3 Eylül 2011 Pazar
ARİF TAKICI
Olaylar
atakici 52 Hotmail.com

                             Bayram tatilinde bu kadar çok trafik kazası olması doktora tezi hazırlayan biri için doğrusu bir hayli malzeme oluşturur. Trafik kazaları yüzünden yılda 8 bin civarı ölüm, 80 bin yaralı… Ne bu böyle, savaşta mıyız?  Yollar iyi, araçlar iyi, ama zihniyetler panik atak erozyonuyla aşınmış ve mantık algılaması dumura uğramış!  Biraz daha dikkat etsek, daha sakin araç kullansak, bir birimize daha saygılı olsak olmaz mı?  Olur, hem de kazalar bir hayli azalır! Geçenlerde bir tanıdık beni arabasına aldı. Aman Allahım, çarşıya gidene kadar arkadaş kendine göre hatalı gördüğü en az 10 kişiye lanetler yağdırdı, küfürler etti. Bu kadar sinirlenen kişi kaza yapmaya aday değil midir?

Sadece trafikte değil, normal zamanlarda da çabuk sinirlenen bir milletiz. Ceviz kabuğunu doldurmayacak meselelerle çabuk sinirleniyor, olayları sıkıntıya yol açacak mecralara taşıyoruz. Ne oluyor bize böyle?  Şayet çabuk kızan biri iseniz, kızdığınız zaman sakinleşmeniz için size bazılarını uzmanların da öngördüğü birkaç tavsiyede bulunayım… Bir şeye kızdığınızda 50'ye kadar sayın ve pozitif düşünmeye çalışın. Sakinleşmeniz için kısa bir yürüyüş yapın.  Sorunlarla karşılaştığınızda iyimser düşünme egzersizi yapın. Sinirli anınızda sizi oyalayacak bir şeyle meşgul olmaya çalışın. Sakin ve tevazu sahibi olmakla ilgili yazılmış kitapları okuyarak tavsiyeleri kısa notlar halinde defterinize kaydedin.  İç huzur ve olaylar karşısında metanetli olmayı, gelen sıkıntıların belki de hayra vesile olacak bir sebep yaratacağını ve tevekkülle karşılamanın daha doğru olacağını öğütleyen hadis ve ayetleri ezberleyin.  Bu hususla ilgili bazı bilim adamları ve İslam Alimlerinin sözlerini not edin ve ezberleyin. Sakin biri değilseniz içten gelerek ve tadili erkAnla namaz kılın… Spor yapın ve sanat müziğinden sakinleştirici parçalar dinleyin. İlginizi çeken dinlendirici kitaplar okuyun.  Gerçek bir dostla sohbet edin. Cebinizde küçük bir tespih bulundurun, gerek gördükçe etrafa pek belli etmeden elinize alın ve tespihle oyalanın... İsterseniz, (isterseniz diyorum yoksa bana irticacı diyebilirsiniz) Allahın ismini zikredin, salAvat getirin. Arada bir çıplak ayakla toprak üzerinde kısa yürüyüşler yapın… Bu uygulama vücudunuzda biriken gerilimi ve elektriği toprağın emmesini sağlar.  Birisine iyilik yapın, iyilik yapmak insana huzur verir ve sakinleşmesine katkı sağlar. Bir uzman doktordan destek alın, onlar akıllılara da bakıyor! Başka ne yapılmalı? Sürücü kurslarında verilen eğitimi başka hangi ilavelerle güçlendirmek gerektiğini düşünmek ve verileri uygulamaya koymak lazım. Tez canlılıkla hata yapan sürücüleri ‘'ehliyetlerine el koyduktan'' sonra zorunlu psikolojik tedaviye tabi tutmak, ancak uygun doktor raporu ile tekrar trafiğe çıkmasına iziz vermek lazım.  Aslında tüm uyarılara rağmen Cumhuriyet Meydanı, kaldırımlar ve ortak alanlara çöp ve çekirdek kabuğu atan şahıslara da yardımcı olunması, kendilerine ceza yazılarak rahatlatılması, ayrıca psikolojik tedavi görmelerinin de sağlanması lazım.      Şayet derseniz ki be çatık kaşlı yazar, bu senin yukarıda sıraladığın öğüt ve tavsiyelerin hiç birisini yapamam ve de yapılamaz, ne olacaksa da olur… O zaman yanınızda getireceğiniz sağlam bir odunla bir gün sanayi sitesindeki iş yerime gelin, son arzunuzu sorduktan sonra o odunla sizi bir güzel döveyim… Vallahi ne siniriniz kalır ne de elektriğiniz.

 

 

 



Bu Haber 1580 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI