4 Şubat 2012 Pazar
ARİF TAKICI
Zaman...
atakici52@hotmail.com

Bütün devir; günler, aylar, yıllar tek bir noktanın içinde toplanmış, ‘'bir anın içine sığmıştır: Şu an… ŞEBÜSTERİ.

Yaşamaktan maksadımız nedir? 3000 bin kişiye bu suali soran Psikolog William Maulton Marston, insanların yüzde 94'ünün gelecek ümidiyle bu güne katlandıkları sonucuyla karşılaşarak şaşırdı. İnsanların çoğu, bir şey olmasını, birinin ölmesini, çocuklarının büyümesini,  gelecek seneyi, rüyalarında yaşattıkları seyahati yapmak fırsatını vs. beklemektedir. Geleceği beklemekte, bu arada bugünün elimizdeki biricik gerçek olduğunu anlayamamaktadırlar. Öyle ya, dün yok olmuş; yarın ise belki hiçbir zaman gelmeyecektir.

Bu açıklama ile elimizdeki biricik gerçeğin ‘bugün ‘' olduğunu anlatmak istiyor sayın yazar ve düşünür. Çünkü dünler geçip gitmiş; yarınlar ise hiç bir zaman gelmeyecektir. Zaman varlıkların ömrünü, iş ve hareketlerin süresini bildiren bir ölçüdür. Bu yönü ile de zaman bütün başarı ve kazançları getirip götüren, hayat sermayemizi nokta nokta dolduran bir muammadır. Büyük devlet ve fen adamı B. Franklin: Zaman hayatın kendisidir. Hayatı seviyorsanız zamanı boşa harcamayın, der. Bir başka bilge: Hiçbir şey hayat ve onu dolduran dakikalar kadar kıymetli değildir, diyerek zaman ile hayatı eşdeğer olarak kabul etmektedir…Ne kadar doğru.. Asırları, yılları, ay ve haftaları getirip götüren zamanın, gerçek anlamda bize ait olan bölümü''bu gün'' den hatta daha realist olursak, şu andan başkası değildir. Öyleyse bütün gücümüzü, bütün dikkatimizi< bu güne<  ve bilhassa bu günleri de ilmek ilmek dokuyan < şu an  meretin oltasına en kolay takılanların başında tembellerin bulunduğunu, bunların çok defa oltayı yemsiz bile yuttuklarını, ifade eder.  Fakat kendilerini akıllı ve zeki zanneden ahmak (tembel ) için oltaya takılacak en isabetli yemin ne olabileceğini biraz düşünmekle bizler de keşfedebiliriz… Bakın aldanan ruhun dile tezahür eden sözlerine: Acelen ne birader, işler kaçmıyor ya? Yahut: Arkadaş günleri torbaya mı doldurdular, yarın olsa kıyamet mi kopar? Gibi beylik avuntular.

HAlbuki şeytanı parmağında döndüren kemal ve irfan sahiplerinin bu tuzağa karşı kullandıkları en tesirli ilaç: Şimdi değilse ne zaman? Sonra çok geç… Belki de hiç bir zamandır… Bu sebeple zamanı en güzel ve en verimli biçimde değerlendirebildikleri için İslam'da bu veli kişilere ( Ebü-l vakt= Vaktin babası ) denilmiştir. Bu günün işini yarına bırakma! Uyarısının hayati önemine işaret eden büyük sözlerden bir kaçını şöyle sıralayabiliriz: İş bir kere geri kalırsa, hiçbir vakit ilerleyemez. HZ. ÖMER.

Bu günün işini yarına bırakanlar helak olurlar: ALLAME BİRGİV.

 Halk: yarın olsa da bir iş işlesem, der. Bilmez ki bu gün dünkü günün yarınıdır. Bu gün ne işlemiştir ki, yarın ne işleyecek? ŞEYH MUHAMMED PARİSA.

Kararsızlık ve gecikme başarısızlığın iki önemli sebebidir. GALİLE.

Bu günün işini yarına bırakma! Çünkü yarın acizlerin günüdür. EBA MÜSLİM-İ HORASANİ. Yaptığınız işin en iyisini, bir de zamanında yapın. O vakit dağ başında bile olsanız insanlar sizi arayıp bulur. MOORE.

 Sabahları geç kalkan her işinde geç kalır. Bütün başarılarımı, işlerimi vaktinden önce yapmış olmama borçluyum. İngiliz Amirali Nelson.                   

Hayat hiçbir zaman gecikmeyi affetmez. Plansız çalışan bir kimse, ülke ülke dolaşıp define arayan ahmağa benzer. SESCARTES.

Durmayın düşersiniz. Dünyayı fethe kalkan Napolyon, bu emelini terk edince düşüp yok oldu. GENERAL DE GAULLE.

En küçük işleri ehemniyetsiz görmeyenler, en büyük işleri de başarırlar. Dr. V. PHAUCHETE.    Baharda ekilmeyen, yazın gelişmez, güzün biçilmez, kışın yenmez. HERDER LAEDRİ. Zaman değerlendirildiği zaman kutsallık kazanır. SİR THOMAS BROVNE.

Üç şey zordur: Sır saklamak, bir hakareti unutmak, zamanı değerlendirmek. CHILON. 

     Not: Yeşilay arşivinden yararlandım.           

 

 



Bu Haber 1810 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : paha bicilemilecek ZAMAN Tarih : 7 Şubat 2012 / Pazar Üye Adı :Osman TASBASI
Bugunku bir isini bitirmemek yarinki bir isine digerini eklemektir
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI