18 Ağustos 2012 Pazar
ARİF TAKICI
Bayram Sevinci
atakici52@hotmail.com

Mübarek Ramazan'ı şerifi idrak etmenin hazzı ve huzuruyla bir bayrama daha kavuşacağımız için Allah'a binlerce şükürler olsun. Yarın Ramazan Bayramının birinci günü. Vermeye muktedir olup da şayet fitrelerini henüz vermeyenler varsa, bu gün bu görevlerini yapmaları, bayram namazından önce ihtiyacı olanları sevindirmeleri mutlaka hayrına olacaktır. Fitre ve zekAtlarınızı bildiğiniz tanıdığınız ihtiyaç sahiplerine verebileceğiniz gibi, ihtiyaç sahibi öğrencilere, Türk Hava Kurumu'na,  Arakan'da zulüm gören Müslümanlara verebilirsiniz! 

Her bayram öncesi eski bayramlardan özlemle bahsedildiğine çoğunlukla şahit oluruz. Belki bu hal çoğumuza klasik gelir,  her devirde zaten eskiye özlem duyulur şeklinde düşünülür. Ancak böyle düşünsek bile, böyle düşünmemiz eskiden olup şu an eksikliğini hissettiğimiz güzel değerlerimizin birçoğunun kaybolduğu gerçeğini değiştirmez. Ben eski değerlerimizden uzun uzadıya bahsetmeyeceğim… Bununla birlikte bayramların güzelliğine renk katan bazı pozitif hususlardan bahsetmek isterim.

Mekke'de kaldığım yıllarda bayramlara dair gördüğüm şu güzellikleri unutamıyorum!  Bayram öncesi, hali vakti iyi olanların yaptığı yardımlar, ne kadar gizli yapılırsa yapılsın toplumun her katmanında hissediliyordu. Öyle ki, bu dayanışma sebebiyle bayram sevinci çok daha önceden gönüllere aksediyor, tüm yürekler bayrama yakın doruğa çıkan sevgi ikliminin beslediği taçlanan ruh haliyle bayrama giriyorlardı. Örneğin koskoca TIR'ların ve kamyonların meydanlara sokaklara çekilerek yardım dağıtıldığına çok şahit oldum. Kan davasından ya da trafik kazasından ya da herhangi bir nedenden dolayı tazminatını ödeyemeyen ve hapse düşen birçok vatandaşın, herhangi bir zengin tarafından tazminatı ödenerek hapishaneden kurtarıldığına çok şahit oldum. Evlenmekte olanlara yardım edildiğine ve onların böylece bayramda sevindirildikleri çok olmuştur. Bayram namazı ise KAbe'de olduğu kadar hiçbir yerde yürekleri o denli yüksek ulviyet ve ruh frekansına çıkaramaz!  KAbe'ye akan o insan seli görülmeye değer. İnsanların sabahın erken saatinde yollara dökülerek Kabeye doğru yürüyüşleri mahşeri andırıyor. KAbe de dikkatimi çeken bir başka husus… Küçük çocuklara ( kız erkek)  en güzel elbiselerini giydirerek bayram namazına getiriyorlar. Kız çocuklarını gelin gibi süslemiş oldukları dikkatlerden kaçmıyor. KAbe'nin içerisinde her yer dolduktan sonra, cemaat çarşı içlerine doğru caddeler boyunca taşıyor… Allahü ekber nidaları yeri göğü inletiyor, dünyanın dört bir tarafından, çeşitli ırklara, çeşitli renklere ve çeşitli sosyal statüye mensup binlerce insan,  yeryüzünün ilk mabedi olan Kabei muazzamda tek bir Allah'a yönelerek huşu içerisinde bayram namazını eda ediyorlar.

Bizde Mekke'de olduğu gibi çocuklarımızı (eskiden getiriliyordu) bayram namazına getirelim! Çocuklarımız bayram coşkusunu yaşayamaya camilerimizden başlasın!  Bayram namazı biter bitmez hemen evin yoluna koyulmayalım, çocuklarımızla birlikte caminin içinde ya da önünde halka olalım, bayramlaşma merasimi yapalım… Bu konuda hocalarımız yönlendirici olurlarsa çok iyi olur, birçok din görevlimiz de bu güzel uygulamayı gerçekleştiriyor zaten. Ramazan boyunca teravih namazlarında çocuklarımızın azlığı dikkatlerden kaçmadı, bu hususta bu ramazanda zaafa düştüğümüzü görüyorum. Bu eksikliğimizi hiç değilse bayram namazında telafi etmenin çabası içerisinde olalım, çocuklarımızı mutlaka bayram namazına getirelim!  Bayramda tabi ki dinlenelim, ama bayram tatilini tatil beldelerine gitmenin bir vesilesi olarak görmeyelim. Ziyaretlerimize akraba ve komşularımız olmak üzere çocuklarımızla birlikte gidelim, çocuklarımız bu heyecanı yaşasınlar! Aman yavrum evde otursun ya da oynasın, sıkılır şimdi o oralarda, demeyelim! Böyle yaparsak, giderayak içlerinde dayanışma ruhu gelişemez,  üstelik var olan da körelir.  Az da olsa ziyaretimize gelen komşu ve akraba çocuklarına bayram harçlıklarını verme Adetini sürdürelim!  Asıl yapmamız gereken en büyük vecibelerden birisinin ise, etrafımızdaki yaşlıları mutlaka ziyaret etmek olmalıdır.

Önemsediğim şu hususu da sizinle paylaşmak istiyorum: Her mahalle muhtarı mahallenin uygun bir yerinde, geniş bir alanında bayramlaşma geleneği başlatsa ne güzel olur. İnanın bu faaliyet devamlı hele getirilirse, toplumda önemli derecede kaynaşmaya vesile olur, gençlere de güzel bir alışkanlık bırakmış oluruz… Ben Burunucu Çömlekçi Mahallesi'nde bu Adeti başlatarak, kalıcı hale getirmeyi düşünüyorum.

Mübarek Ramazan Bayramınızı kalbi duygularımla tebrik ederim. Saygılarımla.

 

 



Bu Haber 1352 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI