31 Aralık 2011 Pazar
ARİF TAKICI
Önce kendinize bakın
atakici52@hotmail.com

Birkaç günden bu yana Fransa'da ki Ermeni yasa tasarısı ile ilgili haberler medyada ülkemizin önemli gündem maddeleri olarak yer alıyor. Paris'te oylamanın yapılacağı Meclis binasının önünde, Türk kardeşlerimizin yaptığı protesto son derece haklı olarak ortaya konulan reaksiyonlardır… 

Ülkemizde ise Fransız mallarının boykot edilmesi yönünde genel görüş hAkim. Her ne kadar bazı lüks tüketim mallarını boykot etmek bakımından bu uygulanabilir olsa da,   topyekûn bir ekonomik boykot algılamasının çok gerçekçi olmadığını düşünüyorum! Ancak, Fransa Meclisinde alınan bu mantık dışı karar karşısında yapacağımız çok şey olduğu muhakkak! Bunlardan bir tanesini, ilköğretim beşinci sınıfta okuyan oğlum levent, bu sabah kahvaltıda dile getirdi… Dedi ki: Babacığım, biz katliam yapmadık, ama onlar birinci dünya savaşında ülkemiz de katliam yaptılar. Afrika'da da katliam yaptılar. Biz de, Fransa katliam yapmamıştır demeyi suç sayan kanun çıkarsak olmaz mı? Olur, çok da yerinde olur dedim.

Tabi bundan başka Fransa'nın yaptığı bu densizliğe karşı yapacağımız birçok yaptırım ve misilleme, yetkililerimiz tarafından uygulamaya konulacaktır.  Benim diyeceğinim o ki, Fransa empati yapsın, önce kendi yaptığı katliamlara baksın!  24 Ağustos 1574 tarihinde Paris'te Protestanlara yapılan katliamlar tarih arşivlerinde duruyor. Cezayir'de 1, 5 milyon insanı katlettiler, 2,5 milyon insanı Mecburi göçe zorladılar. Katledilen binlerce Cezayirlinin bir kısmının cesetleri şehir dışında açılan dev çukurlara gömüldü, binlerce ceset ise ölüm fırınlarında yakıldı. Toprak altına döşenen mayınlar ve Fransa'nın bu ülkede yaptığı nükleer denemeler sebebiyle bu gün dahi binlerce insen ölmektedir Cezayir'de.  Fransa'nın 1960'dan bu yana yaptığı nükleer denemeler nedeni ile Cezayir'de 150 bin insan ölmüştür. Yine Fransa'nın,  Ruanda'da 1990 yılında Hutu ve Tutsu Kabillerini birbirine düşürmesi sebebiyle 800 bin civarında insan ölmüştür.  Dünyanın birçok yerinde ve ülkemizde Birinci Dünya savaşında yaptığı katliamları unutmuş değiliz. Bu arada Brezilya parlamentosu, Ermenistan'ın Azeri'lere katliam yaptığına ve Karabağı haksız işgal ettiğine dair karar çıkarttı. Bravo Brezilya, ülkene insanlarına sağlık, var olun!

YENİ YIL: Geçtiğimiz gün, çam ağaçlarının katledilip yılbaşı süslemesi için satıldığı haberini izlediğimde yok artık, dedim, hayret ettim. Ahhh… Ah,  şu bizim cahilce batı özentimiz yok mu?  Yahu çam süslemek isteyen vatandaşlar, bu canlı çamlara yazıktır, bunları size satanlara itibar etmezseniz onlarda bu ağaçları kesmezler!… Mutlaka süsleyecekseniz,  plastik çam alıp süsleyin be kardeşim, kıymayın ve de kıydırmayın bu canım çam ağaçlarına!    

 Nereden çıkmış bu iş, kısaca bir göz atalım: Almanların cennet ağacı adı verdikleri, Hazreti Adem ile Havanın cennet ağacına atfen donattıkları ağaç köknardı. 15'ci yüzyıl sonrası adet üzerine meyve, ekmek, hatta daha sonra bisküvi asılmaya başlanmış bu süslenen ağaçlara. Protestanlığın yayılması ile mum da konmaya başlanmış ağacın dallarına. Bu adet önceleri Avrupa da yayılmakla birlikte, daha sonraları Amerika ya da yayılmıştır. Aslında ağaçların ruhani törenlerde sembol olarak yer alması, Hıristiyanlık öncesi zamana kadar gidiyor.

YILBAŞI KUTLAMASI:  Yılbaşı kutlamasını, yeni yılın başlangıcı kabul ederek birbirimizi tebrik etmek, dostlarımızı ve yakınlarımızı çeşitli teknolojik imkAnlarla arayarak, ya da özellikle kartpostal göndererek yeni yıllarını kutlamak şeklinde idrak etmek makul uygulamalardır… Samimiyeti ve sevgiyi yaşatmaya önemli derecede katkı sağlayacak davranışlardır. Ancak bu makul zaviyenin dışına çıkıp, meseleyi içkili kumarlı çılgınca kutlama eksenine getirirsek, o zaman hayat zıvanadan çıkar ve kAbusa dönüşür! O bakımdan, kutlamanın abartılmamasının doru olduğunu ifade etmek istiyorum.  Ben şahsen bir başka menzilden baktığımda, beni yeni yıla sağ salim kavuşturduğu için; bunu Allaha şükür vesilesi olarak görürüm. Ne yani, ömrümden bir yıl gittiği için bayram edecek neden olarak mı göreyim? Yeni yılınızı en içten duygularımla kutlar,  saadetler dilerim.

 

 

 



Bu Haber 1747 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI