23 Temmuz 2011 Pazar
ARİF TAKICI
Kıbrıs Barış Harekatı
atakici52@hotmail.com

Kıbrıs Türkleri Orta Anadolu'dan, genellikle Konya civarından, Karaman yörelerinden Kıbrıs'a yerleştirilmiş olan soydaşlarımızdır.

Adanın, 1570 yılında Türkler tarafından alınışından, 1878 Rus Osmanlı Harbi'ne kadar geçen zaman dilimi içerisinde huzurlu olduğu görülür. Rus Osmanlı Harbi'nden sonra, Ada İngiltere'ye kiraya verilmiştir.  1960 yılında Türkiye, Yunanistan ve İngiltere olmak üzere üç ülkenin garantörlüğünde Kıbrıs Cumhuriyeti kurulmuş, Başpispokos Makarios da Kıbrıs'ın ilk Cumhurbaşkanı olmuştur. 

Kıbrıs elimizden nasıl çıkmıştır, niçin çıkmıştır? Bu uzun,  tarihi bir konu olmasının yanı sıra, zaten bu köşemiz de  ‘'bunun izahına'' yetersiz gelir. Kıbrıs Cumhuriyeti kurulduktan üç yıl sonra, yani kuruluş anlaşmasının mürekkebi bile kurumadan, zalim Makarios'un kurdurduğu EOKA B örgütü Türklere karşı katliamlara girişmiştir. Bu acımasız Rum politikası ve adayı Yunanistan'a ilhak etme planları 1974 yılına kadar devam etmiştir. 

1974 Kıbrıs Barış HarekAtı neden yapılmıştır?  15 Temmuz 1974'de Yunan cuntası Cumhurbaşkanı Makarios darbe yapınca, Makarios Ada'dan kaçtı. Bunun üzerine, Yunan generalleri İngiliz ve Türk katili Mikos Samsun'u Kıbrıs Cumhurbaşkanı seçti.  Türkiye, garantör devletler olan İngiltere ve Yunanistan'dan, Ada'da güveni sağlamak yönünde müşterek hareket etme teklifine müspet cevap alamayınca, 20 Temmuz HarekAtı'nı yapmak zorunda kaldı. 

Kıbrıs harekAtı başarılı mıdır? Evet, başarılıdır! Amerika ve Müttefik güçlerin Irak ve Afganistan'da senelerdir hala istikrarı sağlayamamış olmalarını analiz etmek bile, Türkiye'nin yaptığı 20 Temmuz HarekAtı'nın başarılı olduğunu anlamaya kAfidir! 

Ancak, anlaşılması güç olan şey,  Rum ve Yunan hükümetlerinin savaştan kaçan askerlerine madalya vermelerine karşın, devletimizin bu  ‘'Kahraman Kıbrıs Gazilerimize'' hala madalya vermemiş olmasıdır!  Anlaşılması güç olan şey, sosyal güvencesi olan olmayan ayırımı gözetilerek, gazilerin şeref aylıklarında farklılıklar yaratılmasıdır.   Anlaşılması güç olan şey, gazilerin adeta az şerefli, çok şerefli gibi kategorize edilerek ayırımcılığa tabi tutulmalarıdır! 

Devleti temsil edenlere soruyorum; gaziler rütbelisi rütbesizi,  sosyal durumu iyi olan ya da iyi olmayan ayrımı dışında aynı kaderi paylaşarak kahramanca savaşmadılar mı? Ayırım yapmanızın ülke ekonomisine katma değeri nedir? Ayırım yapmasaydınız, bu durum maliyeyi ne kadar zor duruma sokardı? Muharip Gaziler Genel Başkanımızın, 5 yıldır Sayın Başbakanımızla görüşme talebine neden cevap verilemeğini de anlaşılması güç buluyoruz!

Söyler misiniz lütfen, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK şu anda sağ olsaydı, kendisine, gazilerimize gösterdiğiniz ayırımcılığı mı reva görecektiniz? İsterseniz boş verin ha… Şöyle Gazilerimiz, İstiklal Savaşı Gazileri gibi yaşlanıp azalarak sayıları birkaç kişiye düşsün, madalyalarını o zaman verir ucuza kapatırsınız işi, ne dersiniz? Hem milli ekonomiyi de fazla etkilememiş olursunuz!  Maaş ayırımcılığına da o zaman bakarsınız. Neme lazım, gazilerin yüzünden enflasyon menflasyon artar da şimdi…

Ha. Unutmadan, biz gaziler maddi beklenti karşılığında savaşmadık!  Sıkıntımız o değil, üzüntümüz haksızlığa ilgisizliğe, maruz kalmamızdır. Yoksa vatanımız için bu yaşımızda da hiç durmaz savaşmaya yine koşarak gideriz.

Kıbrıs HarekAtı'nın yıl dönümü dolayısı ile şehitlerimize rahmet, gazilerimize sağlıklı günler diliyorum.

 



Bu Haber 1862 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI