2 Haziran 2012 Pazar
ARİF TAKICI
Alkol-3
atakici52@hotmail.com

Ülkemizde yapılan bir araştırmaya göre, kendileriyle mülakat yapılan ağır vasıta sürücüleri arasında en önemli kaza nedenleri olarak; alkollü iken araç kullanma ‘' diyenlerin oran  % 23'tür. Oysaki karayolları trafik kanunu'nun 48.maddesi, uyuşturucu veya keyif verici maddeleri almış olanlar ile alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır. Aynı kanunda Ek Madde 12'de konaklama yerleri ve Belediye mücavir alanları hariç olmak üzere, oto yıllarda ve devlet kara yollarında yapılacak ve açılacak yapı ve tesislerde alkollü içki satılmasına izin verilmez, denilmesine rağmen, benzin istasyonlarında alkol satışının yapılması düşündürücüdür.

Trafik kazalarındaki ve oranlardaki artışı değerlendirirken, alkolle mücadele konusunda yetersiz kalınmışlığın özellikle incelenmesi gerekmektedir.

ÜLKE  EKONOMİSİNE NEGATİF ETKİSİ:  Ayrıca alkolün parasal maliyeti dikkate alındığında toplumsal yapının deformasyonuna etkisi daha net görülmektedir.

Alkol araştırma enstitüsünün 2006 yılı raporuna göre; alkolün AB ülkelerini  ve dolayısıyla  bu ülkelerde yaşayan kişilere toplam somut maliyeti 2003 yılında, 125 milyar Euro'dur. Bu oran brüt yurt içi hasılasının %1,3'üne eşittir. Görünmeyen ( soyut) sonuçlar giderler, alkolün neden olduğu sağlık, sosyal ve adli suçlara bağlı oluşan, acı, ıstırap ve kaybedilen yaşamlardır. 2003 yılında, soyut giderlerin 270 milyar Euro olduğu tahmin edilmektedir, bu değerlerin değişik yolarla hesap edilmesinde ise 159 ile 760 Euro arasında olduğu hesaplanmaktadır. Bu tahminler insan yaşamında alkolün etkisinin olacağı düşünülen çok sayıdaki faktör göz önüne alınarak yapılsa da, veri toplamanın mümkün olmadığı ve tahmin yapılmayacak birçok faktörde bulunmaktadır. Benzer olarak, kaybedilen yıllar ( görünmeyen zararlar) ve alkolün sağlık sistemine faydalarını dikkate alan tahminler yapılırken, diğer sosyal faydaların değerlendirilebileceği herhangi bir çalışma bulunmamaktadır.

Türkiye de ise alkol tüketimine ödenen bedel yıllık15,3 milyar TL birçok  bakanlığın bütçesinden fazladır. Maddi hasar, tedavi masrafları, iş gücü kaybı gibi görünen giderlerin dışında görünmeyen ( soyut) giderlerin 31 milyar TL olduğu tahmin edilmektedir. Alkolün neden olduğu sağlık, sosyal ve adli suçlara bağlı olarak oluşan, acı, ıstırap ve kaybedilen yaşamlardır. ALKOL TESTİ: Alkol aldığından şüphelenilen kişinin kanındaki alkol miktarını tespit etmek maksadıyla  polisler tarafından tatbik edilen bir testtir. Teste tabi tutulan kişinin üfleyerek verdiği nefes, test cihazının içindeki potasyum bikromat  ve sülfürik asit çözeltisinden geçirilir. Nefesteki alkol miktarıyla orantılı olarak çözeltinin görünüşünde değişiklik meydana gelir. Kandaki alkol oranı100 mililitrede 80 miligramın üstüne çıktığı zaman trafiğe çıkmak tehlikeli olur.

Alkol için yapılmakta olan kan testi kusursuz sonuçlar vermektedir. Nefes yoluyla yapılan testler barılıdır.Kanda alkol belirli bir dereceyi aşmış olduğu  zaman, o adamın sarhoş olduğu kabul edilebilir. TÜRKİYEDE ALKOL KULLANIMI: Son yıllarda Dünya Sağlık örgütünün  başını çektiği dünyanın alkole karşı koyma savaşında alkol alışkanlığının artışı dikkat çekici bulunmakta ve bu tedirginlik yaratmaktadır.

Gerek bireysel gerekse toplumsal zararları net bir şekilde bilinmesine rağmen görmezden gelinen alkol problemi, her geçen gün zararları önlenemez bir hal almaktadır. Türkiye Cumhuriyeti anayasasının 58.maddesinde yer alan….Devlet, Gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk kumar ve kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır. Hükmünün yerine getirilmemesi de bu problemin büyümesinde en büyük etkendir. Gerek devlet ve devlete bağlı ilgili kurum ve kuruluşların ihmalkarlığı, gerekse özel sektör alkollü içecek üreticilerinin sadece para kazanmaya yönelik yaklaşımları ile alkol sorununun günden güne daha da rahatsız edici boyuta varması, dünyada söz sahibi olmak isteyen bir milletin önünde ne denli büyük bir engel olduğu ve tek başına ciddi bir sorun olmakla beraber  suç işlemeyi artırıcı yönüyle de toplumsal barışa zarar verdiği inkar edilemez bir gerçektir.

 

 

 



Bu Haber 1380 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI