26 Mayıs 2012 Pazar
ARİF TAKICI
Alkol
atakici52@hotmail.com

Alkolün etki ve zararları: A- Alkolün neden olduğu sağlık sorunları. B- Alkolün bedensel ve psikolojik etkileri. Alkol uyuşturucu sınıfına girmektedir. İnsanlarda önce masum zevk içiciliği, sonra alışkanlık ve sonunda bağımlılık oluşturmaktadır. Ancak onunla da kalmamakta, en sonunda alkol insanı tam bir alkol tutsağı haline getirmektedir.

 Diğer uyuşturucu kullanımlarında olduğu gibi alkol de alındıktan sonra büyük bir hızla organ zarlarından emilmekte ve kana karışmaktadır. Bu emilme ağız ve yemek borusundan başlamakta ve mide ile bağırsaklıklarda hızla devam etmektedir. Alkolü içkiler tesirlerini ihtiva ettikleri etil alkol ile sağlarlar. Bu medenin az miktarı ( kan seviyesi mg/ iken) canlılık sağlar denilirse de daha çok alınır ve 200–300 mg kan seviyesine ulaşırsa depresyon ve fiziki güçlerin yönlendirilmesinde güçlükler ve azalmalar olur. Kişiye ve bünyeye göre değişmekle beraber miktarın daha da artırılması 500 mg / cc'yi bulmasıyla nefes alma güçleşebilir ve hatta ölüme sebebiyet verebilir. Bunlar alkolün birden alınmasında ortaya çıkan belirtilerdir. Devamlı alanlarda ise vücut işleyişinde kalıcı bozukluklar olur.

ALKOL VE EPİLEPSİ( sara) HASTALIĞI: Epilepsinin değişik sebepleri arasında alkol kullanımı da etken olarak zikredilmektedir. Kronik alkol kullanımında, alkolün fazla kullanılmasından veya ani olarak kesilmesinden sara hastalığı tetiklenebilmektedir.

ALKOLLE İLGİLİ GÖRME BOZUKLUKLARI: Alkoliklerin gözlerinde özellikle göz dibinde ve diğer görme merkezlerinde değişik karakterli bozukluklar izlenmektedir. Bunları kısaca şöyele özetleyebiliriz: Gece körlükleri. Kornea hasarları. Tam pankreas yetmezliği ise alınan gıdaların sindirimini ve bağırsaklardan emilimini bozar. Vücutta vitamin yetersizlikleri baş gösterir. Şeker hastalığının ortaya çıkışını kolaylaştırır. Ayrıca böbreklerde de toksin erki yapıp nefrite yol açabilmektedir. Çok mühim bir tesiri de çevre sinirlerine olan toksik tesiri   ve bunun sonucu polinevrit denilen sinir iltihaplarına sebep olmasıdır.

Akol, kalp hastalarına da negatif  ( olumsuz) etki eder, kalp kasları önce hacim genişlemesine uğrar ve sonra kalp yetmezliği meydana gelir. Koronerler ( kalbi besleyen damarlar)  de spazma ve göğüs ağrılarına sebep olur. Alkol genel olarak damar sertliğini hızlandıran faktörlerdendir. Alkoliklerde ruhi bozuklara da rastlanır. Kronik alkolizmde zekA geriler. Öğrenme kapasitesi zayıflar ve hafıza kusurları ortaya çıkar.

Beyin alkole karşı en hassas merkezdir: Delirum Tremens alkoliklerin karakteristik hastalıklarındandır. En çokta alkol kesildikten sonar oluşur.

Delirum Tremens alkol kesildikten sonra husule gelen en tehlikeli rahatsızlık olmaktadır. Bu hastalık özellikle alkol perhizlerinde yani yoksunluklarında oluşmaktadır. Genellikle alkol kesilmesinin 4- veya 5, günlerinde görülmektedir. Bu durumdaki hastalarda aşağıdaki bulgular izlenmektedir.

Tahrik edici sinirlilik. Oryantasyon bozukluğu. Görme hayalleri. Aşırı terlemeler. Kalp çarpıntısı. Hızlı soluma. Hummalı ateşin yükselmesi. Kusmalar, dehisratasyon, sıvı kaybı. Karaciğer hastalıkları. Enfeksiyon gelişmeleri.

Alkoliklerde kalp adale yetmezliği, beş duyularda zayıflama ve bozukluklar, hormonal dengesizlikler, omuriliği arızası.

Alkoliklerin en az1/ 4'i karaciğer yetmezliği, beslenme yetersizliği ve mide rahatsızlıklarıyla karşı karşıyadır. Psikolojik durum bozuklukları ise bunlarda çok daha yaygındır. Alkolizmin erken devresinde hastalar ekseri normal ağılıktadır veya kilo fazlalığı vardır. İleri devrelerinde gözle fark edilen bir zayıflama görülür. Hastalar iyice zayıfladıklarından sık sık yangı hastalıklarına yakalanırlar. İştahları yoktur ve iştahlarının olmayışının sebebi; hem alkolün merkezi sinir sistemine hem de bağırsak kanalına yaptıkları zararlı tesirlerdendir. Vitamin B 12 ve folik asit eksikliği sebebiyle alkoliklerde kansızlık baş gösterir. En hafif vakalarda bile karaciğerde toksin (  zehirli ) yağ birikimi olur. Bazı hastalarda alkolik hepatit ( karaciğer iltihabı ) ortaya çıkabilir. Müzminleşmiş alkol alımı, karaciğer sirozuna sebebiyet vermektedir. Bilhassa günde 80 gram alkol alanlar ( ve daha fazlasını alanlar)  bu tehlikeye maruzdurlar. Günde 160 gram alanlarda ise tehlike son derece fazladır. Östrojen denilen ve kadınlarda erkeklerden daha yüksek yoğunlukta bulunan bir hormonun yıkımı karaciğerde olur. Alkoliklerde karaciğer harabiyeti sebebiyle bu hormonun yıkımı azaldığından kandaki konsantrasyonu yükselir ve erkek alkoliklerde erkeklik hislerinin azalmasına sebebiyet verir. Not: Yeşilay arşivinden yararlandım. 

 

 

 

 



Bu Haber 1934 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI