12 Mayıs 2012 Pazar
ARİF TAKICI
Anneler Günü
atakici@hotmail.com

Yarın anneler günü… Mayıs ayının ikinci Pazar günü anneler günü olarak Dünyanın birçok Ülkesinde kutlandığı gibi, Ülkemizde de geniş bir kesim tarafından kutlanmaktadır. Annelik gerçekten kutsal ve ulvi bir kavramdır. Cenabı Allah bütün kadınların aklına, kalbine ve ruhuna annelik duygusunu yerleştirmiştir… Bu sebeple bütün kadınlar anne olduğunda görevine çabuk adapte olmakta ve çocuğunun bakımını tüm sevgi, merhamet ve şefkatiyle acemilik çekmeden yerine getirebilmektedirler. Bir ülkenin ne kadar gelişebileceği, o ülkede yaşayan annelerin eğitim düzeyleriyle orantılıdır… Bu bakımdan, kız çocuklarının eğitimine çok önem verilmesi her zaman savunduğum bir olgu olmuştur!  Çünkü seyrine doyamadığınız bir tablo nasıl ki eğitimli ve işini iyi bilen bir ressamın fırçasıyla şekilleniyorsa, işte iyi yetişmiş bir insanda, eğitimli ve bilinçli bir annenin eseri olabilir. Kuşkusuz her anne çocuğunun iyi yetişmesini arzu eder… Ancak ne var ki, arzu etmek çoğunlukla tek başına iyi insan yetiştirmeye kAfi gelmiyor… Arzu etmeyi gayret, gayreti bilgiyle desteklemek gerek! Benim annem ve babam, her ikisi de sağ değiller. Onları sağlıklarında üzmemeye hayır dualarını almaya çalıştım. Şu anda onlar için dua etmekten başka elimden bir şey gelmiyor. Bu dünyadan göç ettiklerinde yoklukları ve kıymetleri daha iyi anlaşılıyor. Bu bakımdan değerli okurlarım, şayet anneniz ve babanız hayattalar ise, sağlıklarında onların kıymetini bilin, onlara of bile demeyin. Batıda olduğu gibi onları sadece anneler gününde hatırlamayalım, onların sık sık hatırlarını ihtiyaçlarını soralım, güzel sözler ile gönüllerini alalım! Şayet hayatta değiller ise, onların kabirlerini sadece anneler günü ve dini bayramlarda değil, muhtelif zamanlarda da ziyaret edelim, onlar için dua edelim! Peygamberimizin şu hadisi şerifleri ne kadar anlamlı: Anne babası yanında ihtiyarladığı halde cenneti kazanamayanın burnu sürtülsün… Anne babasına iyilik edene müjdeler olsun! Allan onun ömrünü uzatır. Cennet anaların ayakları altındadır.    Biliyorsunuz Veysel Karani Peygamberimizi görmek için yıllarca gözyaşı dökmesine rağmen, hasta annesini bırakıp Peygamberimizi görmeğe gidemedi… Ama Veysel Karani'nin kavuştuğu bütün ihsan ve dereceler, anasına yaptığı iyilikler sebebiyledir. Annesini alıp KAbe'yi tavaf eden kimse, Abdullah İbni Ömer Hazretlerine dedi ki, Efendim annemi böyle sırtıma alıp, KAbe-yi muazzamayı ziyaret ediyorum. Acaba annemin hakkını ödemiş olurmuyum?  Cevap: Annenin hakkının yüzde birini bile ödeyemezsin. Ancak iyi muamele eder ve iyi bakarsan, en küçük hizmete çok büyük sevap verilir. 

Annem gördüğüm en güzel kadındır... Her şeyimi anneme borçluyum. George Waşhinton.

Beni de bir ana doğurmadı mı? Türk anaları daha nice Mustafa Kemaller doğurur: Atatürk.

 Değerli okurlarım, ben 6 yaşlarımda olduğum sıralarda 15 yaşında olan ağabeyim kaza ile vurularak hayatını yitirdi. İnanın, aradan onlarca yıl geçtiği halde annem ağabeyimi unutamamıştı ve aklına geldikçe onun için hala ağlayabiliyordu. Bu bakımdan, şehit annelerini iyi anlamak lazım… Onlar yavrularının hasretine nasıl dayansınlar? Allah şehit annelerinin o temiz ve evlat hasretiyle yanan yüce yüreklerine sabırlar versin… Bakınız bir bilge yavrusunu kaybeden anneler için ne diyor... Çocuğunu kaybeden bir anne için her gün ilk gündür, bu ıstırap ihtiyarlamaz… Ne kadar doğru bir söz?  Başka güzel sözlere bakalım!

Hiçbir süs ve elbise, bir kadını analık sevgisi kadar güzelleştiremez. Anneler her şeyi görmeseler bile kalpleriyle duyarlar. Ağlarsa anam ağlar gerisi yalan ağlar. Ana başa taç imiş, her derde ilaç imiş, bir evlat pir olsa da, anaya muhtaç imiş. Efendim biz ulus olarak ana sevgisini o kadar yüce mertebede tutan bir milletiz ki, yaşadığımız topraklara Anadolu derken bile aslında yüreklerimiz de anneye verilen önemin o eşsiz sevgisi tezahür eder! Esasen üstünde yaşadığımız topraklara Anadolu denmesinin mana bütünlüğünde,  bu topraklarda yaşayan annelerin merhamet ve sevgi dolu analar olduğunun belirgin manevi işaretlerini görürsünüz. Bu topraklara Anadolu denmesi de yine bir annenin sevgi ve merhametinin hayata aksetmesi ile olmuştur… Bir Türk boyu ordusu ilerlerken askerler su içmek için bir pınar başında mola verirler. Bir kadın gelir, askerlere ayran ikram eder. O kadar ikram etmek ister ki, bardakları mütemadiyen dolan askerler, ana dolu, ana dolu derler. Yani bardaklarımız dolu, kAfidir demek isterler. Rivayet o ki, bu yüzden yaşadığımız topraklara Anadolu denir. Efendim esasen Cenabı Allah bütün canlılara annelik sevgisini yerleştirmiştir. Bir misal vermek gerekirse,  diyelim bir anne kanguruyu aslan kovalasa, anne kanguru yoruluncaya kadar kaçar, yakalanacağını anlayınca da yavrusunu bir çalının içine bırakıp ortaya çıkar ve aslana yem olur… Ama yavrusunu kurtarmıştır!  Bir kanguruda bile bu ne yüce bir annelik sevgisidir Allah'ım? Bütün annelere selam olsun, hayatları sağlık ve huzurla kaim olsun. Saygılarımla.

 

 



Bu Haber 1782 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI