11 Nisan 2012 Pazar
ARİF TAKICI
Gazi
atakici52@hotmail.com

25 Mart Pazar günü Ünyeli bir grup Gazi arkadaşla birlikte 14'cüsü gerçekleşen Samsun Muharip Gaziler Şubesi'nin genel kuruluna katıldık. Biraz geç olarak yazdığım bu yazımda genel kurulun ayrıntılarından pek bahsetmeyeceğim, çünkü Genel kurulla ilgili detaylı haberler basında zaten geniş bir şekilde yer aldı.

Sadece Genel kurulda edindiğim birkaç izlenim ve düşüncemi ifade ettikten sonra, gazilerle ilgili genele şamil düşüncelerimi sizinle paylaşmak istiyorum!  Genel kurul,  1000 kişilik geniş bir katılımla geçekten muhteşemdi. Başka bir listenin olmadığı Genel kurulda, Muharip Gaziler Samsun Şubesi Başkanı Ahmet DİRİL, Genel kurula katılan bütün Gazilerin teveccühleri ve oylarıyla yeniden Başkanlığa seçildi. Hitabetini ve çalışmalarını her zaman takdir ettiğim Başkan Ahmet DİRİL,  genel kurulda  yaptığı konuşmalarda, düzgün diksiyonuyla son derece etkileyici ve akıcı konuşmalar yaptı. Başkan Ahmet Diril'in performansıyla bölgesindeki Gaziler için bir şans olduğunu, bu manada kendisine yardımcı olunması ve desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. 

Genel kurulun geniş bir salonda ve oldukça kalabalık bir hazirunla geçekleşmiş olması ve profesyonel bir Genel kurul hazırlığı yapıldığının müşahede edilmiş olunması, kayda değer bir olgu olarak değerlendirildi. Bu bakımdan Başkan Ahmet Diril ve Yönetim kurulu arkadaşlarını içtenlikle tebrik ediyorum. 

Bu arada genel kurula Garnizon komutanının, Samsun Büyük şehir Belediye Başkanın ve Vekillerimizin katılamamış olmaları, gözlerden kaçmadı.  Muharip Gaziler Genel Başkanlığı,  Taşradaki Şube yönetimleri ve Temsilcilikleri, Gazilerin sosyal hak ve konumlarının iyileştirilmesine matuf elbette ciddi manada çaba gösterdiler ve birçok talebin sonuca ulaşıp hayata yansımasını sağladılar. Gerek Başkan Ahmet DİRİL, gerekse Genel Başkan Sayın Şükrü Tandoğan, yaptıkları konuşmalarda bu hususu zaten dile getirdiler. Ben bu manada Gazilerin sosyal durumlarının iyileşmesine münhasır çalışmaları dolayısıyla emeği geçen,  Genel  Başkan Sayın TANDOĞAN başta olmak üzere tüm Şube yönetimlerine ve Devletimizin ilgili hamiyet sahibi şahsiyetlerine teşekkür ediyorum! …

Ancak, değinmek istediğim husus şu ki:  Sayın Başbakanımızla, Devletimizin ilgili kuruluşları, Hükümet üyeleri ve Milletvekilleri ile Muharip gaziler Genel Merkezi arasında iletişim konusunda yeterli pozitif ilklim oluşamıyor, iletişim kanalları yeteri kadar açılamıyor, ne bileyim olması gereken frekans sağlanamıyor gibi bir izlenim var… Yanılmıyorsam bu mesele baypas edilerek iletişim kanallarının açılması gerekiyor!  Bir diğer husus;  Ülkemizde Gaziliğin ulviyetinin bilinmesi ve idrak edilmesi noktasında bir zafiyet görülüyor… Sanki bir yerlerde oksitlenme, bir arıza var. Bu Millet böyle değildi, değerler manzumesinde bir aşınmamı var, ne oldu bize? Ben bu dar köşemde tüm bu aşınmalardan bahsedemeyeceğim… Kısaca değinecek olursak:  Bakıyorsunuz toplu taşıma araçlarında Gazilere bedavacı geldi gözüyle bakılıyor, incitici sözler söylaniyor, yer verilmiyor,  kimi zamanda sizin kartınız geçmiyor denerek dikleniliyor. Gidin şehit ve Gaziliğin kıymetinin bilinmesi hususunda Japonya ve Güney Kore'den ibret alın!  Güney Kore Devleti, bırakın kendi gazilerinin kıymetini bilmeyi, 1953 yılında yardım için kendisine asker gönderen Ülkelerin Kore Gazilerinin kıymetini bile bizden iyi biliyor, çocuklarını torunlarını okutuyor, her sene belli sayıda Gaziyi Kore'ye davet edip gezdiriyor, hepsinin madalyalarını nişanlarını verdi… Bizim Devletimiz ise hala Kıbrıs Gazilerine madalya vermedi…Madalya ile törenlere katılan Kıbrıs Gazilerine bakıp yanılmayın,  o Gaziler,  Muharip Gaziler Derneğinin darphanede bastırdığı  madalyayı  parayla alıp göğsüne takan Gazilerimiz, Devletin verdiğini  değil !!!   Bu Ülkede, kültür adamı diye aile mefhumu sabıkalı nice artistlere, dansözlere, hatta genelev patronlarına bile ödül verilmiştir de, Kıbrıs Gazilerine gümüşten, bakırdan, hatta seramikten bile olsa madalya vermek reva görülmemiştir!  İflasın eşiğindeki Yunanistan bile Gazisine ayda 1500 dolar verirken, kurtuluş savaşı kararının verildiği benim Ülkemin Meclisinde, Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının kemiklerini sızlatırcasına, Gaziler arasında maaş farkı kararı alınarak, adeta az şerefli çok şerefli Gazi ayırımı yapılmıştır.  Japonya da atom silahının atıldığı Horişima ve Nagasaki'yi görmeden okul bitirmiş bir Japon yetişkin göremezsiniz… Elin oğlu kalkıp Avustralya'lardan Yeni Zelanda'lardan Ülkemize gelip dedelerinin haksız olarak savaştıkları yerleri gezerken, Kore Devleti Türkiye deki Kore Gazisini alıp ülkesine götürüp gezdirirken, benim Ülkemin genci ezberde kalmış; Çanakkale'yi bilmemiş, görmemiştir… Kıbrıs Gazilerimiz ise, ekonomik durumu elvermediğinden Çanakkale'yi zaten görememiştir de…  Festivallerde pey bilek yapan gerdan kıvıran sözde sanatçılara dünyaların parasını veren Belediye yönetimleri tarafından da görmezden gelinmiş,  Gazilerimizi alıp Kıbrıs'a gezmeye götürelim, varsınlar bu Ülke için ve bu Ülkenin stratejik geleceği için savaştığı yerleri görsünler diye düşünülememiştir!   SONUÇ… Şehitlik ve Gaziliğin yüceliği ve ulviyeti eğitim müfredatında okullarda iyi anlatılmalı ve işlenmelidir… Okullarda Sivil savunma derslerine Gazi derneklerinden yöneticiler,  yada Derneğin uygun gördüğü Gaziler katılarak, öğrencilerimize bilhassa Gazilerimizin hatıralarını anlatması,  bu Ülke için neler yapılabilir değerlerinin anlatılması sağlanmalıdır… Görsel ve yazılı basında Şehitlik ve Gaziliğin yüceliği anlatılmalı, unutkanlık alışkanlığı olan milletimizin belleğinde, milli şuur ve değerlerimizin her daim taze tutulması sağlanmalıdır. Not, ben bu yazımı yazarken, Samsun Muharip Gaziler Derneği Başkanı Ahmet Diril'in Babası Yusuf Diril'in vefat ettiği haberini aldım. Merhuma Allahtan rahmet,  Başta Ahmet Diril olmak üzere, kederli ailesine ve yakınlarına sabrı cemil niyaz ederim. Saygılarımla.

 



Bu Haber 1773 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI