2 Temmuz 2011 Pazar
ARİF TAKICI
Şu abartılarımız...
atakici52@hotmail.com

Geçenlerde bir dostumun sünnet düğününe gittiğimde ilahiler okunuyordu. Tabi her zaman olduğu gibi, kimi okunan ilahileri dinlerken, çoğunluğunun da sohbet ettiği gözden kaçmıyordu. Hep söylüyorum… Sünnet düğünlerinde mevlit ve ilahileri dinlemekten çok, insanların sohbet ettiklerine şahit oluyoruz… Orada tezat bir sentez var.

Gelelim deminki meseleye… Ne diyordum… Evet, tam ilahi okunması durdu; oda ne?  Silah atma yarışına başlanarak, ‘ne erkek bir millet olduğumuz' cümle Aleme, yere göğe en cesur katsayı ekseninden, dayanışma içerisinde gösterilmeye çalışıldı. Ne de olsa erkek milletiz canım!

Ama Muharip Gazi olan bendeniz, erkekliğin yüzde doksanı kaçmaktır düsturundan hareketle maratoncuları kıskandıracak reddede koşarak, eli silahlı erkek milletlerin gazabından Allaha sığınarak ve dahi dualar okuyarak kendimi saçak dibine attım. Tam siper… Ne de olsa savaş tecrübem de var ya… Allaha şükür, savaş tecrübesi olmayan diğer Ademoğullarından kör kurşunla tanışan olmadı.

Ortalıkta buz gibi bir hava esti, bayanlar ve çocuklar tedirgin oldular. Şimdi… Diyeceğim o ki; artık bunları aşmamız, becerilerimizi eğitim ve gelişme paralelinde inşa etmemiz lazım! Düğünlerde atılan silahlarla, kaza deyip geçtiğimiz binlerce ölüm vakasının meydana geldiğini hepimiz biliyoruz değil mi? Öyle ise niçin hala sürdürüyoruz dünyanın en lüzumsuz fantezisini? Üstelik meskûn mahalde!   

Çözüm… Düğün sahipleri, davetiyelere silah atılmamasını rica eden uyarı yazdırsınlar. Amma saçmaladım değil mi? En çok düğün sahipleri yapmıyor mu ‘'bu kıroluğu'' zaten. Başka… Cezalar en yüksek irtifa perdesinden uygulansın! Ama… İnanın, bu ve benzer diğer normal dışı davranışlarımız bir gün değişecek! Bir gün Cumhuriyet Meydanı'na ve kaldırımlara kimse çöp ve kabuklu yemiş atmayacak. Bir gün gelecek, yola balgam atan bir tane insana rastlamayacaksınız. Asker konvoyu, hacı, maç, düğün, seçim gibi konvoylar tarihe karışacak! Sokak aralarında sesi yedi mahalleye yayılan ve kulakları sağır eden düğünler de yapılamayacak. Bir gün balkonlara şakır şakır damlayan çamaşırlar asılmayacak. Bir gün meydanlarda siyasi konuşmalar bile olmayacak. Bir gün PKK meselesi bitecek. Bir gün tanklarımızı üç milyonluk İsrail'e tamir ettirmediğimiz gibi, dışarıya askeri ve sivil teknoloji ihraç eden, kendi bilişimini kendi tasarlayıp projelendiren ülke olacağız. Bir gün Avrupa Birliği aralarına katılmamız için yalvaracak. Bir gün fert başına yıllık kitap okuma sayısı 25 olacak. Bir gün dünyada en az sigara içen ülke olacağız. Bir gün tarımını en teknolojik ve bilimsel verilerle değerlendiren biz olacağız. Bir gün fert başına milli gelirimiz 40 bin dolar olacak. Bir gün ülkemizde tüm kurumlar durduğu yeri kesinlikle idrak edecek ve kurumlar arasında ahenkli bir koordinasyon inşa edilecek.

Be gardaşım çok hayal kurdun, ne zaman olacak bunlar diye soruyorsunuz değil mi? Vallahi Allah bilir.

 

 

 



Bu Haber 1543 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI