11 Ağustos 2012 Pazar
ARİF TAKICI
Gençlik çağı
atakici52@hotmail.com

Yeşil fakiri yerleşim yerlerinde yan yana dizilmiş evler, dar caddeler, meydansız ve sosyal alanları olmayan mahallelerde yetişen gençler, çocukluk çağını tatminsizlik girdabında donuk ve mat bir hayat tarzında geçirmek zorunluluğu içerisinde oluyorlar.  Atatürk Mahallesi ve Gölevi mahallesi gibi yeni yerleşim yerlerinde ve sitelerde belki bu olumsuzluk kısmen çözülebiliyor, ancak şehrin geri kalan mahallelerinde durum hiç iç açıcı değil!  Sosyal aktivitenin zayıf olduğu beton mezarlığı mahallelerde çocuklar tatminsizlik içerisinde yetiştikleri ve tek eğlencelerinin internet ve televizyon olduğu bir atmosferde yaşadıkları için, sinirli ve gergin, paylaşımcı olmayan,  çocukluklarını yaşayamadan, ruhi tatminsizlik içerisinde ve madde bağımlılığına meyilli olarak yetişiyorlar, ebeveynlerin ilgisizliği ve dikkatsizliği de bu olumsuzluğa katkı yapıyor. Gerçi Belediye Başkanımız sosyal aktivelere önem veriyor her mahalleye de çocuk parkı yaptı ancak, ileriki zamanlardan gelen çarpık yerleşim sebebiyle, mevcut fiziki durum ve çeşitli sebepler dolayısıyla meydana gelen sosyal yaşam kısıtlılığı, hepimizce malum tatminsiz gençlik sayısının artmasına sebep oluyor.   Biz Yeşilay Cemiyeti olarak bunu çok önemsiyoruz… Çocuklara sosyal alanlar ve aktiviteler kazandırmanın çok önemli olduğunu ifade ediyoruz….Sadece ifade etmiyor, bunun için çaba gösteriyoruz. Ancak sadece Yeşilay'ın çaba göstermesi yetmez, aileler, Mülki idare amirleri ve belediyeler, sosyal amaçlı kurulmuş dernekler ve muhtarlar, bu konuda taşın altına elini sokmak, sosyal projeler üretmek zorundalar… Mahalle muhtarlarının bu konuda yapabileceği çok şeyler olduğuna inanıyorum. Ancak hiç kusura bakmasınlar, ( gayretli olanları tenzih ederim)  muhtarların çoğu sosyal proje üretme zihni formatından uzak, muhtarlığı sadece birkaç evrak hazırlamaktan ibaret gören ufuksuz ve vizyonsuz dünyalarından ibaret sanıyorlar, insanlar da bunlara yıllarca oy veriyor ne yazık ki!!!  Muhtarlık işte, bir yere kadar, ne yapacak ki, fazla yapacak bir şeyi yok… Aslında muhtarlığı hep kaldırmak lazım, diye söz edenlere katılmıyorum… Cumhurbaşkanını temsil eden muhtarın yapacak olduğu o kadar işler var ki, bahsetsem bu köşeye sığmayacağı gibi, yazsam kitap olur! 

İnsanlar da takdir ve hayranlık uyandıran örnek muhtarlar da var kuşkusuz: Siz hiç sağlığında, hem de henüz görev başında iken heykeli dikilen muhtar duydunuz mu? İşte eli öpülesi böyle saygıdeğer bir muhtarı tanıtmak istiyorum size. Adı Nazmiye Korkmazlar… İstanbul Anadolu Hisarı mahalle muhtarı. Onlarca yıldır muhtarlık yapıyor. 94 yaşında ve hala muhtar. Bu günlerde biraz rahatsız olduğu için, kızı Güzin hanım muhtarlık bürosuyla ilgileniyor ve işleri takip ediyor. Şimdi merak ediyorsunuz, bu muhtar hanımın özellikleri ne diye, değil mi?  Hemen anlatayım: Devletin verdiği yardımlardan başka, kendisi bilakis ihtiyaç zaruretinde olanları ve çocuklarını okutamayanları tespit edip, hali vakti yerinde olanlardan yardım temin ederek ihtiyaç sahiplerinin sıkıntılarını gideriyor, olanla olmayan arasında köprü oluyor. Mezarlıkları belediyenin temizlemesini beklemiyor, gerekirse kendisi temizletiyor. Çöplerden başta karton olmak üzere geri dönüşüm maddelerini toplatıyor, hatta çoğunlukla kendi elleriyle topluyor, bu maddeleri satarak yoksullara yardım kaynağı yaratıyor. Tüm yerleşim yerlerini yakından takip ediyor, şayet hasta olanlar varsa mutlaka ziyaret ediyor, gerekirse hastaneye bizzat götürerek tedavisiyle ilgileniyor. Yaşlı insanları ziyaret ediyor, hallerini durumlarını soruyor ya da sorduruyor, gönüllerini hoş ediyor. Gençler için sosyal programlar organize ediyor, Anadolu Hisarında bulunan Spor Akademisi ve spor kulübüyle işbirliği yapmak suretiyle gençlerin sportif faaliyetlerle daha aktif ve sosyal olmalarına imkAnlar sağlıyor. Başarılı olup ailesinin ekonomik durumu yetersiz olan öğrencilere burs temin ediyor. Bunlardan başka daha nice hizmetleri faaliyetleri var saygıdeğer muhtar hanımın… Yani muhtar hanım gece gündüz demeden her daim hizmete amade bir çalışma tarzı tesis etmiş. Bravo, sizi en içten samimi duygularımla tebrik ediyor, ellerinizden öpüyor ve saygılar sunuyorum Saygıdeğer muhtar hanımefendi… Vefanın sadece İstanbul'da bir semtin adının olmadığını, vefanın yüreklerde de yaşatıldığını kanıtladığınız için, saygıdeğer muhtarınızın hayatta iken kıymetini bilmenin bir nişanesi olarak da heykelini diktiğiniz için, sizi de en derin saygılarımla kutluyorum, saygıdeğer Anadolu Hisarı Halkı.

 



Bu Haber 1403 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI