerçeğini görmezden mi geleceğiz? O ruhlarda sevgi çiçeklerinin büyüyüp gelişemeyeceğini, o ruhlarda diken ve ısırganların büyüyebileceğini ve bir gün içimizi yakabileceğini dikkate almayacak mıyız?

Biz çocukken mahallemizdeki en yüksek ağaçlara bile sincap gibi tırmanıyorduk…. Şimdi hareketsizlikten kasları zayıflayan gençlere 5 defa barfiks çektirin, altıncıda tıkanırlar.

Tamam tamam… ‘Uzatma yazar, yoksa benim sinirler azar' demeyin! Hemen sadede geliyorum. Neler yapılması gerekir? Öyle ya… Kuru eleştiriyle bir şey hallolmuyor. Yapılacak olanlar şunlar…  Her mahalleye, mahallenin fiziki durumunun elvereceği ölçüde gençlerin istifadesine sunulacak spor alanları ve oyun sahaları yapmak lazım.  Mesela bizim Burunucu Çömlekçi Mahallesi'nde çok müsait alan var. Sayın Belediye Başkanımızdan istirham ediyorum… Lütfen Sayın Başkan,  Atatürk ilköğretim okulunun aşağısındaki basket potalarının olduğu yer çok müsait. Oraya gençlerimizin istifade edeceği güzel bir spor tesisi yapınız. Kültür ve spora ne kadar önem verdiğinizi biliyoruz. Hadi size yakışacak büyüklüğü yapınız, bu tesis adınızla anılsın. Baki kalan şu gök kubbede hoş seda ve güzel eserden başka kalan nedir ki? 

Evet, sevgili okuyucular, spor alan meselesini Sayın Arpacı oğluna havale ettik, gençlerimiz için başka neler düşünelim? Yerel yönetimler, eski çocukluk oyunlarını her mahallede yeniden gündeme getirip özendirmeli ve hayatımıza sokmalıdır. Bu konuda belediyeler, muhtarlar, kültür dernekleri ve grupları işbirliği yapmalıdırlar! Mesela bizim geçen yıl Burunucu Çömlekçi Mahallesinde yaptığımız kültür programı bu amaca yönelikti…  Başka… Akşamları arada bir televizyonu kapatıp ailece sohbet edelim, birbirimizi dinleyip anlayalım… Zira televizyonlar iletişim akordumuzu bozdu.  Aile birliğini sağlayıp geliştirecek sevgi ve hasbi hal katmanındaki frekansları bozdu! Başka…

Çocukları yürüyüşlere, spora, eski sokak oyunlarına özendirelim. Çocuklarımızı kitap okumaya özendirelim... Manevi dünyalarının gelişmesi için, güzel adet ve geleneklerimizi öğrenmeye, dinimizin temel bilgilerini öğrenmeye de özendirelim.

Yukarıda özetleyerek sıraladığım maddeleri benimseyip hayatımızda uygularsak inanıyorum ki, çocuklarımız hem fiziki hem de ruhsal bakımdan sağlıklı insanlar olarak yetişirler. O zaman ailede huzur, mahallede huzur, şehirde huzur, Ülkede huzur olur.

Saygılarımla. Not, Ünyespor'u ve Orduspor'u, yöneticilerini ve taraftarlarını, başarırlından dolayı kutluyorum

 

 



Bu Haber 1547 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI