6 Ocak 2012 Pazar
MUHAMMED SIDDIK ÖZ
Tv Dizileri ve Muhteşem 100 Yıl
m.siddikoz@gmail.com

Televizyonlarda onlarca kanalda dizi bombardımanı devam ediyor. Bunların birçoğunda aşk, meşk, seks, yalan, dolan, cinayet, vurgun, soygun, evden kaçma, karısını veya kocasını aldatma, boşanma, cinayet, şiddet vs. vs. artarak devam ediyor.  Sık, sık da yenileri ekleniyor…

Sonra bunlardan örnek alınarak etkilenilerek toplumumuzdaki olumsuz ve kötü olaylar her gün artıyor. Cinayetler, aldatmalar, boşanmalar, kavgalar, şiddet, vs. Aldı başını gidiyor.

Bu kötü örnekler MUHTEŞEM 100 YIL dizisinde de aynen görülüyor. Halbuki bu   Muhteşem 100 Yıl başlamadan önce Kanuni Sultan  Süleyman'ın zaferlerini, Osmanlı'nın adaletini, üç kıtada at koşturan ecdadın kahramanlıklarını gösterecek  bir dizi olacak sanmıştık. Meğer yanılmışız. Kaç aydır devam eden dizi Brezilya'nın pembe aşk dizilerini aratmıyor.

22 Aralık 2011'de Musa Kıroğlu Beyin de yazdığı gibi; ''Bir milletin (Osmanlının) tarihindeki muhteşem bir dönemi karalamaya, bugünkü neslin kafasını karıştırmaya yönelik kasıtlı olarak yazılmış ikiyüzlü bir senaryodur.''

RTÜK denilen Radyo Televizyon Üst Kurulu bu tür yalan, yanlış ve kasıt dolu, hatta ahlaksızlık dolu dizilere nasıl müsaade eder, anlaşılır gibi değil. Her yönüyle çok eleştiriye uğrayan bu dizi ahlaksızlık ve bozgunculuk yapmaya devam ederken, birkaç savaş sahnesini de basit uyduruk bir şekilde gösteriyor.

Ben bir sinema ve TV eleştirmeni değilim, ama duyarlı bir vatandaş olarak birkaç cümle ile de olsa infialimi belirtmeden geçemiyorum.

Geçen hafta evde CD'den, yapımcı Yücel Çakmaklı'nın KURULUŞ filmini seyrettim. Oradaki sahneler, savaşlar çok kalabalık oyuncu ve figüranlar, Osmanlı Devletinin kuruluşu esnasında Roma ve Bizans'la olan mücadelesini oldukça güzel ve etkili bir biçimde anlatıyor. Sonra kılık ve kıyafetler o günün şartlarına ve geleneklerine gayet uygun. Oldukça güzel ve tarihi gerçeklere uygun bir senaryo işlenmiş.

Ama Muhteşem 100 yıl dizisinin senaryosu neredeyse tamamen uydurma, kurgu.

Tarihçi Prof. Dr. Ahmet Akgündüz'ün BİLİNMİYEN OSMANLI ve OSMANLI'DA HAREM adlı eserlerinde, Osmanlı'da haremin ne olup olmadığı geniş bir şekilde anlatılmış. Kıyafetlerin, padişah ve ailesi ile olan ilişkilerin nasıl olduğu gerçeğe uygun bir biçimde uzun, uzun anlatılmış. Bilhassa gençlerimizin bu gibi dürüstçe yazılmış Osmanlı tarihini ve romanlarını okumaları lazım. Yoksa bu kısa yazılarla gerçekleri yeteri kadar anlatmak mümkün değil.

Kitap okuyalım, tarih okuyalım ecdadımızın neleri yapıp yapmadığını doğru öğrenelim. Maksatlı Osmanlı düşmanlarının uydurduklarına inanmayalım vesselam.

Cumanız mübarek olsun.

Kalın sağlıcakla.

 



Bu Haber 1884 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI